şükela:  tümü | bugün
  • devletin öğrenciye tanıdığı bir hak. bu yatay geçiş o kadar nalet ve aynı zamanda o kadar da güzel bir şeydir ki insan yaptığına sevinsin mi üzülsün mü bir türlü karar veremez.

    yatay geçiş yaptım yapalı başımdan geçenleri bilgi vermesi açısından kısaca özetleyecek olursam (iyi-kötü sonuçlar karışık):

    1. okulda tabii ki uyum problemi oluyor. biz aynı bölüme yatay geçiş yapan 4 kişi kayıtta tanıştık ve birbirimize kardeş görmüşüz gibi sarıldık, öyle olunca birlikte alıştık. bu yüzden yatay geçiş yapıyorsanız kayıtta gözünüz dört açık olsun ve gördüğünüz ilk bölümdaş yatay geçişliye yapışın gençler. çünkü hiçbir zaman, hiçbir şart altında gittiğiniz okuldaki insanlarla onların arasında olduğu kadar samimi olamazsınız. yataygeçişli the sonradangelen? (adınız da yataygeçişli kalıyör biraz.)

    2. ezmeye çalışabilir insanlar ehehe. ilk haftalarda sürekli hangi okuldan geldiğiniz sorulur, gittiğiniz okul yüksek ihtimalle geçiş yaptığınız okuldan daha düşük puanlıdır, bunun üzerine konuşulur vs vs. öss puanınız sorulur, ortalamanız sorulur, sizin onlardan daha akıllı olup olmadığınız (bana kızmayın!) yoklanır durulur. benim bir arkadaşımın sıralamasına kadar soruldu ki el insaf demiştik. tabii bu biraz da insanların görgü düzeyleriyle alakalı.

    3. yatay geçiş yaptığınız okul, üniversite sınavına hazırlanırken istediğiniz, idealinizde olan okul ise sizden mutlusu olmaz. o kapıdan her gün ayrı bir mutlulukla girersiniz arkadaşlar. o kapıdan girmenin sevincini her gün ayrı ayrı yaşarsınız yemin ediyorum. ve emin ama kesinlikle emin olun bu müthiş bir şeydir. okulunuzun sorulmasını vs istersiniz, anlatmak istersiniz falan.

    4. yatay geçiş yapmayı düşünüyorsanız, karşınıza çıkacak sorunların hepsine karşı ben sizi baştan uyarayım. çünkü tahmin edemeyeceğiniz kadar şey çıkıyor. yeni okulunuzda yeni bir öğrenci kimliği almak bir hayal olabilir mesela. bir dönemdir okula öğrenci belgesiyle giriyorum ve ne zaman çıkacağı da belli değil. çıkmayacağına da kendimizi son derece hazırladık artık. ders seçimi çok sorun. danışmanınız da biraz ilgisiz biriyse her şeyi siz yapıyorsunuz, mazeret kaydı süresi bile bitmiş oluyor çoğu zaman. öğrenci işleri'nde danışman atamasını vs her şeyi kendiniz yapıyorsunuz. muafiyetlerin belli olması çok uzun sürüyor (benim için, okul başladıktan 5 hafta sonra belli olmuştu, inanılmaz ama evet.) bu süre içerisinde alttan üstten ne ders bulabilirseniz giriyorsunuz ki muaf olmadığınızı öğrendiğinizde dersten geri kalmamazlık olmasın. muaf belgeniz çıktığınızda gidip bütün kopyalarını ders hocalarına veriyorsunuz ki devam ettiğiniz derslerde devamsızlıktan kalmayasanız. hiçbir sınıf listesinde adınız olmuyor, hocalar obs'de nereye not gireceğiz diye şaşırıp kalıyorlar. bütün sorunların peşinden de siz koşuyorsunuz.

