şükela:  tümü | bugün
  • kan donduran olay. hangi tipte bir insanın yapabileceğini söylememe gerek yok sanırım. hız sınırının 20 km olduğu bir yerde karşıdan karşıya geçen yayaya 90 km hızla çarpıp olaydan kurtulmaya çalışıyorlar. lütfen adaletin yerini bulması için destek olalım, paylaşalım. başlığı bu şekilde açtım çünkü bu vahim olayın bu şekilde daha çok etkileşim alacağını düşündüm, bir up bile önemli.

    öncelikle şu videoyu izleyin. özet geçiyor: https://www.youtube.com/watch?v=czh_7xh9cxm

    twitter: https://twitter.com/…zey/status/1128575842836262912

    donanımhaber konusu: https://forum.donanimhaber.com/…-olmedim--138291901
  • gözümde canlanan tiplerin fotoğraflarını direkt vidyoda görmek beni hiç şaşırtmadı.
    her taraftalar. nasıl kazanıldığı belli olmayan paralarla, nasıl geldikleri belli olmayan mevkilerdeler, babadan oğula nesiller.
  • 7 gün 24 saat ofsayt, penaltı pozisyonlarını konuşan futbol manyağı sözlük yazarlarının ilgisini çekmemiş vahim olay.
  • böyle şerefsizlere en ağır ceza verilmeli
  • kesinlikle up !!!

    bir katil daha ortaya çıktı. işin içinde yine torpil yine birilerinin adamı durumu var. polisin bile delil karartma iddiaları var. korkunç bir durum. bu başlığın hiç olmadığı kadar canlı tutulması gerekiyor. sorumlular mutlaka cezasını çekmeli.

    bu olaylarda kimin parmağı varsa allah bin belasını versin şerefsizlerin...

    not 1: ekran görüntüsü videonun başına da dikkat ediyorum. yaya şoförün gelişine göre soldan sağa doğru karşıdan geçiyor. kör nokta yok. duran bir araba yok. duran araba yolun diğer tarafında ve şoförün görüş açısını kapatmıyor. arkadan gelen arabanın görüşü gayet açık ve çarpıyor. yayayı baya önce görmüş aslında çünkü selektör yapıyor. 3-4 kez... video da gayet belirgin. son olarak frene basılmış. ama çarpmanın şiddeti ile yaya direk havaya uçmuş. kamera açısı ve oranına bakırsa 5-6 metre dikine havaya uçmuş. aracın hızı 80-90 km olabilir. ilgili videonun 37 sn ve sonrasında gayet detaylı olabilir.

    not 2: yahu ciddi ciddi sadece yayayı hatalı bulanlar var. yayanın tabi ki hatası var ancak sadece değil... defalarca kez izledim videoyu. evet aracın şoförü frene basmış ancak neredeyse çarpma anında basmış. büyük ihtimalle ya telefonla oynuyordu ya da yanında biri varsa onla konuşuyor ve yola bakmıyordu. yayanın da hatası var. yola tam bakmamış ancak yayalara açık yollarda her zaman dikkatli olacaksın. 50 km hız sınırı olan yerde 49 km ile yayaya çarpınca yine hapse girersin. şoförün sorumluluğu daha büyüktür. bu yüzden ona ehliyet verilir. yaya ehliyeti olanı gördünüz mü ? mesela tem otoyolu ve boğaz köprüleri yayalara kesinlikle kapalıdır. buraya kaçak yolla girip arabanın altında kalırsa zaten hız sınırı da yüksek olduğundan tamamen yayanın suçu olup şoför ceza almaz. ancak bu olayda durum farklıdır. gece gündüz farketmeksizin yayaların olduğu cadde ve sokaklarda her an uyanık olacaksınız. o telefonla oynamayacaksınız. benimde önüme aniden fırlayanlar oldu. çocuk, genç veya yaşlı... birini ezdiğimi hatırlamıyorum. evet çok bağırdığım oldu hatta ve hatta hatanın neredeyse tamamı yayaya ait idi ancak o yol yayalara da açık... kullandığınız şey jelibon ile yapılmadı. kocaman ve ortalama 1.5 ton bir metal yığını kullanıyorsunuz. zaten bunun için kullanma ehliyeti alıyorsunuz. o ehliyeti size arabayı kullandığınız, trafik kurallarına uyduğunuz ve insanları ezmediğiniz için veriyorlar. yaya geçidi olsa ne fark edecek ? bu sığır yine telefonuyla oynayıp çarpacaktı. şoförün hatalı... nereden aldınız siz ehliyeti yahu ?

