şükela:  tümü | bugün
  • nazim hikmet'in turkcesini kusursuz buldugunu soylemekle beraber, "cok kotu bir insan, kotu bir baba" diye de eklemi$tir. katildigi gubidik bir tarti$ma programinda hemen hicbir $ekilde soz kesmemesi de aklimda yer etmi$.
  • televizyon programına denk gelmiştim; bir kere bile ''ıı, ee, öhm...'' gibi duraksama sesleri çıkarmadan upuzun cümleler kurduğunu gördüğümde acaip bir kasılma sarmıştı beni... adam paragraf gibi cümleleri sekmeden, tek seferde söylüyordu, ekrandan okuyor da olabilir tabii...
  • konuşmasına başlamadan önce "eğer konuştuğum süre boyunca üç kez 'şey' kelimesini kullanırsam hepinize helâlinden üç bin lira" demiş ve iki saat boyunca konuşup bir kez bile "şey, ıııı, mmm" dememiş olan hitâbet ustası kişi.
    konuşmasını ise "şey, beni şey ettiğiniz için şey ederim" diyerek bitirmiştir.
  • uzun zamandır kendisini görmemiştim, arada denk gelip okuduğum yazıları oldu ama cidden unutmuştum, geçen televizyonda denk gelince oturdum bir süre seyrettim. kendisini ilk doksanların başında konuşmacı olarak katıldığı türkçe üzerine bir konferansta dinlemiş ve konuşmasına, üslubundaki zarafetine ve diller üzerindeki bilgisine hayran kalmıştım, zaten kendisini ilk kez dinleyen biri olarak türkçesini dinleyip de hayran kalmamak elde değildir sanırım.

    o dönem aynı şekilde dershanede geometri dersleri aldığım ve matematik bilgisine hayran kaldığım erol altaca ile de bir şekilde çok benzetmiştim seslerini ve tarzlarını. çok alakasız belki ama hala da benzetirim.

    neyse; programda atatürk hakkında söyledikleri üzerinden kendisini eleştirenler ile ilgili şuna benzer bir cümle kurdu. "oturdum saydım; atatürk ile ilgili 97 kitap okumuşum." akabinde de "şimdi susuyorum, ama 100 olunca artık konuşacağım" şeklinde şakayla karışık sitemde bulundu, sonra da hayatında nutuk kitabını dahi okumamış olduğu halde kendini atatürkçü olarak lanse insanlar gibilerinden bir cümle kurup sağlam bir taş attı, ki türkiye'nin en acı gerçeklerinden birine çok güzel parmak bastı bence. *

    ara ara başka kanallara gittim geldim, sonra azerbaycan ile ilgili biraz konuştu, türk dil birliği ile ilgili. aklıma ister istemez kendi firmamızın azerbaycandaki çalışanlarına verdiğim eğitim ve o süreçte yaşadıklarım; onların nasıl ısrarla türkçe yerine azerice dedikleri geldi filan. neticede severim kendisini; okumayan, araştırmayan, belli kalıplar dışına çıkamayan; ama öte yandan araştıran, okuyanlara da her daim saldıran, farklılıklarından ötürü kendisine benzemeyenleri sindirmeye çalışan, onu beceremezse de yaftalayan, farklı kimlikler ve kalıplar arkasına saklanarak yıllarca yalnız kendi menfaat düzenini kollayanların kök saldığı yozlaşmış bir toplumda, ömrünü diline, edebiyatına ve milli kültüre adamış, yüreği de dili de güzel insanlardan birisidir.

    edit: imla
  • 6 kasım 2014 tarihinde öteki gündem adlı programda konuşmasını dinlediğim; ilk önce yadırgadığım ve fakat aynı programı baştan sona 2. kez izlediğimde sonuna kadar hak verdiğim, dil ve tarih üzerinde müthiş tespit ve analizlerde bulunan, çok akıcı ve düzgün türkçe konuşan, duraksadığında bile ''ııı, eee'' gibi sesler çıkarmayan müthiş adam.

    herkesin o programı açıp izlemesini şiddetle tavsiye ederim.
  • amacı türkçeyi bir dilin * baskısından kurtarıp diğerinin baskısına * sokmaktan ziyade yaşayan türkçeyi korumak olan şair ve yazar. sivaslıdır.
  • uskupten kosovaya, turkistan turkistan isimli kitaplarin yazari, ozturkceyle mucadele icindeki muhafazakar sair, yazar..
  • bugün türkiye gazetesindeki yazısında resmen saçmalamış şair yazar.efendim bu şair abimiz pegasus airlines ile bodrum'dan sabiha gökçen'e uçmuş geçenlerde.hostesin vurgu ve tonlamaları inanılmaz kötüymüş.ayrıca sabiha gökçen'de bir saat bagaj beklemiş ve bundan da havayolu şirketini sorumlu tutmuş.eh be yavuz abim,yazında diyorsun ki bunca yıldır uçarım,böyle rezalet görmedim.e bunca yıllık uçucusun ama bilmez misin bagaj vs işlerini havayolu şirketi değil de yer hizmetleri şirketlerinin yürüttüğünü?işin daha vahim kısmı ise bagajlarını beklerken grev nedeniyle iş yavaşlatması olduğundan bagajların geciktiğini öğrenmiş ve yazısında madem grev var patron neden lokavt hakkını kullanmamışmış.adam resmen ekmeğinin peşinde olan,hakkını savunan işçilerin kovulmasını önermiş.yavuz'um,bülent'im,bakiler'im türkçe konusunda gösterdiğiniz hassasiyeti size hizmet eden emekçiler için de gösterseniz ne olurdu acaba?
  • yazılarını, şiirlerini bilmem ama canlı bir konuşmasını dinledim ki, kelimeleri kullanışı ve konuşurken teklememesi insanda hayranlık uyandırıyor.
  • hitabet ustasıdır. konuşmalarında durakladığı anlarda bile, şu yaşına rağmen, ıııı, şeyy dememeye çalışır ve bunu da başarır.

    konuşması etkili olduğu için saatlerce dinlenilebilir ki kendisi de saatlerce konuşabilir. ancak günümüz tv programlarındaki süresi sınırlı ve soruları önceden belirlenen formatları yıkmakta üstüne yoktur. öyle sadece bu soruya cevap verin, diğer soruya geçelim şeklindeki durdurucu cümleleri pek dinlemez. o yüzden sadece 3 soruya cevap versin diye programlara çağrılmaması gerekir. buyurun diyerek sözü bırakacak, ve sadece dinleyeceksiniz.