şükela:  tümü | bugün soru sor
  • alternatif olarak turkiye de yaya geçidinde beklerseniz önünüzde dolmuş durur, karşıya geçemezsiniz.
  • türkiye değildir.

    dün gayet yolda yaslı adam köpeği ile bekliyordu durdum geçmesini bekledim. ardından yediğim küfürün kornanın haddi hesabı yok. amk çocukları. döndüm arkamdaki 3 arabaya baktım. abartmıyorum, beyaz şahin. esenyurt minibusu, bordo doblo...
  • isveç'in gönlümde apayrı yeri olduğu ülkelerdir.

    stockholm'de ilk günüm; moderna museet'e geçişin olduğu tramvay yolunda tramvay'ın geçmesini bekleyen ben tramvay'ın yol vermesi ile dumur olmuştum, sağa sola bakıp ne yapıyor bu modunda acaba ters birşey mi var diye irkilmiştim ta ki vatmanın eliyle buyrun geçin işareti yapana kadar. yol veren belediye otobüslerini, araçları hiç saymıyorum, bırakın yaya geçitlerini, yaya geçiti olmayan yerlerde türkiye'den kalma alışkanlıkla karşıdan karşıya geçmeye çalıştığınızda utanıyorsunuz, çünkü duruyor lan bu halkın şoförleri. alışmadık götte don durmaz beyler bayanlar, boynu bükük geçiyorsunuz, utanıyor, sıkılıyorsunuz, içinizden adam benim için dur-kalk yaptı diyor küçük hesap insanı oluyorsunuz.

    yemin ederim camlarına tıklatıp tek tek "estafurullah abiler siz son sürat basın, ben böyle alışığım geçerim her şekil" diyecektim.
  • bunu yapmayinca bir ton para cezasi odeyeceginiz ulkelerdir. polisten korkulur, cunku polis kurallari uygular. yine de, bu korku polise sinirsiz guc hissi vermez, cunku bir haksizlik karsisinda vatandas polis memurunu dava edebilir. vatandas dava acmaya usenmez, cunku davayi acip sonuclanmasinin bir hafta surdugu hizli bir adalet sistemleri vardir. iste burasi ilginc, adalet sistemleri adildir de.sonucta ortaya cikan resme bakalim:

    vatandas kurala uyuyor, cunku cezasi uygulaniyor. polis cezayi hakki ile, ne eksik ne fazla uyguluyor, cunku en basta vatandas tarafindan denetlenebiliyor. vatandas bu denetimi hakki ile uyguluyor, cunku guvenli ve hizli bir yargi mekanizmasi var.

    dikkat ederseniz hic bir neden "cunku orada insanlar ustun genlere sahip" degil. yani biz eksik oldugumuz icin boyle degiliz. o resmin icine koyulan her insan oye davranir. bizim bktan tablonun icine konan her insan da boyle. asagilik kompleksimizi koruklemeden once hatirlatmak istedim.
  • letonya. bu gözler bırak arabayı, tırın durduğunu gordü. o şaşkınlığı atlatamadan tramvayın durduğunu hem de vatmanın bayan olduğunu gördü.
  • çek cumhuriyeti de bunlardan biridir. sağol abi hareketi yapıp koştura koştura geçerken sürücünün ne yapıyo la bu bakışını unutamam. tam alışmıştım ki; istanbula dönşümle birlikte ezilme tehlikesi atlatınca fabrika ayarlarıma döndüm.

    (bkz: alışmadık götte don durmaz)
  • ya bu bizim ülkede olmuyor. herkes enteresan bizim ülkede. mümkün mertebe yol vermeye çalışırım yol kenarında birini gördüğümde ama öyle şeyler oluyor ki. adam yaya geçidinin önünde öyle sağa sola bakıyor. geç diye yavaşlıyorum ben geçmeyeceğim bekliyorum tarzında işaretler yapıyor. bu arada arkadakinin kornasını tahmin edebilirsiniz. yol kenarında bekleyen adamın karşıya geçmek isteyip istemediğini anlayabildiğimde bu işi çözeceğim.

    (bkz: benim eyyorlamam bu kadar)
  • almanyanın haklı olarak birinci sırada olduğu listedir : bu gözler, siegen'de yaya geçidini bloke edecek kadar gittikten sonra kırmızıya geçen ışığı farkedip geri geri giden ve yayalardan özür dileyen bir sürücü görmüştür ( tam hatırlayamasamda araba düzgün bir şeydi ).
  • "yaya için sen dur da senin ülken olsun" diye bir kampanya ile karşılık vermek gereken arayış..

    yol vermeyen ama kendisine verilmeyince sinirlenen, hınca hınç otobüse milleti ite kaka orta kapıdan binen ve sonraki durakta kapıyı açmaya çalışan kaptana "daha ne kadar alacaksın" diye küfreden, kırmızıda beklerken yeşil yandığı anda arkadaki korna çalınca el kol yapan ama hasbel kader arkadaki kendisi olunca yeşilin yanmasıyla birlikte korna ve sellektöre yüklenen, kadın şoför gördüğünde dikkati dağılan-en ufak hatasına tahammül edemeyen-kızcağız arabayı bir an kaldıramasa bağırıp çağıran-aşağılayan, ama kendi karısı kullanırken sadece bakan birini bile inip dövmeye kalkan, "leş gibi bizim memleket" - "insanımız çok pis" - "sokakları çöp götürüyor" diye şikayet eden, hatta "avrupada hiç böyle değil" diyerek medeniyet adresi gösteren ama arabanın camından yediği püskevitin paketini, içtiği suyun şişesini, sigara tablasının külünü sokağa atmaktan çekinmeyen.....

    hasılı, şikayet etmekten utanmayan ve gayrısını yapmayan insanlar topluluğundan imanım gevredi..

    şikayet etmeyin, gereken ne ise onu yapın..

    "ama arkadakiler korna çalıyor, bela mı alalım başımıza...?"

    sen de çalıyorsun, küfrediyorsun trafikte aynı durumlarda.. kendin kesif gübresin, tezek kokusundan şikayet ediyorsun..
  • bu konudaki ünü sınırlarını aşmış olan almanya ilk sıradadır kuşkusuz.