şükela:  tümü | bugün
  • birkaç sene önce bir iki bira alıp kuşadası limana yakın bir noktaya oturdum. öyle etrafa bakıp yudumluyorum soğuk biramı bir yandan da düşünmekteyim derin derin. birisi geldi oturdu yanıma. 60-65 yaşlarında bir amca. konuşmaya başladı kendiliğinden:

    -ben burdaki x otelinde çalıştım yıllarca. çok karıyla sikiştim ben. neleri vardı be! şimdi yaşlandım bir şey yapmıyorum. sen sikiyon mu turistleri ha?
    -yok amca tatile geldim, dinleniyorum sadece(kopmamak için zor tutuyorum kendimi).
    -neden, ibne misin sen?
    -oha!amca işin yok mu senin?

    amca ayaklandı ve yavaş adımlarla uzaklaştı.
  • -yatcaz kalkcaz , yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz,yatcaz kalkcaz ,yatcaz kalkcaz,yatcaz kalkcaz,ölcez gitcez...
  • (başlık listesine göre, tuhaf ve komik olabiliyormuş yaşlılarla diyaloglar. başlık kirliliği yapmayalım, tuhaf olsun bizimki.)

    ilk duraktayız, otobüsün kalkmasını bekliyoruz... yanım henüz boş, çok ama çok yaşlı görünen bir teyze "ben de şu genç hanımın yanına oturayım" diyerek ve gülümseye gülümseye geliyo ufak ufak.

    - merhaba evladım iyi yıllar
    - sağolun teyzecim size de iyi yıllar
    - (çantasını kurcalıyor filan) dur yavrum şu akbilimi bulayım da vereyim delikanlıya. yaşlı olmanın nimetlerinden faydalanıyorum işte, ben oturuyorum delikanlıya veriyorum akbili hihihihihi aaa o delikanlı şoför mü acaba bak otobüsü çalıştırıyor... bu mu götürecek bizi hihihihihi
    - yok teyzecim sadece çalıştırıyo şoför o değil.
    - hah şoför de geldi gidiyoruz ne güzel... (böyle böyle bişeyler konuştu pek hatırlamıyorum. konuya geliyorum hemen. teyze devam ediyor.)

    - yavrum hayatı hep ti'ye alacaksın. bak ben 75 yaşındayım. 30 yaşında hipertansiyon başladı, 35 yaşında astım oldum ayrıca kanserim sağ göğsüm yok. bugün de aslında kolonoskopi yapılacaktı ama doktorun verdiği ilacı bünyem kaldırmadı, afedersin istifra ettim. o yüzden başka ilaç verdi. ama bak ben gülüyorum. ama ben bunu yalancı çıkmamak için yapıyorum, çünkü benim adım gülen! hihihihihihi senin adın ne yavrum?
    - dagny
    - ah ne kadar güzelmiş ismin, okuyo musun evladım?
    - hayır teyzecim bitti okul, avukatım ben.
    - aaa ne güzel. hep gül olur mu sen de. yoksa geçmez hayat.
    - haklısınız teyze, geçmez hayat.

    bu arada belirteyim, borderline personality disorder'a yatkın bünyenin pek bi tuhaf olduğu bi sabahtı olayın geçtiği dün sabah. mutluluk dansı yapa yapa indim otobüs durağına fakat kafa bi yandan da elli milyon: allam neyi nası yapıyorum ben, patlar mı acaba tüm bunlar, du bakalım neler olucak, hay allah of çok kalp kırdım ben ya, bari kredi kartımı ödeyebilsem, hmm daha şunlar var alınması gereken, kira var di mi of, ya babam da iyi trip yaptı ama haklı adam, neyse hallederim yarın, annem gelmeden şunu bunu halletmeliyim, ya acaba ben şimdi tedirgin miyim mutlu muyum neyim acaba, falan da filan. hayat güzel bişey arkadaşım, sırf bu enteresan tesadüfleri yüzünden bile yüz yıl yaşayasım var benim. allah bilir nasıl zamanlarda kiminle karşılaşıcam da rabb'im bi sallayıp kendime getirecek beni.

