şükela:  tümü | bugün
  • bir kasnaga gerili ip, tel vs den olusan duzenek. ok atmaya, keman calmaya yarayannari mevcuttur
  • helezon halindeki metal tel. enerji biriktirir cok tutumludur.
  • var olan bişeyi çevreye dağıtma,iletme işleminin emir kipi.yaymak dan gelir.
  • miskinlik yapmak anlamına benzer bir tabir "yayıp oturmak"..
  • ilkel silahlar sınıfına giren bir silah türü. ilkel olmasına rağmen ağaçtan yapılan iyi bir yayı günümüzde yapmak ya çok zahmetli ya da birçok insan için imkansızdır. yay yapımında kullanılan ağacın en azından 1 veya 2 sene kurutulmaya bırakılması gerekmektedir. hatta ünlü japon yay ustaları, babalarından miras kalan, ortalama 50 sene kurutulmaya bırakılmış ağaçları kullanırlar ve kendi çocukları içinde ağaç depolarlar.
    yay batı kültüründe şövalyeler tarafından aşağılık bir silah olarak görülürdü. şövalyelere göre at üzerinde bir savaşçıyı uzaktan öldürmek soysuz bir davranıştı. yay kullanan birisi şövalyeler tarafından yakalandığında acımasızca öldürülürdü. yay batı kültüründe uzun bir süre aşağı tabakanın kullandığı bir silah olarak kalmıştır. fakat yay kullanan asker topluluklarının iyi bir koordinasyon içinde at üzerinde şövalyeleri öldürebilmeleri, şövalyelerin yenilmezliklerini zaman içinde yok etmiştir.
    doğu kültüründe ise şövalyelerin karşılığı olan samuraylar kılıç, mızrak gibi silahların yanında yayı da benimsemişlerdir. at üzerinde yay kullanmak konusunda ustalaşan samuraylar, batıdaki emsallerinden çok daha uzun süre etkinliklerini korumayı başarmışlar ve yenilmez olmayı sürdürmüşlerdir.
  • (bkz: arşe)
  • geometride, çember parçası.
  • basıp bırakınca geri gelen butonların içindeki, "geri gelme" işini gerçekleştiren şahıs.
  • (bkz: yay burcu)
  • yey diye okunan ingilizce unlem.