şükela:  tümü | bugün
  • ben ki 7 iklimin sultanı andalların ve yok lan böyle değildi.

    ben kendi halinde, batının hem ilmini hem de ahlaksızlığını almış ekseriyetle batı müziği dinleyen, üniversitenin ilk yılında almış olduğu gitarla da bu frenk müziğini icra etmeye çalışan naçizane bir bireyim. hendese bilmeyerek başladığım mühendislik eğitimim yine hendese bilmeyerek son buldu. pek yakında askere gideceğim. "netekim" hayatında çok önemli bir eşikte bulunan çoğu insan gibi (okuyanlar bunu sınav dönemi olarak düşünebilir) türlü gereksizliklerle uğraştıktan sonra ki buna saç kazımak da dahil, dedim evi köşe bucak toplayayım.

    bilen bilir. bu toplama sürecinin birtakım katmanları olur. bu tarihi höyükler gibi üst üste katmanlardır bunlar. yaklaşmakta olan sorumluluğunuz ne kadar önemliyse bu katmanlarda alt sıralara yolculuk edersiniz.

    ev süpürmek oldukça yüzeyseldir mesela. hızlı hızlı geçersin biter. bir alt katmanda eşyaları da kaldırıp köşe bucak süpürmek vardır. sonrası cam silmek, eşyaların yerini değiştirmek, kitaplıktaki kitapları komple çıkarıp kitaplığı silmek ve kitap listesi oluşturmak bunları bilgisayara girmek falan derken ev taşımaya kadar gider bu süreç. kimileri kendini adadığı bu yolda kitap okurken ya da lavabo tamir ederken helak olur gider. kimisi adanmış olarak başlar yalapşap bitirir küçük bir azınlık ise zafere ulaşır ve yakın zamandaki sorumluluğunu yerine getiremeyecek kadar yorgun düşer.

    neyse lafı çok dağıtmayayım. ben de fotoğraf albümlerini buluşumun ertesi babamın askerlik plaketlerini buluşumun öncesinde bazanın altında bir yastık buldum. yastık o eski tip içine yün olanlardan. biraz sararmış falan. dedim ben bunu yıkayayım. aldım makineye attım verdim altmış dereceyi. sonra da söktüğüm yastıktan çıkan yünü terasa serdiğim beyaz bir örtüye boşalttım. her şey işte o zaman başladı.

    önce pmj, little joy çalan listem altın gün çalmaya başladı. sonra orhan hakalmaz, kubat vs derken bir bağlama edindim evde türkü söylemeye başladım. bir gün kendimi terastaki yünleri diderken buldum bağlama yanı başımdaydı. allı turnam söylüyordum. "ne yapıyorum lan ben" deyip kalkacakken ağzımdan bmc'nin belediye otobüsü olması için ürettiği o modellerden çıkan bir tıslamayla "bisssmillah" sözcüğü çıktı. kafamda kibar feyzo filmi ve müzikleri peyda oldu.

    ilerleyen süreçte ben bu duruma alıştım. mahalleli beni çok sevdi bağrına bastı. hala 2 yastıktan çıkan yüne hayret ederek yün didiyorum. umuyorum ki kısa zamanda başlık parasını toplayıp zeynoyu alacağım.