    not 3: özellikle istanbul sınırları içerisinde araç kullanırken dikkatli olacaksınız. telefonla konuşma veya kurcalama yapmayacaksınız. sinirli veya çok dalgınsanız araba kullanmayacaksınız. çevrenizi iyi analiz edip kör nokta olabilecek yerlerde daha da dikkatli kullanacaksınız. sokaklarda çok yavaş ve temkinli gideceksiniz. her an bir çocuk fırlayabilir. yolunuzun üzerinde park halinde olan bir araba varsa yavaşlayacaksınız. önünden biri fırlayabilir. bunları iyi analiz edemeyen insanlar birine çarptıklarında vay efendim birden bire çıktı vs. söylenmesi hikayedir. birine çarptığınızda sizi koruyabilecek iki şey vardır. 1 - o yolun yayalara kapalı olup olmamasıdır. 2 - görgü tanığıdır. gerisi masaldır, mitostur, söylencedir...

    not 4: ilgili videodaki daha da faciası... bu olaya arkadaşlarının görgü tanığı olmasına karşın ki onlara doğru gidiyor video çekiyor. ifade vermeye gittiklerinde karakoldaki polisler görgü tanığı yok diye işlemiş. polislerden şikayetçi olmaya çalışınca tehdit edilmiş. savcılıktan uzlaşmaya çağırılmış. sanırım şikayetten vazgeçme karşılığı ameliyat konusunda anlaşma var ama bu uyanıklar şikayetten vazgeçirerek üstüne yine ameliyat masrafından kaçıyorlar. bu iddialar kesinlikle açığa çıkarılmalıdır. bu işin kim varsa ciddi ceza almalıdır. ayrıca görgü tanığı tarafsız olmalı yazanlar için biri sizin evinize girdi ve eşinizi öldürdü. bu kişiyi gördünüz. kim olduğunu biliyorsun ve polise söylediniz. ancak polis dedi ki siz onun eşi olduğunuz için görgü tanıklığınız sayılmaz. bir düşünün bakalım ne kadar tutarlı ? ama benim bundan bir çıkarım olmaz diyenler için belki eşini sen öldürttün. adam tuttun. sonra o adam sana şantaj yaptı ve daha fazla para istedi. sende adamı polise sattın... emniyet teşkilatı bunun gibi binlerce senaryo ile dolu...
  • kelimelerle tarif etmenin mümkün olmadığı bir haksızlık.

    allah kimseye yaşatmasın bunu.

    ancak bu durumla yüz yüze gelen bu çocuğun sesi olmak da bizim boynumuzun borcu.
  • görüldüğü gibi türkiye'de birini öldürmek isteyip cezasız kalmak istiyorsanız arabayla çarpmanız yeterli. kaza dersiniz olur biter. serbestsiniz. planlayıp adam vurmaya, yalan uydurmaya gerek yok.
  • bu ülkede adaletin terazisini bile çalmışlar.
    (bkz: yeni türkiye)
  • türkiye'nin kısa bir özeti.

    şu ülkede herhangi bir mağdur, kurtarıcı, hakkını savunacak kişiyi haluk levent olarak görüyor.

    hak, hukuk, adalet, devlet nerede amk ya.
246 entry daha