şükela:  tümü | bugün
  • bitecegi kabul edilerek baslanan.
  • tadi damakta kalan, tüm güzelligi ve özelligi ise tadimlik olmasindan kaynaklanan, askin en su katilmamis hali...
  • her yaz basa gelen ve kisa iliskiler rekoruna atilan imzayi kolaylastiran ask turu.(bkz: yeni bitti) (bkz: kisa surdu)
  • askin asiri eglenceli olmasini saglayan tum faktorleri kisa zamanda biraraya toplayan ask turu.
  • (bkz: yaz geçer)
    (bkz: terastaki havlu)
  • aşk mevsimi olarak anılan ve hormonların coşması neticesinde insanı arayışa sürükleyen ilkbahar'ı yalnız geçiren iki insanın, yazın, genellikle tatil mekanlarında mıknatıs gibi birbirlerini çekme durumu.*
  • minimum sorumluluk ve kumaş parçası, maksimum eğlence ve zevk.
  • genelde gonul eglendirmeye yonelik bashlayan ask bicimi. yaz bitimiyle sona erer. sona yaklastikca daha fazla seviselim tribine girilir bazen.
  • (bkz: tatil asklari)
  • "gecen haftasonu yazliga gitmistik ya, orada gordum onu" dedi. utaniyor, sikiliyor, halden hale giriyordu bunu soylerken.
    "rahat ol yahu," dedim, "adam gibi anlatacaksan anlat, yoksa ben gidiyorum."
    basladi arkasindan atli kosturuyormus gibi anlatmaya, sanki butun hikayeyi bir nefeste anlatmak istiyordu deli sey. "bizim yan komsular var ya, firat'la ayse. iste onlarin kuzeniymis, ziyarete gelmisler. ogleden sonraydi, bahcede yayilmisim mis gibi. baktim yan taraftan bir gurultu bir patirti. gittim duvarin oraya, 'lan ayse, keyfimin icine ediyorsun, dikecem o agzini' diye bagiracagim sozde. onu gordum. balkondaydi, balkonun duvarina tirmanmis onundeki agaca uzanmis. ne yapiyor bunlar diye sasirdim once. ayse teras katindan asagi "cabuk ol kiz, daha pamuga gitcez!" dedi. bu guldu, "bogaz tokluguna calistiriyorlar bizi gozu korolmayasicalar. pamugun yovmiyesi iyi de... ihlamur, visne, dut derken pamuga sira gelir mi?" dedi. bak nasil hatirliyorum. meger oyle balkon duvarlarindan uzanarak, teraslardan sarkarak agactan ihlamur ciceklerini topluyorlarmis. oyle bakakaldim ben. bu bir yandan dengesini korumaya calisiyor. sonra daha da yukaridaki dallara uzaniyor. topladigi cicekleri de beline bagladigi naylon torbaya koyuyor. cene de durmuyor ha, ayse'ye laf yetistiriyor surekli. "irgat olacaksak tam olalim" deyip boyle "aya-ginda kunn-dura, aya-ginda kunn-duraa, yar ge-lirr du-ra du-raa" diye basladi sonra. sanki dizlerimin bagi cozuldu onu izlerken. baygin baygin ihlamur kokuyordu her yer."
    ihlamur ya, tabii ki. ben de tam bu yakinlarda bir geceyarisi ihlamur kokularina batip cikmis barbarosta cakirkeyif yururken kolkola "batsin bu dunyaggg" diye cigirdigim adama aslinda asik oldugumun farkina varmistim ya. var demek ki birseyler bu baygin ihlamur kokusunda. "ee, ihlamur kokusu diyordun?"
    "hmm. yaz iste. bu da boyle bir yaz aski" dedi.
    yaz aski, yazlik aski ve yaz kampi aski arasindaki teorik ve pratik kavramsal farkliliklari irdeleyesim vardi, o ihlamur kokusunu kafamdan atmak icin yazliklarda, kamplarda, sahilde kumsalda kolkola simsicak o insanlara taksam dedim kendi kendime.
    o ise "ibne firat, hic bahsetmediydi ondan. of ulan offf! bir gulusu vardi, ihlamura uzandikca acilan bir gobecigi vardi..." dedi...
    besbelli divane etmis onu yaz aski.
    oysa o benim dort mevsimlik askimdi.