    5. bir başka sorun. daha yeni başıma geldiği için unutmadan yazayım. kyk, kredinizi bir anda kesiveriyor. yatay geçiş yaptığınız okuldan öğrenci belgesi ve yatay geçiş yaptığınıza dair bir belge alıp, bir dilekçe yazıyorsunuz ve kyk'ya gönderiyorsunuz. ankara'da yapmış olsanız bile postaya verme zorunluluğu var, elden veremiyorsunuz. (eskişehir yolundaki kyk kredi müdürlüğüne postalanıyor.) kyk orada o belgeleri inceleyip kredinizi eski okulunuzdan alıp yeni okulunuza taşıyor. bu arada 1 aylık krediniz yatmıyor o yüzden hazırlıklı olunuz. sonraki ay iki kredi birden yatıyormuş diyolla, benimkisi hala yatmadı bilmiyorum.

    6. bir başkası. yatay geçiş zorlu bir süreçtir, ki asıl zor aşaması sanırım geçiş hakkı kazanıp gitsem mi gitmesem mi diye düşündüğünüz zaman. ilk gittiğiniz okul ne kadar kötü bir okul olursa olsun orada minimum 2 dönem geçirmiş olduğunuz için her şeyi size güzel gelmeye başlıyor. o okulda sizi tutmanızı sağlayacak şeyler görüyorsunuz. ama gideceğiniz okulun sizin okulunuzdan daha iyi olduğu gerçeği su götürmez bir gerçekse bir saniye bile düşünmeyin arkadaşlar. bir tek saniye bile düşünmeyin. öss'yi, üniversite sınavını çok çok eleştirsek de emin olun zeka seviyesini ölçme konusunda da bir şeyler bildiği var. geçin gitsin. zaten siz gidince o can ciğer dostlarınız da size içten içe bir şeyler besliyor olacaktır büyük ihtimalle.

    7. bombanın patladığı yer benim için: özel okuldan devlet okuluna geçmek! şöyle:

    eğer lise hayatınız boyunca üniversitede akademik bir ortam olsun, kitaplar, akademisyenler, bilgi dolu insanlar olsun vs gibi bir düşünce içerisinde bulunmuş ve kaderin bir oyunuyla özel üniversiteye düşmüşseniz, gelir düzeyiniz alt ve orta ve hatta ortanın biraz da üstü bir düzeydeyse devlet üniversitesine geçin gençler. arada öğrenci profili açısından ne kadar fark olduğuna inanamayacaksınız. bu tabii ki geçtiğiniz okula da bağlı bir şey ama bu bilinçtesinizdir sanıyorum. kısaca bir örnek vermek gerekirse: özel üniversitelerin kantininde oturup birilerinin dedikodusunu yaparken, birilerinin yeni sevgilisini ve arabasını ve saç boyasını konuşurken bu size sıradan bir şeymiş gibi gelebilir ama değil. bunların çoğunu yaşadığınızı da biliyorum. özel üniversitede çoğunlukla kendinizi lisede gibi hissedersiniz. lisenin bir devamıymış gibi görürsünüz. ama üst düzey bir devlet okulunda sizin gibi, sizden olan insanlarla daha yakın arkadaşlıklar kurar, daha kültürel bir ortam bulursunuz, çünkü devlet üniversitesine gelmiş öğrenci kendini geliştirmek zorunda olduğunun farkındadır; çünkü kendisi gibi binlerce öğrenci vardır memlekette ve mezun olunca yanında çalışabileceği bir babası, bir şirketi yoktur. bunlar çok kabaca tanımlanmış şeyler benim tarafımdan ama öyle olduğuna inanın. özel üniversitede rahat edememiş onlarca öğrenciden biri de benim çünkü. çünkü insanlar kendileri gibi olan insanlarla birlikte olmak ister falan filan.

    aslında yazacak daha çok şey vardı ama unutuverdim gitti şimdi. ara ara güncellenecektir.
  • gerçekleştirdiğimde hayatımın en önemli golünü attığım ve adamın birine hayatının en güzel dersini verdiğim hadisedir.

