şükela:  tümü | bugün
  • beşinci cadde'deki louis vuitton vitrininde gördüğüm sevimli teyze.
    her ne kadar bir "vahe kılıçarslan" kadar olmasa da hareketsiz durup, sağlam bir konsantrasyonla sanatını sergilemesi gelip geçen bir çok kişinin ilgisini çekmişti.

    puantiyeleri ben de seviyorum teyzecim.

    http://www.eksibition.org/…=date&c=all&hcid=1031894
  • 1929 doğumlu japon artist ve yazar.
    çocukluğundan beri gördüğü halüsinasyonlar varmış. genellikle ağ, çiçekler ama en çok da noktalar ve puantiyeler görüyormuş. genellikle canlı renklerde gördüğü bu noktalarla başa çıkabilmek için resim yapmaya başlamış. takıntılı olduğunu kabul ediyor. eserleri feminizm, minimalizm, sürrealizm, art brut, pop-art ve soyut ekspresyonizm akımı içinde yer alıyor.

    şahsımın da puantiye sevgisi çok fazla olduğundan, başta kendime yakın hissetsem de, onun puantiye takıntısının gördüğü halüsinasyonlar sebebiyle olduğunu öğrenince yanıldığımı anladım.

    ancak hâlâ ne zaman yine bir puantiyeli elbise, tişört, fular, saç bandı, şemsiye, ıvır zıvır alsam, aklıma bu uçuk sanatçı kadın gelir. hastalığıyla bu şekilde başa çıkabildiği için severim onu.
  • 1977 yilindan beri kendi istegiyle tokyo'daki bir akil hastanesinde yasamaktadir.
  • kendini tekrarlayan puantiye ve desenler takıntısı sadece görsel halüsinasyonlardan ibaret değildir. batının kaotik düzensizliğine karşıt olarak, doğunun mantralardaki gibi kendini ebedi tekrarları şeklindeki bakış açısını yansıtır.

    doğu kültürüne göre bir kelime veya cümle bir mantra olabileceği gibi, onun eserlerinde de örneğin bir balkabağında veya bir odada düzenli ve bazen sonsuza dek süren desenler olabilir.

    bu arada "gördüğüm halüsinasyonlarda, puantiyeler beni sonsuz bir merdivende kovalıyorlardı" derken, japonya'dan abd'ye göç etmesinden ama doğu kültürünün hala bilinçaltında canlı kalmasından bahsediyor olabilir...
  • japonya'nın yaşayan en büyük sanatçılarından biri kabul edilen yayoi kusama , tam elli yıldır takıntılarını,halüsinasyonları (bkz: puantiye)lerle anlatıyor.feminizm,minimalizm,sürrealizm,art brut,pop ve soyut ifadecilik akımlarıyla anılıyor ama, o kendini sadece ''takıntılı bir sanatçı'' olarak tanımlıyor.
  • bir tane eserini almak istediğim muhteşem insan.
  • hezeyanlarını polka-dot ile savuşturan japon sanatçı.
  • eserlerinden biri 2008 yılında new york’taki christie’s müzayede evi’nde 5.1 milyon dolar gibi rekor fiyata satılmıştır.
  • nihayet muradına erip ülkesi japonya'da kendi müzesini açan sanatçı. bir de gönüllü olarak akıl hastanesi' nde mi çalışıyormuş neymiş öyle bir durumda var. çok ilginç bir pop art sanatçısı. kendi halisünasyonlarını çizdiğini söylüyor ama hangisi gerçek hangisi halisünasyon nasıl ayırt ediyor hayret.