    inerken de vedalaştık, teşekkürleştik, indikten sonra el salladı bi de. galiba eşini de kaybetmiş bu gülen teyze, yüzük vardı parmağında ama eşinden hiç bahsetmedi. herhalde çocuğu da yok ki doktora yiğeni götürmüş. bi de o soğukta ne işi var 75 yaşındaki kadının tek başına otobüs ortamında. belki çocuğunu da kaybetmiştir, ya da belki araları bozuktur.

    allam insanların ölecek olması ve vaktinin de belirsiz olması ne kadar enteresan. saçma sapan bi sürü adam yaşarken gülen teyze yaşlanıp ölüyor. teyze camdan el sallarken, (orijinal adını bilmiyorum) düşler tarlası'nda tarlaya giren adamın el sallamasını hatırladım. "ben tarlaya gidiyorum hadi siz sağlıcakla kalın" diyomuş gibi geldi teyze bana, ne alakaysa. üzüldüm ya, vallahi üzüldüm, eve kadar bırakmak neden aklıma gelmedi ki. ne hıyarca.

    yaşlanmadan mı ölsek acaba diyorum bazen töbe töbe. ama tesadüfler de güzel be.
    bilemedim.
    kendimi rabb'ime havale ediyorum.
  • -demir amca bak köpeğim doğum yaptı dün gece, ne kadar tatlılar değil mi?
    -allah analı babalı büyütsün.
  • 2007 yaz mevsimiydi.
    mecidiyeköy' deki işime gitmek için 85 otobüsünden inmiş mecidiyeköy meydanına doğru ilerliyordum. akbilimdeki son kontörüde harcadığımdan kontörüm gelmişti. meydandaki iett kulübesine doğru seyirttim. önünde kuyruk olmamasına rağmen yaşlı bir teyze (temiz 70 yaşında vardı vardı) ne para alıyor ne de akbil uzatıyordu. görevliyle bir şeyler konuşma çabası içindeydi. ben gelince kenara çekildi. akbili ve parayı uzattım. memur akbili doldurdu ancak uzatmadan bana:
    -birader şu hanım teyze birşey soruyor bi baksana ne diyor? (kadın yabancı memleketten gelmişte anlaşamamış gibi)
    -buyur teyze?
    -evladım, ben bir yere gideceğim, yeni açılmış bir yer (kadının konuşmasından ermeni olduğunu anladım)
    -adı ne teyze
    -c ve a
    -nasıl teyze anlamadım?
    -c ve a be evladım,
    -(c ve a ne lan?) eee tamam teyze, sende yol tarifi var mı?
    -var evladım aldım birinden ama nereden gidilir bilmem
    -(oh çok şükür) tamam teyze ben seni oraya kadar götürürüm.
    malum teyze yaşlı, türkte olsa ermenide olsa bir yardım etmek gerekir. teyzenin tarifinden anlaşıldığı kadarıyla profilo avmnin yakınında bir yerdedir bu c ve a? teyze yolda giderken ucuzluk yaptıklarını, çok güzel giysiler sattıklarından bahseder.
    en nihayetinde avni dilligil sokaka girilir. daha profiloya gelmeden gözüme uzakta bir tabela takılır.
    c ve a * ?!? aranılan hedefe sağ salim ulaşılmıştır.
    -teyze aradığın yer burası mı?
    - evet evladım burasıdır.
    -e peki iyi günler
    -dur evladım gitme
    -??
    -sana yiyecek ısmarlıyayım yersin döner filan
    -sağol teyze, işe geç kalırım sonra
    -soğuk bişiyler içseydin (kadın zorla karnımı doyuracak)
    -teyzem işe geç kalıcam diyorum, içmiş kadar oldum*
    -al o zaman şu parayı, kendine bişiyler alırsın (ulan görende jigolo sanacak, kadın zaten yaşlı)
    - yaa teyze sağol sağolda benim ihtiyacım yok.

