şükela:  tümü | bugün
  • okuyanın icini "yavuz masayı donat be kocum" deme istegiyle dolduran isim ve soyisim.
  • tum milletvekillerinin yalakasi. sistem yazari bile diyemiyorum, roportajcisi, hatta kayit isini de alet yapiyor, e sorulari da baskasi hazirliyosa, meclise gidebilmek disinda hic bir yetenegi olmayan kisilik.
  • (bkz: donut)
  • ekurisi rauf tamer'le birlikte tercuman gazetesinin agir toplarindan.. yazilari, somestre tatilinde ne yaptiniz, sorusuna cevap veren bi cocuk derinligindedir. hatta daha da kolay algilayabilmemiz icin bol bol bold karekterli kelimelerle susludur..
  • emin çölaşan ve mustafa balbay'la birlikte, kimsenin birbirini dinnemediği bi program yapıyo *; zamana yazık
  • dankin donat'ın büyük oğlu. bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışmaktadır. yazar olan yavuz donat'la aralarında sadece isim benzerliği vardır.
  • kapalı kapılar ardındada yıllar boyu hükümetleri abidik gubidik nedenler öne sürerek korumuş, savunamadığı zamanlardaysa "ben geçen hafta kars'taydım, orada kuşlar sekerek ilerliyor balbay" ya da "ben yanımda şöyle bir kitap getirdim(konuyla ilgisiz bir kitap seçmiştir özenle)" benzeri cümlelerle kouyu dağıtmaya çabalayan bir gazeteciydi kendisi. bu haftaki programda gördüm ki hükümet yalakalığına son vermiş, hatta eleştirmeye bile başlamış.
  • yillardir butun siyasetcileri bir sekilde tanimis adam. gerci demireli karisindan iyi tanir, ona suphe yok.

    ben bu adami bir chp kongresinde gormustum (o guzel ankara gununde ben orada ne ariyordum, hala cozemedim) isin ilginci ben adama goz ucu ile bakmisken, kalkti bu bana selam verdi ve elini uzatti. her zamanki gibi ustunde blazer takim vardi ama rengini hala tanimliyamiyorum. sari desem degil, acaip bir renkti. gerci o kongrede halil ergun'u de burnunu karistirirken gormustum ya, neyse artik
  • kendisi vakti zamanında banka hortumlamaları ile ilgili olarak da pek eleştirel bir tutum takınamamıştır nedense:

    "banu alkan gibi ossuruk mevzularda halkın görüşünü soranlar, banka soygunlarında, kırk televizyondan bir tanesi halkın görüşünü sormadı. özellikle gazeteci yavuz donat’ın tarzıdır bu, “halk ne düşünüyor diye çarşı pazar dolaştım, kamuoyunun nabzını tuttum” diye başlar. ağzınızı bıçak açmıyor, halk ne düşünüyormuş yavuz bey, ben söyleyeyim: “bunların hepsini teker teker kazığa çekeceksin...!”
    ömrün süleyman demirel’i övmekle geçti. kalemin iki ucu pamuklu çubuk gibi hergün demirel’in buruniçi, kulakdibi kirlerini temizlemek için kullandın. halk ne düşünüyormuş, diye bir yazı neden yazmıyorsun. o şekilsiz, kabus suratlarınızı yılan bile tenezzül edip sokmaz. bir tek gün banka soygunlarını yazsana. bu zehir kara geceyi kim tasarladı, eşin, dostun, koruduğun arkadaşlarınla, aynı sağcı cehennemde büyüdünüz. vatan, millet, çakıl diye bir yalanla kandırdınız halkı. yılışık gölgeleriniz birgün olsun “utanma” nedir bildi mi? otuz yıldır sessiz maşalığını yaptığın demirel’in ne düşünüyor, haydi asıl telefona!"

    nihat genç'in bir yazısından:
    http://www.metu.edu.tr/~ulubay/nhgyz2.html