• olay istanbul eskişehir treninde geçiyor. sene 2003 filan. bizim orada bir kız vardı. bizim orası yani istanbul gaziosmanpaşa. lise son sınıftayken özel bir dersanenin seviye belirleme sınavına girip derece yapmış ve dersaneye bedava gitme hakkı kazanmış. eğer bu hakkı kazanamasaymış ailesi onu dersaneye neyim gönderemeyecekmiş ve dolayısıyla üniversite onun için bir hayal olarak kalacakmış. lakin ki hanım kızımız derece yapıp beleş dersaneye gitmiş çok çalışmış acayip çalışmış ve üniversite sınavında eskişehir'de işletme kazanmış. ailesi ilk başlarda "ne işin var eskişehir'de otur oturduğun yerde, evlenir yuvanı kurarsın" dediyse de söz dinletememiş. kız tutturmuş okuyacağım diye. kızın dayısı da kızdan yanaymış. "ya bırak enişte okusun işte" demiş. "ailemizden okumuş birisi çıksın."

    neyse baba ısrarlara dayanamamış ve kızın okumasını kabul etmiş. lakin ki okul masraflarına karışamayacağını da belirtmiş. kız da "ben çalışır çıkartırım okul parasını" demiş. dayısı "ben de yardımcı olurum" demiş. bundan sonra kız üniversite kayıt dönemi başlayana kadar bir konfeksiyon atölyesine girip çalışmış. neyse kayıt zamanı gelmiş çatmış. kızın kayıt olmak için eskişehir'e gitmesi lazımmış. en iyisi demiş ben trenle gideyim. almış biletini. tren kalkış saatinde binmiş trene. tren yataklı tren imiş. bilet numarasında yazan kompartımana gitmiş. kompartımanda bir tane esmer oğlan oturuyormuş. önce şaşırmış. nasıl ya demiş bir erkekle aynı odada mı yolculuk yapacağım. itiraz etmiş filan ama laikçi tren görevlisi burası laik bir ülke hanım efendi oturacaksınız ne var bunda demiş. tabi o zamanlar adalet ve kalkınma partisi şimdiki gibi güçlü değil. vesayet rejimi hala etkisini sürdürüyor. hanım kızımız da bükmüş boynunu mecburen esmer oğlanla aynı odada yolculuk etmeye razı olmuş.

    bir zaman sonra oğlan kıza yavşamaya başlamış. "okula kayıt için mi gidiyorsunuz" demiş. kız da "evet" demiş. oğlan da yakışıklıymış hani. kızın ismini sormuş. kız "elif" demiş. oğlan da "memnun oldum ben de bora" demiş. oğlan endüstri mühendisliği ikinci sınıfta okuduğunu söylemiş. zamanla birbirlerine alışmışlar derken oğlan esnemeye başlamış. kızın da uykusunu getirmiş piç. derken kız uyumuş. uyumaz olaymış. uyandığında bora yerinde yokmuş. sadece bora yerinde olmasa yine iyi. kızın bekareti de yerinde yokmuş artık.

    o kız müsait bir yerde trenden inmiş. istanbul'a gelmiş. ailesine okumaktan vazgeçtiğini söylemiş. bir süre bora'yı aramış ama bulamamış. keşke babamın sözünü dinleseydim demiş. bekareti de yerinde olmadığı için 63 yaşında bir adamla evlenmiş. 4 tane çocukları olmuş. yani hayalleri olan idealist bir kızken birden bire 4 çocuk annesi 63 yaşında dedesi yaşındaki bir adamın karısı oluvermiş kız.

    şimdi anladınız mı sayın bakanımız suat kılıç'ın neden trende yataklı vagon olmasından rahatsızım dediğini? haklı mıymış değil miymiş kararı siz verin artık hehe.
  • (ara: beynimden)
  • oysa yataklı vagonlar olmasaydı iki yıla kalmaz hacca giderdi bu kızımız. işte ne varsa artık bu yataklı vagonlarda, içine giren anında donunu indiriyor, bedenini hoyratça sunuyor. bir kere ben de denk geldim böyle bir olaya kondüktör ile beni zor ayırdılar arkadaş.
  • kırk ayrı türk filmine konu olmuş kızdır.
    kızı canlandıran oyuncular daha bi değişken olsa da bora ya nuri alço ya da tecavüzcü coşkun olarak karşımıza çıkar.