şükela:  tümü | bugün
  • yayın balığının sivrisinek olan sularda yaşadığını bildiğimizi düşünerek anlatıyorum :
    yem:
    bu balık için en geçerli yemler sigara kalınlığında siyah sülük, iri, diri ve bolca solucan, avlanılan bölgede tutulacak ( 10 – 15 cm. boyda ) canlı balık ve canlı kurbağadır ( hayati organları zedele-meden oltaya takıp, canlı kalmasını sağlamak önemlidir ) başka bir yem de yaz günü rüzgarsız ve gölge bir yerde kurutmadan 8-10 gün çürümeye, kokuşmaya bırakılmış bir parça ettir. ( et bu duruma geldikten sonra avlanılacak yere götürmek ve oltayı yemlemek bu kokuya dayanıklılığınızı da ortaya koyacaktır ). bu yemlerle yayın avlanıldığı gibi amasya’ da yeşil ırmağın sularının azaldığı yaz günlerinde (amasya civarında kol boyu yayınlara şebek deniyor ) kaşıkla kelebek tutulduğu bilinmektedir

    avcılığı:
    kullanılacak oltanın mümkün olduğunca kalın, bırakma olta olması gerekir. oltanın kıyıya bağlanması için ise en uygunu nehir veya gölün kıyısındaki ağaçların yaş dallarıdır. balığın oltaya yakalanmasını takiben her çekişinde esneyip eski haline dönen yaş ağaç dalı hem balığı yoracak, hem de oltanın kopmasını engelleyecektir. özellikle gece oltanın bağlandığı ağaç dalını görebilmek için şerit halinde kesilmiş bez parçalarını aynı dala iliştirmeniz, ışık kullanmadan oltanızı bağladığınız yeri görmenizi sağlayacaktır.

    avı için kesinlikle sessiz olunması, suya gece ışık, gündüz gölge verilmemesi gerekir. kelebek’ de tabir edilen kol boyu yayın avı için gece veya gündüz mantarlı olta kullanılabilse de daha iri yayın avı için özellikle gece bırakma (dip) olta geçerlidir. görme yeteneğinin zayıf olması ve balığın kendine aşırı güveni nedeniyle olta kalınlığı balığı rahatsız etmez
  • oltayı, agac yelerine "aman hemen farkına varıp cekiyim" fikriyle kola bağlamak hele buna güvenip uykuya dalmak dingilliktir zira kol boyunda olan yayınların, aynı zamanda eşek boyunda olanları vardır. sizi lolipop gibi emer, iliğinizi çıkarır. aynı şekilde derinde bunun büyüğü vardır matığıyla küçük bot veya kayıkla açılan uyanıklar güzel yem olurlar.

    bunun haricinde büyük olanları, iğneye ördek takarak avlanabilir (yemin boyu balığın boyunu belirler örnk: kimse 6-7 çekirdek için kıçını kaldırmaz varsa 1 avuç alır) küçük bir bot aracılığıyla yem, istenilen yere bırakılıp, kıyıla dönülebilir. aynı şekide yemin bırakıldığı bölge kokunun balığı cezbetmesi için yemlenebilir. bunlara rağmen, büyüğünün yakalanması tamamen şansa bağlıdır günlerce beklemeyi göze alamak gerekir. çok gezen bir balık olmadığından avlanacak bölge iyi seçilmeli ve önceden tutmuş tecrubeki biriyle gidilmelidir.

    bu şerefsiz balıkların, kayıktaki adamı cekip yutma, dalgıç yutma hatta avlanıp suya düşen ördeği, yüzerek almaya giden av köpeği ile beraber hüpletme gibi efsaneleri çoktur.