    based on a true story:

    carpathia: kocaeli üniversitesi y bölümünü kazanan ve istanbul'dan okula gidip gelen, bir yıl boyunca yatay geçiş için kasan, hatta ortalamasını yükseltmek için düşük not alacağı finalden bilerek kalıp bütünlemede daha yüksek not alan, geçeceği okulda dershaneden arkadaşı haricinde tanıdığı bulunmayan öğrenci.
    x: 2.sınıftan itibaren bölüm derslerinin en zorlarını veren eğitmen
    zaman: haziran 2000
    mekan: kocaeli üniversitesi, z sınavı finali

    carpathia 10.00'daki sınava herkes sınav oturma düzenini almışken 10.00'da gelir. x kişisi sınavın gözetmenliğini yapmaktadır.

    x- herkes oturdu neden geç kalıyorsun, nasıl öğrencisin sen, mühendis olacaksın, bıdı bıdı bıdı...
    c- hocam istanbul'dan geliyorum, yolda kaza vardı; erken çıkmama rağmen sanırım 10 saniye geciktim.
    x- istanbul'dan gelme o zaman, mezun olup burada (izmit'i kastediyor) çalışınca ne yapacaksın?
    c- burada çalışmayacağım.
    x- o hiç belli olmaz efendi, nerde gerekiyorsa orada çalışacaksın.
    c- (manyak herhalde) burada çalışmayacağım bir işte çalışacağım; istediğim yerde çalışırım.
    x- dur bak hele; nasıl cevaplar veriyorsun sen bana, senin numaran kaç? seni not alıyorum; bundan sonra mezun olana kadar benim derslerimden zor geçeceksin.
    c- (seneye beni burada bulursan eski parayla yüz bin lira veriyorum) teşekkür ederim hocam.

    2 months later:

    mekan: yıldız teknik üniversitesi, sarmaşıklı bina, bölüm duyuru panosu. carpathia, geçişe hak kazananlar listesine gözyaşlarıyla bakmaktadır. 1 yıllık emeğinin karşılığını aldığına mı, verdiği derse mi neye sevindiğini bilememektedir.
  • saçma sapan üniversite sınavının yanında gayet mantıklı durmaktadır. bilgi ölçmekle alakası olmayan, soruların çalınıp belirli zümrelere dağıtıldığı, hak eden insanın hak etmediği yerlere gittiği bir sistemde en azından insanların geleceği için bir çıkış noktası olabilir.

    1999 yılında öss deneme sınavlarında matematikten en fazla 1-2 yanlış yaparken öss'de heyecandan 12 yanlış yapmıştım. bilgisizlik falan değil tamamen dikkatsizlik. haliyle ktü makine bölümünü kazanmıştım. ilk sene kastım dokuz eylül'e geçiş yaptım. yatay geçişim ne birinin notunu düşürdü, ne birini okuldan etti. sadece boş olan kontenjana geçtim o yüzden bu kadar sıkıntı yapmayın gençler.

    ayrıca yatay geçişlerle ilgilenen kurum milli eğitim bakanlığı değil, yök ve üniversitelerdir.
  • öss yerle$tirme sonuçlarının açıklamasının hemen ardından hesaplarına ba$lanan, moral düzelten, ya$ama sevinci veren kavram. "naptın, nereyi kazandın?" sorularının muhattabı olmaya aday ikinci $ans, "bir sene hededeyim, kasıcam hödöye yatay geçicem." cümlesinin fiil öbegi.
  • uykusuz'un ekim ayının son sayısında, işimdeyim gücümdeyim köşesinde umut sarıkaya harika bir şekilde özetlemiş, bu durumu. şöyle ki:

    "üniversite gençliği konferans salonu tipi bir yere toplanmıştır ve amfi'de bölüm başkanı, rektör, dekan artık herkimse üniversitedeki bir yetkili konuşma yapmaktadır.

    - evet arkadaşlar! şimdi son bir kez daha yüksek sesle tekrar ediyoruz ve bir yıl boyunca susuyoruz... bir.. ki.. ha bir, ki, üç, dört...

    hep bir ağızdan üni. gençliği: ilk sene çok çalışıp notlarımı yüksek tutucaam başka bir bölüme geçiş yapıcam!!!

    az önce konuşan amcam: bakın şimdi söylediniz bitti.. bir daha orda burda duyarsam yakarım eğitim hayatınızı.. evet, üniversitemizin hazırlık bölümü bitmiştir. şimdi ... gidin, adam gibi okuyun kazandığınız bölümü. son olarak top sakal ve çerçevesiz gözlük satışlarımız kantinde başlamıştır. olmayan arkadaşlar temin edebilir.."
  • ben yaptım ki bunu. kolaydı diyemem.

