şükela:  tümü | bugün
  • yaşar kemal'in hayatını aktaran belgesel. fragmanı çıkmıştır.
  • bugün vizyonda olduğunu öğrendiğim... izleme şerefine tek başıma nail olmak istiyorum, o kadar özel ki benim için. sadece fragmanını izlemek bile ağlamama neden oldu.
  • aydın orak'ın hazırladığı belgesel:

    "cgv arthouse salonlarında! yaşar kemal'in daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış arşiv görüntülerinden, yüzlerce saatlik kaynaklardan derlenmiş ses kayıtlarından ve binlerce sayfalık dokümandan yararlanıldı. yaşar kemal efsanesi dev bir çınarın mücadelesi, edebiyatı, hayatı ve yüzyıla damgasını vuran olaylara karşı tavrıyla sinematografik bir anlatımla resmediliyor."

    fragman için tıklayınız efenim.
  • yasar kemal'in eserlerinden cok siyasi kimliğine yer veren belgesel. en azindan bu ikisi arasinda bir denge olabilirdi.
  • avam komedisi ve beyinsizler için hazırlanan telefon kamerasıyla çekilen youtube filmleri gibi sikik sikik filmler yüzlerce salonda vizyona girerken yaşar kemal efsanesi, daha gibi filmler salon bulamıyor.

    yukarıdaki arkadaşa katılıyorum, keşke eserlere ağırlık verselermiş biraz daha. umarım bir gün sırasıyla tüm eserleri profesyonelce sinemaya aktarılır yaşar kemal'in.

    sinemanın anasını sikip varoşluğu samimiyet, cahiliyeti komedi olarak lanse eden herkesi teker teker kınıyorum.

    tanım: yaşar kemal'in hayatını anlatan bir biyografik film.

    düzenleme: fevri yazıldığından dolayı yapılan anlatım bozuklukları giderilmeye çalışıldı.
  • youtube videolarından derleme yapılmış bir belgeselimsi. edebiyat, yaşar kemal'in en büyük özelliğiyken sadece siyasi ideolojisinin yansıtılması beni huzursuz etti.
  • bütün türkiye tarihini yaşayarak deneyimlemiş, akp de dahil bütün iktidarlara tanık olmuş ustaya ve onun siyasal duruşuna odaklanan belgeselde bir muhabbet havası var, galiba böyle de olması gerekirdi. başlarda kronolojik bir sıra izlememesine alışamadım ama sonradan yaşar kemal'in anıları, yaşadıkları serbest çağrışım yöntemiyle perdeye geldikçe bu yöntemin başarılı olduğunu düşündüm.

    entelektüel, aydın tarafından şüphe olunmayacak yazarın, yeni bir dil yaratma vurgusu roman tekniğine dair fikir verirken tek parti öncesi-sonrası, 80 öncesi-sonrası yaşadığı baskılar, kuruluşundan beri garip bir ülkede yaşadığımızı hissettiriyor. iki anlamda da 'garip' olan insanımızı ve garip devletimizi onun ağzından dinliyoruz. o devlet o kadar garip ki, ülkesinin en büyük yazarlarından birinin ince memed eseri hollywood tarafından filme çekilecekken türkiye'de çekilmesine bir türlü izin vermemiş. bu bilgiyle beraber yaşar kemal'in sinemayla kurduğu ilişki, mesela yılmaz güney'i sinemamıza kazandırması da güzel anekdotlar olarak akılda kalıyor.

    hem eserlerinde hem sözlerinde, en başta sıkıntı çeken insanı anlatıyor, dile getirmek, müdahale etmek istiyor. 90'ların cezaevlerindeki katliamlarında uzlaştırmacı olarak bir araya gelen orhan pamuk, zülfü livaneli ve yaşar kemal'i yan yana görmek iyi geliyor ve aziz nesin ile yaşar kemal'in 1 mayıs'ta kol kola yürürken "kafa-kol işçileri kol kola" dövizini görmek duygulandırıyor.

    birçok şey eksik kalmış tabii, yönetmen de zaten bir söyleşisinde elinde 10 saatlik yaşar kemal belgeseli yapacak kadar görüntü olduğunu, teklif gelirse böyle bir belgesel serisi yapabileceğini, görüntülerden kendisine en çok dokunanları seçtiğini anlatıyor. yine de biraz uzun olması pahasına, gazeteci tarafına, ince memed'in yazılış sürecine daha çok değinilebilirmiş. ya da belgeselin isminde politik tarafına odaklanıldığını belli eden bir tercih yapılabilirmiş.
  • bugün izlediğim muhteşem belgesel. yaşar kemal'i az çok tanıyordum ve birkaç kitabını okumuştum ama bu belgesel ile onu daha yakından tanıma olanağı buldum. açıkçası hayat hikayesiyle, doğaya ve insana olan sevgisiyle beni kendisine hayran bıraktı ve bazı anlarda da duygulandırdı. büyük yazar ve ondan da öte çok büyük kalpli bir insanmış. "benim umurumda olan edebiyatım değil, namusum." ve "dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. kendi iyiliğine de baş kaldır.'’ diyor kendisi. ciddi anlamda bu belgeselle daha iyi anlıyorsunuz ki yaşar kemal insanlara farklılıklara saygı duymayı, insanlara karşı sevgiyi aşılamayı hedef edinmiş bir yazar. özetlemek gerekirse belgesel çok hoşuma gitti ve hayata bazı açılardan bakışımı değiştirdi diyebilirim. herkes mutlaka izlemeli.
  • film beni çok etkiledi. yaşar kemal'i çok seviyordum. şimdi daha çok seviyorum.
  • güzel ama yetkin değil. edebî bir şey beklemeyin; sadece tasvir ve betimlemelerdeki gücü vurgulanmış, bir de haliyle çukurova.
    doğanın zaten abartılı olduğunu aktardığı anlar ve orhan pamuk'la olan görüntüleri benim için etkileyiciydi. iki sevdiğim yazar yan yana.
    fragmanı izlerken gözüm dolmuştu. ama tamamını izlerken duygulanmadım o kadar. tilda'yı kaybettiği anlatılırken gözlerimden yaş geldi.
    bende son zamanlarda katılaştığım düşüncelerde yumuşamamı sağladı, daha insani olmam gerektiği boyutta bir bakış açısı kazandırdı, teşekkürler kemal sadık göğçeli!
    en önemi vurgu da yazarın "barış" vurgusu oldu.