    der ve ortamdan warp hızıyla uzaklaşırım.
  • bakkalda arkamda duran yaşlı teyze: yavrııııııım
    ben: ... (bana demiyor herhalde)
    badyt: yavrıııım! sana diyorum, selvi boylum.
    ben: buyur teyze?
    badyt: merak ettim de, basketçi misin, oynuyor musun öyle takımlarda, zıplıyor musun hep?
    ben: eee... hayır teyzecim, hobi olarak sadece.
    badyt: (kısa bir sessizliğin ardından) yazık, neyse iyi günler yavrum.

    bunu der ve bakkaldan bir şey almadan çıkar. kendisinin bir nba scoutu olduğunu düşünüyorum. sanırım hayatımın şansını kaçırdım.
  • yaşlı amcamız ve teyzemiz ülkemizin güzide evlilik programlarından birini izlemektedir.
    bense wirelessım düzgün çalışmadığı için laptopla salonda mahsur kalmışımdır.

    yaşlı amca: şuna bak yedi tane talibi var! siz bir tane bulamadınız.
    aphrael: nereden biliyorsun?

    ve sessizlik.
  • geçen yaz, hastane, dedeyi tekerlekli sandalyeye oturtup arkasında bekliyorum, sıra gelecek gibi değil her yer tinton dolu, daha çok işimiz var bu sıra hemen gelmez derken sandalyenin yanına başka bir dede çöker...

    başka dede- nasılsın dede? iyi misin?
    ...
    bd- neyin var?... haa bizim kayınçoda oldu, şimdi iyi maşallah.
    ...
    bd- bu kim? torun mu? maşallah maşallah.

    başka dede artık ayaktadır.
    bd- üzüyo musun dedeni? üzme tamam mı?
    ra- yok üzmüyoruz amca, niye üzelim.
    bd- (öz dedeye dönerek) üzüyo mu seni?
    ...
    bd- aferin aferin, maşallah. (bana dönerek) deden de çok seviyo seni ha, bişi söyletmiyo!
    ra- severiz birbirimizi eheh. (bkz: huylanmak)
    bd- aferim, arada ara sor, var mı bir isteğin de, ekmek lazım mı de, yanında oluyo musun yardım edilecek zaman hım? hep para istemek için arama, arıyon mu hep para istemek için, bizimkiler hep öyle arıyo! (bkz: bir garip olmak)
    ra- ararız ararız, aaaeee yok yani para istemek için değil, normalde ararım canım, yanındayız işte şimdi mesela.
    bd- ( öz dedeye dönerek) arar mı seni? sorar mı sık sık?...aferin aferin iyi torunmuş. (bana dönerek) aferim yaşlıları aramak lazım, sormak lazım...

    derken, bir tane tokat çıkarır, sol yanağıma doğru, osmanlı değil ama okşamadı da sağolsun,

    bd- (öz dedeye dönerek) dedeni ara sor diye tembih ettim, eheheh!
    öz dedenin gülüşü hafiften numara değiştirir- hadi geçmiş olsun.
    bd- sana da geçmiş olsun dede, haydi!
    öz dede- (bana dönerek) yanaş bakiyim bi... bu bakarsa arada, koltuğu çeviriver, sende bakma, kafayı yemiş mi?... yemiş, herhalde.
    ra- herhalde.
  • duragin onunde beklerken ,teyze: kapali alanda sigara icmek yasak degil mi?!
    ben:@#*!?
    teyze: degil mi?
    ben: iyi de disardayiz ya,
    teyze: bulutlu gokyuzunu isaret ederek, allah kapatiyor, siz hala israrla iciyorsunuz evladim..
    ben: ehikikiku @%#**%
  • son 5-6 senedir her yaz tatilinde seneye göremem diye onlarca fotoğraflarını çektiğim, son 2-3 senedir nasılsa gidici değil diye fotoğraflarını çekmeyi bıraktığım, kore savaşına katılanlara sonrasında aylık bağlandığını öğrenince gitmediğinden pişman dedeme sordum:

    -dede hiç sigara içtin mi?
    -yavrum, sigara bildiğin ataş(ateş), aklı eren adam ağzına ataş alır mı?