    birçok tatlı suyumuzda bulunan bu balığı avlarken, jandarma baskınlarına hazırlıklı olmak gerkir. bunun için amatör balıkçı sertifikasını almak şarttır. (bulunduğunuz bölgenin tarım il müdürlüğünden 20 milyon karşılığı hemen alınabilir). adamların üzerinizi bile aradıkalrını düşünürsek yok tüfenkti, emanetti hepsini alıcağınız yerde unutmanız gerekir. olduda büyük bir yayın tuttunuz, jandarma gördü. yinede azınıza sıçarlar.
  • av zamanlari :özellikle suya cemre düştükten sonra iri boyları dağlardan eriyerek gelen oksijeni bol köpüklü sularla dolu küçük dere yataklarının büyük ırmak yada göllere açılan ağızlarından biraz içeri yumurta bırakmaya girerler. yaklaşık 15 20 gün sonra ise geri dönmeye başlarlar işte bu sırada son derece aç olur ve oltaya hevesli olarak atlarlar. küçük boylarını yani kelebek yayınları hemen her zaman tutmak mümkün olsada en verimli avı gece sessizlikte yapıldığından dışarıda gecelemeye müsait iklimlerde avı tercih edilmektedir. gerek profesyonel gerek amatör avcılıkta özellikle iri boyları için nisan ayı tercih edilmektedir

    yemler ve av yöntemleri: yem olarak tavuk kanatları, sülük,solucan, sabun, sakatat, ölü balık, et vb bir çok yemle avcılığı yapılmaktadır. en az 1 lik kalın misina ve iri kancalar kullanılır. bana enteresan gelen bir yöntem ise avda sabun kullanımıdır. bunun için kibrit kutusu büyüklüğünde bir sabun kırmadan delinir ve iğneden misinaya kadar iğne açıkta kalacak şekilde geçirilir. iğneye arzu edilen yem örneğin solucan takılır.iğneyi tam doldurması için bir kaç tane solucan takmak lazım. iğnenin dibe inmesi için kurşun ağırlık ihtiva eden bir takım kullanmak esastır. olta dibi buluncaya kadar bırakılır ve misina ilk vuruş için biraz boşluk bırakılarak mutlaka sağlam bir yere örneğin bir ağaca yada yere çakılan sağlam bir kazığa bağlanır ve oltaya bir zil ilave edilir. balık karadaki avcının titreşim ve gürültülerinden etkileneceğinden zil sesinin duyulabileceği maksimum mesafeye kadar uzaklaşmak esastır. zil sesi duyulunca oltaya çabucak gidilir ve olta çekilir, bu esnada misinayı ele yada bele dolamak oltadaki balığın büyüklüğüne bağlı olarak çok vahim sonuçlar doğurabilir. en iyisi balık kıyıya alınıncaya kadar oltayı ağaç yada kazıktan çözmemektir. balık çok direnç gösterirse onu yorarak çekmeye çalışmak ve misinanın eli kesmemesi için eldiven kullanmak gerekir. yayın avcıları mutlaka kakıç adı verilen ucu çok büyük bir olta iğnesine benzeyen bir aleti yanlarında bulundururlar. mümkünse her zil çalışında 2 kişi oltaya koşmalı ve yardımlaşma gereğinde hazır olmalıdırlar. bu balık suda daha rahat gelir ama su sığlaşıp balığın karnı toprağa deyince çekmek zor olur. işte kakıç burada işe yarar. bir avcı misinayı idare ederken diğeri kakıçla balığı çeker. bu balığın kuyruk darbeleri çok serttir. buna dikkat etmek gerekir. bu takımdaki sabunun faydası eriyen kısım akıntıyla bir ip şerit gibi oldukça uzaklara ulaşır ve sabun erimeye devam ettiği sürece bu iz kokuyu takip eden balığın olta iğnesini bulmasını sağlar.gölde de bu mantık geçerlidir. kesilmiş tavuk kafalarını tüyünü yolmadan bir gazete üzerinde biraz tütsülüyorlar, tüyler yanıp ete yapışıyor bu vaziyette iğneye gaga içinden iğne ucu boyundan görünecek şekilde takılıyor, aynı şekilde tavuk kanadıda takılabiliyor. bir başka yöntem ise sığır dalak ve karaciğeri güneş altında biraz kurutuluyor ve iğneyi örtecek büyüklükte kesilerek takılıyor.