1. yaz yaklaşırken aklımıza tekrar düşen, belki de hiç aklımızdan çıkmayan fotoğraflar. onlarcası çekilmiş, unutulmuş; kim bilir bir o kadarı çekilmeyi bekliyor. nihayetinde öğle yemeğinde dilek pastanesi'nin terasında gördüğüm güneşten aldım haberi; yaz geliyor, belki hoşnutsuzluğumuzun, belki başlangıcın mevsimi... aslında yaz fotoğrafları bakarsın üzgün dönerim'den bir birhan keskin şiiri. yazın "tozlu yollarından geçtiği uzak iklimlerden şarkılar" (dranas) getirmesini bekliyoruz; en çok unuttuğumuz seslerden, unuttuğumuz şarkıları; şimdi uzaklarda olanların şarkılarını.

    "sevgilim beni geçmiş yazlara sal
    küçük ve kırık aşklara
    limanların plonje çekilmiş fotoğraflarına sal
    aylaz çiçeklerine evlerin, bakımsız sokaklarına
    sen de bir ucunda kal balkonların
    gülümse" (birhan keskin)
  2. bir birhan keskin şiiri.*

    1

    sevgilim beni geçmiş yazlara sal
    ılık yaz akşamlarına
    denizin ve göğün ritmine sal
    dalganın ve günün beyazına.
    sen de kıyısında kal dalgaların
    gülümse.

    sevgilim beni geçmiş yazlara sal
    küçük ve kırık aşklara
    limanların plonje çekilmiş fotoğraflarına sal
    aylaz çiçeklerine evlerin, bakımsız sokaklarına.
    sen de bir ucunda kal balkonların
    gülümse.

    sevgilim beni geçmiş yazlara sal
    uzun mendireklere, akşamın alacasına
    yorgun dönülen pansiyon odalarına sal
    sen de kapı aralığında kal odaların
    gülümse,

    anı oluyor fotoğrafların.

    2

    ben senin için gökyüzü oldum
    fırtına oldum
    geldim ve gittim
    kanat çırpmazsan olmaz
    anlamadan deniz nedir,
    huzur mudur, durur mu öyle?
    kim bilir akşam nedir,
    yüzüm kavuşur mu?

    ben senin için kanlı ırmaklar oldum.

    yüzümün akşama kavuşması ol
    kanat ol, dinginim denizim ol
    fırtınada duranım ol
    tekrar ol
    tekrar ol,

    ellerini unutmadan
    ellerini hiçbir yerde unutmadan
    tekrar ol
    tekrar ol.

    3

    içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    çalsın şimdi valsler
    mumlar hüzün aksın
    hazırım
    eski bir konakta
    aklını yitiren kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    geçsin şimdi trenler
    raylardan gece damlasın yüzüme
    hazırım
    uzak bir şatoda geceleri dolaşan
    kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    geçsin şimdi aramızdan
    porselen sesleri ve kahya
    dışarıda yağmur gümüş ve barok yağsın
    hazırım.. rımm.. mm
    bu uzun masada, uzak
    kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    yanıltıyor.

    4

    yüzünün
    kuytuluklarında büyür kadının
    sorular
    tarifi ve tasnifi olmayacak
    aşklar giyinir
    öyle çıkar kış sokaklarına,

    dışarıda kar usulca söylenir.

    her sabah sayarak kendini
    acil ve itinalı aşklar biriktirir
    sevgilinin koynunda mavi bir deniz
    göklerinde kumral olacak kadar,

    dışarıda kar usulca söylenir.

    kışın
    kuytuluklarında büyük kadının
    sorular
    tarifi ve tasnifi olmayacak
    incelikler giyinir
    bir hattat edasıyla çıkar
    kış sokaklarına,

    dışarıda kar usulca söylenir
    içimde kirli
    kekeme çocuklar büyür.

    dışarda kar usulca söylenir
    içimde gidilmemiş parklar
    dedesi olmamış çocuklar üşür.

    suskunluğu ve dilsizliğinde
    büyür kadının sorular
    içimde yağmurlar boşaltan çocuklar
    elimden şeker
    yüzümden şaşkınlık düşürür.

    kendime de kırıldım az çok
    hayatımdan teğet geçen kadınlara
    olduğu kadar,

    dışarda kar...
  3. "hazırım
    eski bir konakta
    aklını yitiren kadının olmaya." kısmına vurulduğum bir birhan keskin şiiri.
    anlatımı güçlü, akışı sade... seviyorum.

yaz fotoğrafları hakkında bilgi verin