şükela:  tümü | bugün
  • yay erkeklerine yazılmış, ucu yakılmış veri bankası.
  • sevgili yay erkeği,
    eğlencelisin. bunu sevgiyle harmanlayıp kutlamak için woodkid dinlemelisin. artık yanına ne alırsın bilemem.
    ego hepimize gerekli, şimdi seninkine şunları söylediğimizi düşün:

    "as we are floating in the blue
    ı am softly watching you
    oh boy your eyes betray what burns inside you
    whatever ı feel for you
    you only seem to care about you
    ıs there any chance you could see me too?
    'cause ı love you
    ıs there anything ı could do
    just to get some attention from you?"

    https://www.youtube.com/…z6irtkxcrnl79brpez42-idauc

    şimdi de vokalin umursamaz tavrını düşün.
    sen busun yay erkeği. sana da böyle söylenmeli.
  • (bkz: boş işler)
  • böyle bir mektup almadım ama zamanında çok mektuplar yazmıştım.
  • sevgili yay erkeği,
    bugün çarşamba ve işler birikti. hiçbir şey yolunda gitmiyor, çok şey bilmek de işe yaramıyor. bunu sen de şimdiye dek anlamışsındır.. lombroso faşistti mesela, kafatasına ve göz aralığına bakarak suçlu kişileri belirleyebileceğini söylüyordu. biliyor musun, bence haklıydı: gözlerim birbirinden uzak iki kara delik. bu bilgi bir işime yarıyor mu? hayır.
    binlerce kitap bile bir işe yaramayabilir ve bence sen bunu anlamışsın. hoş, seni sakinleştirecek çok şeye sahipsin; öncelikle çayır çimen bir düzene. ama işte bazı özelliklerin benim hayatımda olmadığını tekrarlamak istiyorum, zorluklar insanın fiziğini değiştirir, insan iradesinin bir sınırı vardır, bir kararla on yıl geriye dönemezsin, yaşlı bir kadın yaşlı bir kadındır, fazla şey beklememek gerekir. bir daha bu konuya dönmeyeceğim.
    konuşmalıydık, çok konuşmalıydık, olmadı. baya üzgünüm.

    sabah kalkmak ve dışarı çıkmak zorundayım. bana gelen kimse elinde papatyalarla iki laf etmeye gelmiyor, hepsinin bir sorunu var. bir süre sonra sorun çözmeye odaklı biri haline geliyor insan; ben öyle oldum. zaten aile itibarıyla başarılı olmaktan başka şansı olmayan çocuklar olarak yetiştirildik.. demem o ki.. sabahları birlikte geçirilen bir dakika bile benim hayatımda başka alanda eksiklik yaratıyordu. bilmen gerek.

    sense sıkıldığını söylüyorsun. sanırım sıkılmıyorsun, akışta gidiyorsun. binlerce şey yapabilecekken ekranlardaki aptallıklara gülüyorsun. kendisini akışa bırakabilen tek şeyin balık olduğunu söylüyorlar. sen balık değilsin. yaysın. lütfen bunu bir gün hatırla.
    ders vermelisin, anlatmalısın, gezip yazmalısın, kitap yazmalısın evet.

    o minik oyunların milyon tanesi yazıldı ve oynandı. çekici gerilimler yaratıldı, dudaklar büzüldü, biri vamp oldu diğeri uzaklara baktı, hatta bunlar dost çevrelerinde hep beraber sahnelendi. bitti geçti.
    ne zaman biri oyun oynasa bir diğeri yaralanıyor tabi, o da var. yo hayır, sen naziksin, sen can yakmazsın ama işte..
    seni eğlendiren başkasına pek anlamlı gelmeyebilir; oyun dediğin rekabettir çünkü. mesela ben, yaptığım işe rağmen rekabetin dışında kalmanın yolunu buldum, gurur duyuyorum. bence evrimde bir aşama bu.

    bunca sene sonra tırnaklarımı çıkarmadan yaklaşabildiğim hayranlık verici bir çocuk olduğun için teşekkür ederim. her yüzümü görmedin ama sayende ruhum biraz gençleşti. bunu söyleyebilirim.
    gerçek dünyayla yüzleşme vaktim geldi; gaziosmanpaşa'da adliye olduğunu biliyor muydun? bilmezsin. var.

    anlayacağın şirin olmaktan çok sıkıldım, çok yalancı hissediyorum kendimi. şirin ve munis.. munis değilim, bu saatten sonra da olamam. her şeyi bilir ve anlar gibiyim, yorgunum, mutsuz değilim ama mutlu da değilim ve mutlulukla ilgili ettiğin büyük laflar yüzünden seni yargılıyorum. ego sorununu aşamamış biri mutluluk kavramını reddederek tanrıcılık oynayamaz. ama işte oyun di mi.. heh.
    mutluluğu küçük görsen de sana ondan diliyorum, sen de bana dilersin biliyorum.

    artık karşılaşmayacağımızı umuyorum çünkü işin esası ben bir kurtarıcı bekliyorum. ufacık çocuğa böyle bir rol biçilmezdi zaten.
    çıkıyorum ve yanaklarıından öpüyorum.
  • selamın aleyküm.

    sevgili yay erkeği duydum ki birtakım fenalıklar etmekteymişsin.

    etme.

    gözlerinden öperim.

    mevlana celaleddin rumi (i.s. 1320)
  • canım yay erkeği,
    iletişim kurmayacağımız iyi ve tatlı insanların bize attığı mesajları silmeli, temizlemeliyiz. o mesajlar sana kendini bir süre sonra daha iyi hissettirmeyeceği gibi olacak tek şey mesaj sahibinin zarar görmesidir. bu konu niye bu kadar uzadı anlamadım ama destan gibi mesajları saklamanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
    bu bir ricadır.
    teşekkürler.
  • para biriktirmeyi öğrenin .bir kere dünyaya geliyoruz diye har vurup harman savurmanın anlamı yok.