    (bu entry gayet uzun olacak ona göre.)

    yıllar yılı istediğim bölüme ve okula girmeye en yakın olduğum össde, 1.6 puan farkla girebileceğim en iyi ikinci okula girmiştim. sonuçlar açıklandığında kayıt için gerekli belgeleri aramak yerine, istediğim okulun* yatay geçiş kriterlerine bakmıştım eheh. açıkçası daha okul başlamadan "benim burda* olmamam gerekirdi" triplerine dalmıştım. yatay geçiş kısfmet, olmadı yine yana yana istediğim bölümde okurum, eğitim ve uzmanlık açısından tam istediğim gibi olmasa da, pissmi diyerek başladım okula başladımdı...

    *entry'nin burdan sonrası kurumlararası yatay geçiş için yapılacaklar ile benim yaptıklarımın harmanı olacak*

    1- yök der ki; 60/100 al (akademik not), alamadıysan giriş puanın, o okulun girdiğin yılındaki taban puanına eşit veya yüksek olsun. burdan 4.00 veya 100/100 yapıp puan farkı gözetmeksizin istediğin okula (boş kontenjan kaldıysa) geçebileceğini anlayabilirsin. ki yapanı var, fakat okulların yök'ün söyledikleri üzerine şartlar getirme yetkileri var. anadolu üniversiteleri başvuru az olduğundan not ortalamasıyla yetinebiliyor, ama "istenen" okullar yeterli akedemik notun üzerine puan şartı getiriyor.

    *odtü geçiş için 100 üzerinden 70, 4 üzerinden 2.5 istiyor. üzerine mühendislik-mimarlık fakülteleri için en fazla 15 puan fark, fen-edebiyat fakültesi için (senin puanın)/(odtünün tabanı)>0.950 (öeh) olsun istiyor. şu son formül bölümden bölüme değişmekle beraber en fazla 5 puanlık farka denk geliyor.

    -peki ben naptım? yatay geçiş kriterlerine baktım, istenilen puan konusunda çok şanslıydım (0.980 gibi bişey oluyordu). istediğim bölüm (bkz: biyoloji) düz anadal olduğu için mühendisliklerin yanında sıcak bakılan bişey değildi, başvuran pek olmuyordu. sadece mf2 kabul ettiği için ancak mf2den başvuru yapılabiliyordu, ki bu ancak fen ağırlıklı temel bölümlerden öğrencilerin başvuru yapabileceği anlamına geliyordu. oturup bu puan türünde kazananların en yüksek puanlarına baktım manyak gibi. evet. bir kaç puan gözümü korkuttu içimi yiye yiye bi seneyi devirdim. devirmeden önce, özellikle biyoloji bölümlerinin en yüksek puanına baktım. normalde bi mühendis elde ettiği sıralamayla/puanlar birden fazla üniversitede aynı/yakın bölümleri tercih edebilir, okulların sıralaması aynıdır. benim durumunda en yüksek puanı odtü alır, bi 30 puan sonra kapatır, ardından rahat 50 puanlık boşluk olur, orda hacettepe başlar; hacettepe 80-100 puan düşüp kapatır, o aralarda başka okullar başlar. sonrası pek bi fuzzy. neyi yazarsan o gelir. dolayısıyla, başka bölümden aklına düşüp "ya ben şuraya bi geçiim" diyen çıkmadıkça puan kriterini geçip kolay kolay odtü biyolojiye başvurabilen çıkmaz. şansım vardı yani.

    puanı cebe attık tamam. not için bi sene kastım, ders denkliğinde ortak derslerin çok olması epey yararınıza. hacettepe biyoloji'de matematik dersi verilmediği, ama başka okullar yüksek lisansta matematik almış olma şartı istediği için odtünün müfredatını alıp hacettepede verilen matematik müfredatlarıyla eşleştirdim. girebileceğim bi ders buldum, hoca çok tatlıydı, 5 saatin 3üne giremediğim halde sorun etmedi, yoklama almıyordu, devamsızlıktan kalmadım ama d2 aldım götüm tutuştu. ilk dönem 2.80di notum, ikinci dönem "skerim kalkülüsünü notumu düşürmeye gerek yok" dedim almadım. 3.45 ikinci dönemden geldi etti 3.14. içim rahat. değil tabii ki. bölümde 3.80lik insanlar var. yine bi panik hali eylüle kadar.

