şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: yaya hakları), alternatif olarak da (bkz: carmageddon)
  • kavşaklardaki dönüşlerde önceliğin mutlaka yaylara verilmesi gereklidir...
  • işe gitmek üzere yola koyulmuşsunuzdur. yol üzerinde bir yaya geçidinde, karşıdan karşıya geçmek için yolun iki tarafında bekleşen insanlar çarpar gözünüze. trafiğin yoğun olduğu bir cadde üzerinde, bu yaya geçidinde -tıpkı sizin gibi- işlerine yetişmeye çalışan insanlar, araçlar arasında bir boşluk bulup karşıya geçmek için beklemektedirler.
    durup yol vermek size 20 saniyeden fazla kaybettirmeyecektir. bu ülkede yayalara yol vermek neredeyse "ecdadın ruhi içün" yapılmış bir hayır hükmünde olsa bile aslında burasının bir yaya geçidi olduğunu ve trafik kurallarına göre durmak, yayalara yol vermek zorunda olduğunuz gerçeğini de hatırlarsınız...
    yavaşlar, kalabalık rahat geçsin diye de geçit çizgilerinin bir-iki metre gerisinde durursunuz. önünüzde bir hareketlenme olur. yola adımlarını ilk atanlarlar en aceleci olanlardır. bazılarının durduğunuzdan emin olmak ister gibi duraklayıp ondan sonra önünüze çıktığı dikkatinizden kaçmaz. yaşlı bir adam kalabalık arasında önünüzden ağır-aksak geçerken şöyle bir bakar sağ elini göğsüne, kalbine yakın bir yere yaklaştırır, "eyvallah" çeker. bir başkası koşar adım geçerken hiç bakmadan elini kaldırır, avucunun içi size dönüktür. koşar, gider. bir teyzenin şaşkınlığı ise hâlâ yüzündedir. yaptığınız "iş" bile değildir ama sizi -ve belli ki birkaç kişiyi daha- birazcık da olsa mutlu etmeye yetmiştir!
    önünüzden karşılıklı olarak geçmekte olan yayaları beklersiniz, henüz 4-5 saniye bile olmamıştır. fakat bu dünyanın mükemmel bir dünya olmadığını, hatta hiç de iyi ve adil bir dünya olmadığını arkanızdan ortalığı yırtarak gelen korna sesi ile anlarsınız.
    dikiz aynasına bakar, gördüğünüz manzara karşısında dehşete düşersiniz. bir hayvan, son süratle yayaların üzerine doğru gelmektedir. yol ortasındaki yayaların bazıları can havliyle ileri atılırlar, bir kısmı da geri çekilmeyi başarır. ortalarından "daaat!!" diye kornasını çalarak geçen ve "arabayla mı doğdun a şerefsiz?, senin annen-baban, kardeşin hiç yaya geçidinden geçmez mi?" sorusunu sordurtan insan müsveddesi, yolda önüne çıkmış bir "hız kesme engelinden" kurtulmanın rahatlığıyla yeniden eski hızına kavuşmak için gazı köklemiş, uzaklaşmaya başlamıştır bile. (bkz: en sefil duyguların hayvanı)
    işte o saniyede o korkunç ihtimal geliverir aklınıza: ya bu hayvan, az önce yol verdiğiniz yayalardan birine çarpsaydı, bir insanı kapıp götürmüş, tekerleri altında sürüklemiş, ezmiş, tepelemiş olsaydı?!
    bu kemirici düşünceyi kafanızdan bir an önce kovmak istersiniz. hem şükür ki, böyle bir şey ramak kalmış olmasına rağmen gerçekleşmemiştir. istanbul trafiğinde önünüzü olduğu kadar arkanızı da kollamak zorunda olduğunuzu bir kere daha idrak etmişsinizdir.
    eğer arkanızdan şehrin göbeğinde sürat yapmayı marifet sanan insan görünümlü bir "modifiye hayvan" ağzından köpükler saçarak geliyorsa, o geçitte durmayıp geçmek, yayalara yol vermemek hem yayaların hem de sizin menfaatinize olacaktır. zira etten, kemikten yapılmış bir insanoğlu için yağmur altında ıslanmak, kontrolü nasılsa bir hayvan tarafından ele geçirilmiş o en az bir tonluk çelik, plastik ve cam yığınının altında kalmaktan yeğdir!
    (bkz: gercek bir olaydan alınmıştır)
    (bkz: ders almak)
    (bkz: yeni baslayanlar icin turkiye)
    (bkz: ne olacak bu memleketin hali)
  • genelde kizin poposuna bakmak icin yol vermek seklinde uygulanir.
  • türk milleti yüzlerce yıllık bir süreçten sonra şu anki konumuna ulaşmıştır. at, avrat, silah artık değişime ulaşmış ve araba, avrat, silah haline gelmiştir... bu zorlu süreç sonrasında gururlu anadolu arabasına bindiği zaman yaylalarda dört nala giden bir atlı kadar özgür hisseder kendini... bu sebeple sokak ortasında çıkan yayalar, yaylada atlının önüne çıkmış çalı gibidir... üstünden atlayıp geçmek gerekir... fakat ne yazık ki kafirler yayanın üstünden atlayan bir binek icat edememişlerdir...
  • sürücü koltuğunda oturanların pek aklına gelmeyen hadisedir,sürücüler yaylara kıl olur.hatta geçmeye çalıştığınızı gördüklerinde gaza daha çok asılan yaşam formları da mevcuttur ülkemizde ve bundan büyük zevk alırlar.yayaya yol vermemin eziklik olduğunu düşünen zihniyetin vamp bir dişi gördüğünde içtepisel olarak ayağını gazdan çekmesi de ayrı bir psikolojik olaydır.
  • birçok üniversite kampüsünde * * * yapılması zorunlu olan eylem, aksi taktirde ceza yemek olasıdır
  • zaten kendisinin olmayan şeyi lütfedip sahibine teklif etme durumu.
  • ulkemizde kimsenin yapmaya zahmet etmedigi eylem. karsidan karsiya gecmeye calisan bir yayaya herhangi bir zorlama olmaksizin insanlik icabi yol vermek gibi bir medeniyet seviyesini veya en azindan yaya gecidinde trafik kurallarinin zorunlu kilmasi sebebi ile durmayi bir kenara biraktik, karsidan karsiya gecerken yoldan gelenler araclarini yayanin ustune ustune surmezse yayanin kendini sansli hissetigi bir ulke burasi. bari yagisli havalarda insafa gelsinler istiyor insan, ama disarida buz gibi sogukta sakir sakir yagmur yagiyor olsa bile bir aracin yaya'ya yol vermesine ne gerek vardir ki? yaya her saniye daha fazla islaniyor, daha fazla usuyor ve ayakta durdugu icin daha fazla yoruluyor olabilir, ama sicacik aracinin icinde kicinin ustunde kupkuru oturmakta olan arac soforu cok degerli vaktini yaya'ya yol vererek harcayamaz. cok aceleleri var ya. ulan memlekette bu kadar adamin bu kadar acelesi olsa, bu kadar adamin isi gucu olsa, bu ulke kalkinirdi be...
  • sivasta bunu yapan kisinin hakkinda bu "sivasli degil kesin" diye yorum yaptigimiz eylem.