*

  • günümüzde pek çok orta yaşlı erkeğin kendisinden daha genç ve hoş insanların peşinde olmasıdır.bunun nedeni erkeklerin kendi gençliklerinden bu yana akılllarının bir köşesinde yerine getirilmeyi bekleyen bir düş ya da fantezinin peşinde olmasıdır.genelde bu insanlar 50 yaşına da gelse içlerinden hala genç olduklarını düşünürler.haklılar.çünkü duygusal gereksinimlerinin bir kısmı hala gençtir ve geliştirilmeyi beklemektedir. düşlerimizi araştırmazsak,birbirimizle paylaşmazsak ve üzerine eğilmezsek bunu geliştiremeyiz. başlangıçtaki yerine takılı kalır.
  • ilkel benligin derinliklerinden bizlere selam yollayan cogalma, soyu surdurme gudusunun yas ilerledikce ureyebilme verimliligin azaldiginin sinyallerinin artmasiyla insanoglunu belli normlarda hareket etmeye zorlamasi yuzunden bu tur iliskilerin gozlemlenebilirligi artar.
    tamamen cevresel bir gozlem paylasimindan ibaret olsa da kadinlar icin ortalama 25 olan "allahim evde kaldim, n'apcam simdi" triplerinin baslama yasi, erkeklerde 35'tir. iste tam bu yaslardir ki, evlenme delisi genc kadin, benzer dilekler tasiyan kendisinden yaklasik 10 yas buyuk yaslica erkek ile mutluluk hayalleri kurar.
    iliskiye, evlenme-eglenme eksenlerinden ortak-bakis, farkli cinsiyetlerin farkli yas gruplarinda (yasli erkek genc kadin iliskisinde oldugu gibi) iste bu sebeple cok kolay eslenebilir.
  • kadınların olgun erkeklerden, erkeklerin ise kendilerinden küçük kadınlardan hoşlanmasından dolayı ortaya çıkan birliktelik...tabi maddiyat söz konusu olduğunda ise durum çok farklı oluyor...ve fekat kadınların olgun erkek merakı hiç değişmeyecek gibi görünüyor...
  • zaman zaman baba sefkati ceken kadinlarin tercih ettigi bir iliski olsa da erkeklerin sebepleri standarttir.*
  • en guzeli olmasi gerektigi gibi.
  • north country filminde işlenen konu

    woody harrelsonun kendisine asılan genç bayana verdiği cevap;

    - senin isteyeceğini sanmıyorum.giydiğim iç çamaşırı senden daha yaşlı.

    (bkz: ayar verilmez alınır)
  • tanrı kırk yaşa dek bütün günahları affedebiliyor dine göre. kırk insanların "olgunluk" yaşları olarak kabul ediliyor. o yaşa dek "mübah" kavramı en güzel yerleşke. sorsanız acıklı bir hikayeleri vardır muhakkak. vardır bir şekilde yetişemedikleri bir yer, bir güzellik, bir dehliz hep erteledikleri. ölüme yakın insanlar yaşama bir o kadar da sıkı tutunanlardır. orda durmak lazım ama; yaşam sanılan şey ne ola ki? kızına misal dokunuyor bir ten? ne dersin? ya da çocuğun başka, yaşıtın bir elde tam da keyfinde... hoooop nidası gelicek ordan, yanaşmayacak, anlamayacak, ayıp sayıp ayıbın hesabını soracak... yaşama bir o kadar sıkı tutunmak; bunun anlamı en primitif haliyle yaşamadıklarını birebir ilkokul çocuğu mantığıyla yaşamak olmamalı . o zaman tanrı einsteinın da dediği üzre beyni insana sadece marşla uyum içerisinde yürümüş olmak adına veriyor olmalı ki sorulsa buna da "hayır" dersiniz. o vakit kendinize bir sormalı: nedir ölüme yakın olmak ve beşeriyet için azıcık uğraşmak? aşk!!! önünde saygıyla eğiltebilmiş beni tek duygu nerdeyse, ama sizinki aşk değil, bir çocuk temayülünü, ilgili baba arayışını, henüz ayrıştıramadığı ilgi ihtiyacını doldurma çabası. bırakınız efendim siz olmayın tarafı!
  • teyzem anlatıyordu gece gece:
    eski zamanlardan birinde genç kızı yaşlı bir beye verirler. teyzemin deyimiyle "o vakitler nerde herifi görmek, mümkün değil , gerdekte karşılaşıyosun" durumu yaşanmakta. kız yatar yatağa, bekle ki bey gelsin. beyse diğer yanda uzundur unuttuğu heyecana hazırlanmakta. kız dayanamaz en son ve
    uyku geldi bedene
    dede kalk git evine
    sen dur da oğlun gelsin
    beden gelir geceye, der!
    adamın cevabını kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama "seni ben aldım, ben bakarım icabına" mealinde bir şeydi...

    böyledir bazen de yaşlı erkekle genç kadının ilişkisi. bir tür sakatlık göstergesidir. antropoz sarayını şereflendirmiş beyefendi, sarayın ağır ve rutine binmiş havasından bunalır, bahçede oynaşan, kırıtan, birbirine kurlar yapan, kovalamaca oynamaktan keyif alan gençlere özenir, terkeyler ölümü çağrıştıran efendiliği. kendiyle/süreciyle/geçmişi ve geleceğiyle kavgasındandır bu, yaşamı (ve haliyle yaşamın insana sunduklarını) kabul edemeyişinden. bir tarafta da (velevki gönüllü) ilişki denen şeyden ne anladığı henüz oturmamış, sadece yokluklarını dolduran bir süreç temelinde ilişkiyi algılayan genç kız. boşluk (saydığı) şeyleri dolduracak herhangi bir adamı bir ömür hayatın merkezi sayacağını zanneden küçük kız. bilmiyor ki taşıma kumla dolan boşluk daima boşluk kalacak kapanmış görünse de. adam yetişemediği hayatı genç bir bedende hapsetme ve o bedene sahip olarak zamana hükmetme telaşında, genç kız daha görmediği hayatta çukur sandığı delik(cik)leri kapamaya çalışırken daha büyük (olası) deliklere enerji bırakmamakta. yaradır bu, hayata dair iç burkan detaydır. seyirci duranın detayı, yaşayanın en hazin ve en gerçek acısı.
  • bazı cefakar kadınların yaşlı erkek iyidir kıymet bilir diyerek gayet olumlu yaklaştıkları ilişkidir. ne derece doğrudur bilinmez. ama aradaki yaş farkı oha dedirtecek kadar çoksa o yaşlı erkek kıymet bilse ne bilmese ne, gencecik kadının yanında dingil gibi bi herif.