    2- yine yök der ki; "tamamen veya kısmen yabancı dil ile eğitim yapan yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş için ilgili yükseköğretim kurumunun yapacağı yabancı dil yeterlilik sınavından başarılı olmak ya da ulusal veya uluslararası geçerliliği olan yabancı dil sınavlarından ilgili yükseköğretim kurumunun belirlediği başarı düzeyinde bir puanı başvuru sırasında belgelemek şarttır."

    *merhaba metu epe. 100 üzerinden 60 puan alma koşulu var. nisan(dı galiba) ve haziran sınavlarına dışardan (yüksek lisansmışcasına) başvurup katılabilirsiniz. toelf kabul ediyorlar. toefl'a 150-200 lira verip 2 yıllık belge almak veya odtü ydsye 70 lira verip belge melge almamak size kalmış. eylül sınavına katılamazsınız, başvurular geçmiş olur.

    -70 liracık bayılıp iki kademeli sınava girdim. writing'den korkarken öyle beter bişey gelmedi. 74-76 bişey alıp geçtim. internette nasıl bi sınav olduğunun örneği var, 5 liraya satılan bi kitapçık var, geçen yılın soruları vs.

    3- yök belirler kontenjanı. ama okulların sayfasında arar bulursunuz kimin kaç kişi aldığını. ufacıktır kontenjan.

    *odtü biyolojide 2 kişilik kontenjan açıyor.

    -o iki kişiden biri olmak için çok çabaladım yahu. harbiden çabaladım. bölümden biri başvurucak diye yusuf yusuf oldum. kimselere söylemedim bilmesinler, öğrenmesinler, denemesinler diye. çakallık yaptım biraz. evet. hele hocalara sakın laf etmeyin bile. üzgünüm, ama böyle :( hoş olmayacağından, yoksa isterdim önüme gelenle paylaşmak, anlatmak. sorunları büyütüp büyütüp kendime sıkıntı yapıyorum biraz yoktan yere. ben de isterdim yoksa stresimi biraz azaltabilecek, beni anlayabilecek biri :/ *kimseyle konuşma, konuşma, konuşma*
    velhasıl, ben kimseye çaktırmadım, fakat bölümden notu benden az yüksek olan biri başvuru yapmışmış bile. redlerde gördüm adını. ingilizce sınavına girmediğinden rededilmiş. bilse kazanırdı belki. neyse, henüz 2 yılı daha var geçiş yapabileceği. gelsin buyursun şimdi :p (ben geçtim ya, o da geçebilir, artık benim için sorun değil)

    diğer şe'ler;

