şükela:  tümü | bugün
  • mesaj vereceğim diye zavallı kekliğin anasını siken cevap. yavuz sen hayırdır.

    not: başlık başa.
    not2: yavuz ihanet üzerinden mesaj vermek amaçlı kekliğe fatality çekiyor.

    istek üzerine hikayenin orijinali:

    bir gün padişah yavuz sultan selim pazarda gezerken, en ucuz domatesi ararken, keklik satılan bir tezgah görür. esnaf bağırıyordur kekliklerim var, güzel kekliklerim var, kafa koparmalık kekliklerim var diye. ancak yavuz dayıtın ilgisini çeken bir fiyatlandırma vardır bu tezgahta. bütün keklikler 1 altınken bir tanesi ayrı bir kafes içinde ve 100 altındır. allah allah kontesi kim sikti deyip esnafa yönelir:

    -bunlar 1 altın da bu neden 100 altın, bizi mi sikiyorsun ey pazarcı?

    esnafın eli ayağı titrer, kapanır yauzun ayaklarına ve affet ağam, bokunu yiyim diye zırlamaya başlar ve ekler:

    -hünkarım! daşşağını yidiğim! 100 altınlık olan keklik bi ötme öter, diğer keklikler de yanına gelir. sonra da bunların yakalanmasına sebep olur. böyle de yavşak bir kekliktir.

    yavuz sultan selim 100 altını çıkarıp masaya koyar (ilk buluşmalarda da zaten masaya yüz altın koyduğu bilinir) ve ekler:

    -ver o piçi bana!

    herkes şaşkınlık içinde napacak acaba koca padişah bir kekliği, ebesine mi atlicak diye düşünürken yavuz sultan selim attori anzo kılıncını (fransız üretim olduğu için h'leri okunmayan hanzo) çıkarır, allaaabekber nidasıyla kekliğin kafasınıa indirir ve son sözü koyar:

    -kendi ırkına ihanet edenin sonu budur amlarınıza koyduklarım!
  • genelde padişahlar o dönemde pazar gezmelerine falan hünkar sıfatıyla çıkmazlardı, halk gibi giyinip kamufle olurlardı güvenlik gerekçeleriyle. yani bugünkü padişahla o zamankiler aynı değildi.

    evet amk muhteşem yüzyılda gördüm. kanuni kapkara bir kapşonlu giyip öyle çıkıyordu çarşıya pazara.
  • bir gün padişah yavuz sultan selim tebdili kıyafet pazarda gezerken düdük satılan bir tezgah görür. bütün düdükler 1 altındır fakat ayrı bir tanesi 100 altındır.

    yavuz sultan selim sorar;

    -bunlar 1 altın da bu niye 100 altın

    satıcı yavuz sultan selimi tanımaz ve cevaplar;

    -sanane yarrağım hünkar mısın başıma alıyorsan al almıyorsan siktir git

    bunun üstüne yavuz sultan selim 100 altını çıkarıp adama verir ve:

    -al amına koyim ver düdüğü... der

    herkes şaşkınlık içinde napcak acaba koca padişah bir düdüğü diye düşünürken yavuz sultan selim düdüğü alır ağzına götürüp düüüüüüüüt diye çalar ve der ki;

    -parayı veren düdüğü çalar!!!
  • bir gun yavuz sultan selim tebdili kiyafet gole maya caliyormus
    bunu goren bir koylu sorar;

    - ilahi hoca hic gol maya tutar mi?

    bunu duyan yavuz sultan selim, durur mu yapistirmis kilici;

    - dogurduguna inaniyorsun da oldugunune mi inanmiyorsun!

    sonra adamin kesesindeki 100 altini alip,

    - bunu da hazineye koyayim ilerde suluman oglum hurreme hediye alir, demis.*
  • birgün yavuz sultan selim pazarda topallayarak yürüyormuş. arkadan kıyafetini çeken birine ısrarla çekme o garıyın amına koyum çekme, ölmüşlerini de sikiyim mi çekme diye bağırıyormuş. bunu gören keklik durur mu yapıştırmış cevabı: çek yarramı da çek! sonra yavuz'un kafasına sıçarak uçmuş uzaklara. demek ki neymiş vatana ihanet çok acayip.
  • neyse ki şimdiki padişahın zamanında olmamış dediğim olay.

    kendisi 100 altın vermeyeceği gibi hem 100'lerce altın alır hem adamı içeri attırırdı. adamın ailesi de ihanetten yargılanırdı.

    tabii kekliği öldürmeyeceği gibi onun cinsinden bir sürü yetiştirirdi. doymak yok yola devam.
  • barış görüşmesi vaadiyle çağırtıp boğdurttuğu ağabeyi şehzade ahmet'e sorulması gereken cevap.
  • bir tane değil, çok tanedir.

    bir gün padişah yavuz sultan selim han tebdili kıyafet cumartesi gezmelerine çıkıyor. sortie'nin kapıdan almıyorlar, tabii tanıyamıyorlar önce, içeride bangır bangır sinan akçıl'dan "bugün daha cumartesiiieee" çalarken, yavuz kapıdakileri ikna etmeye çalışıyor, aldım almadın içeri girdin girmedin derken konu en son "sen benim kim olduğumu biliyor musun lan!?"a geliyor ve ortalık karışıyor. en son artık karakolda anlaşılıyor hünkarın durumu, o arada da işte ihanet ile ilgili döktürüyor. "sana yanlış yapana acımayacan aga" gibisinden bir şey olsa gerek.