    4- başvurusu çok olan okullar eleme yöntemi olarak başvuruda bi miktar "para" alır. odtü için 90dı.
    5- odtü sonuçları çok geç açıklıyor yea. kayıt yaptırdığım gün ders seçimleri başlamıştı. daha errken açıklasın bi dahakine. üstelik bi sebepten 2 gün geciktirdiler. yusuf mode highest level gezindim ortalıkta.
    6- aldığım o matematik çok işime yaradı. yönetmeliğe göre dd notu kabul ediyorlar. bu hacettepenin d2sine denk geliyor. ucuz yırttım. üstelik calc119 için denklik verdiler. bir de hacettepede zorunlu ders olan o dandik elementary, en olmadı premediate düzeydeki ingilizceyi eng101 ve 102 için saymışlar. normalde 85 almak gerekiyor ydsde onlardan muaf olmak için. pek ballıyım. biri is100 alttan 4 dersle mümkün olan en az sorunu yaşayarak 2. sınıfa başladım. afferim bana. hacettepede genel kimya labı yok, öss ile geçmiş olsam odtüde lablardan sorumlu tutarlardı, şimdi genel kimya labından da sorumlu değilim. ohh.
    7- ingilizce yine yazmada sorun, ilk vizelerde çuvallayacağım gibime geliyor. kısfmet. bişeyi öyle inatla istersen biraz burnunun sürtmesine katlanmalısın. değil mi? :/
    8- başvuru belgelerini unuttum bak.
    *yatay geçiş başvuru şeysi; internetten yazdırılıyor.
    *transkrip/not belgesi; kendi okulundan al.
    *sınav sonuç belgesi; öss bürolarından alınıyor, internetten indirme kabul edilmiyor.
    *ders kataloğu; bunda epey zorlandım, hacettepe böyle bi belge vermiyor. yalan attım, "burs veren kurum tüm derslerimi aldım mı merak ediyor" dedim. öğrenci işlerinden ders içeriklerini aldım, onaylattım. bölüme gittim, buraya başka bişey dedimdi sanırım. hatırlamıyorum. galiba direkt "yatay geçiş yapcam, öğrenci işleri vermiyor, size gönderdi, bana şunları şunları yazıp imzalasanıza" dedim. evet evet bunu yapmıştım. bölüm sekreteri şeker bi kadındı. sorun çıkarmadı. netten birinci sınıf derslerini kopyaladı, düzgün bi şekilde yazdırdı. bölüm başkanına gidip mühür bastırdı (: bunu böylece hallettim.
    *başvuru dekontu.
    *ingilizce yeterlilik belgesi; odtünün sınavına girdiyseniz bunu vermiyorlar. başvuru belgenize şu zamanki ydsden şunu aldım notu düşün. ben öyle yaptım.

    zor oldu, epey güç oldu, ama geçti gitti. şimdi rahatım. evet. mutluyum. evet.

    not: ödevler dersler başlamadan başlıyor aklınızda olsun ): hemen bilgi işlemden mail adresinizi alın, orda bir fizik ödevi sizi bekliyor olacak...
  • özel üniversiteden devlet üniversitesine yapamadığınız şey.

    yıllar sonra gelen edit : yapılıyormuş lan. ben yaptım .

    info edit: bana bu entry'm sebebiyle mesaj ve e-mail yollayan sevgili çok genç ve tembel arkadaşlarım, tembel diyorum çünkü araştırmıyorsunuz. bu yatay geçiş işi ve devlet dairelerinde telef olacağınız diğer tüm kurum işleri eşe dosta, ona buna sorularak öğrenilmez. dangalağın teki yanlış yönlendirir kendinden çok emin bir şekilde, büyük saçmalıklara sebebiyet verir. o yüzden resmi açıklama araştırın sevgili gençler.
    yatay mı geçmek istiyorsunuz? geçmeye çalıştığınız universitenin sitesindeki resmi açıklamayı okuyun. septik olun telefonla okulu arayıp tastikleyin. kılık değiştirip tekrar telefonla arayıp tekrar sorun.
  • yatay geçişi 1. sınıf sonunda yapmaktansa, eğer aceleniz yoksa 2. sınıf sonunda geçmeyi düşünebilirsiniz. zira bu 2 yıl sonunda herkes bölümüne, okuluna alışmış oluyor. diğer okullara başvurular daha az oluyor ve yatay geçişte kullanılan ortalamalar da daha düşük oluyor.

    elbette bunun için gideceğiniz yerin müfredatının sizin okulla ne derece uyumlu olduğunu öğrenmenizde fayda var. sonra fark dersleri olarak alttan 10-15 derse kadar alıp, hoş sürprizler yaşayabilirsiniz.

    "yapamazsın, edemezsin" diyenleri ise dinlemeyin.
  • bütün bir sene çalışıp not ortalaması için kasan bir öğrencinin birkaç hocanın zalim arzu ve ego tatminatı yararına bütün hayallerinden olmasını sağlayacak olan sistem sorunsalı.
  • diğer bir adıyla da yatay kaçış... her şeyi öylece bırakıp gitmek; başka yerlerde yeni bir hayat kurmak.