şükela:  tümü | bugün
  • 'yaz saati uygulamasında hükümetin neden inat ettiğini
    ya da çook mühim, çook önemli gördüğünü anlayamayacak kadar
    salak olduğunu bilmenin davranışlarına yansıyan dayanılmaz ezikliği'
    olması gereken başlık olacaktır.
  • rakamlara bakmamaktan ve ezbere konuşmaktan ileri gelen durumdur. çünkü çok büyük olmasa da gerçekten tasarruf sağlıyor ve herkesin hayatını etkileyen, herkesin duyduğu bu konuda hükümet, uygulama başarısız bile değilken sırf kamuoyu tepki gösterdi diye geri adım atmak istemiyor.

    edit: bu konuda rakamları soran arkadaşlar olmuş. gerçekleşen rakamları itü geçen haftalarda açıkladı. bunlar şöyle olur böyle olur değil, uygulanan politikanın sonucunda "gerçekleşen" rakamlar ve ölçülen düşme.

    https://www.dunya.com/…bir-turlu-bitiremedik/387131
    http://www.hurriyet.com.tr/…porlarini-kamu-40620967

    rakamların düşmesinin sebebi şu. yapılan ölçümlere göre türkiyede gün içerisinde iki ayrı saatte tüketim yükseliyor. biri saat 11.00 gibi, çocukların okulda, babanın işyerinde, annenin evde elektrik tükettiği, ev kadınlarının çamaşır bulaşık makinelerini vs açtığı saat. bu saatte deli gibi elektrik kullanılıyor. bu saatte tüketimi düşürmenin yolu yok. sonra çamaşırlar, bulaşık makinelerinin işi bitiyor, sabah toplantısından sonra işyerlerinde dışarı çıkan çıkıyor, elektrik tüketimi düşüyor.
    ikinci yükseldiği saat ise akşam saatlerinde ışıkların açılmaya başladığı, elektrikli sobaların vs çalıştığı saatlerle iş saatlerinin çakıştığı saatler.
    her iki saatte de 3 ayrı merkezde birden elektrik tüketiliyor. bu zirve tüketimlerden ilkini düşürmenin yolu yok, ama yaz saatinde kalıcı olunarak akşam saatinin herkes ayrı merkezde elektrik tüketirken gelmesini engelliyorsunuz. herkes eve dönünce ancak akşam oluyor, buradaki 1 saatlik oynama pek çok aile açısından 3 merkezde değil tek merkezde elektrik tüketimi anlamına geliyor. yani sabah 3 merkez, akşam 3 merkez yerine sabah 3 merkez, akşam 1 merkezde elektrik tüketilmiş oluyor. kabaca böyle.
    bu 1 saat çok büyük kazanç olmasa da ülkenin total faturasını düşürüyor. geçen sene bu rakam 539 milton tl olmuş. kabaca 140 milyon dolar türkiye geneli tasarruf yaşanmış. az para mı, çok para mı, bakış açısına göre değişir. ama sabah erken çıkıyorum, elektrik daha çok yakıyorum, artış var, diyenler yanılıyor. tüketim sadece ev tüketimi demek değil çünkü. her yer elektrik tüketiyor, fabrikalar da, okullar da, avm'ler de.

    bu durum kabaca dağınık köyleri birleştirip tek köye dönüştürelim, elektrik tasarrufu yapalım gibi bir mantığa dayalı yani. nitekim tasarruf da oluyor.

    son olarak elektrik mühendisleri odasının bu konuda ne yorum yaptığı çok da önemli değil. elektrik mühendisliği, türkiye'deki elektrik tüketimini, elektrik piyasasını ve fiyatlarını takip eden bir meslek grubu değil. o mantıkla bakarsak petrol tüketimini en çok arabalar yapıyor, türkiye'nin petrol ithalatı ve varil fiyatı konusunda makine mühendisleri odası açıklama yapıyor mu? elektriği barajlar üretiyor, doğalgaz çevrim santralleri üretiyor. konutlar ofisler tüketiyor. elektrik tüketimi konusunda inşaat mühendisleri odası açıklama yapıyor mu? elektrik, ithalatı, ihracatı, piyasası, borsası, dağıtıcıları olan diğer mallar gibi bir maldır. elektrik üretiminde teknik bilgisi olan uzman, otomatik olarak bu malın dış ticaret dengesi ve tüketim eğilimleri hakkında da bilgi sahibi olmaz. bunlar ayrı şeyler. açıklama yapsın, ama onu da o kadar tınlamak lazım. bunu da mesleğini yapan bir mühendis olarak söylüyorum. meslekten de kimin neye uzmanlığının olduğunu bilerek konuşuyorum.
  • hırsızların ekseriyetle gece çalışmayı sevdiğini düşününce...
  • rakamlar makamlar diyen arkadaşlar o rakamlara neyin rakamları olduğunu bilmeden konuşmasın lütfen. tasarruf sağlanan yerler sadece devlet kurumları. evet doğru devlet kurumları daha az elektrik kullanmış oluyor ama vatandaş sabahın köründe uyanıp evinde daha lamba açmak zorunda kaldığı için daha fazla elektrik tüketiyor. her durumda olduğu gibi devlet kazandı vatandaş kaybetti.
  • (bkz: kimden ötürü),
    damat ferit'ten ötürü.
  • sabahları agresif uyanıyorum. hep aynı saatte yatmama rağmen 15 gündür uyanmakta zorluk çekiyorum. 6-7 yaşında bebeler bir gözü açık yollara çıkıyor yazıktır.
  • olay ve hesap basit. hiç öyle düşündüğünüz gibi alengirli bir durum yok ortada.

    yaz saatine göre bugün istanbul'da sabah ezanı 06:14 'te idi. yani saat 6'da kalkan ve yaz saatinde ısrar eden yöneticilerimiz namazlarını kılıp tekrar uyumadan güne direk devam edebiliyorlar. fakat eski yani normal saatimize göre olsaydı bu 5.14 olacaktı. eh haliyle o saatte işe gidemeyeceklerine göre tekrar yat/kalk yapacaklardı. bölünen uyku, rahatın bozulması vs. derken çözümü saatleri sürekli yaz saati yapmakta buldular.

    bu sürekli yaz saati nedeniyle yaşanan keşmekeş, ögrencilerin karanlıkta yollara düsmesi, harcanan fazladan enerji ile milli servet kaybı falan aslında ne kadar basit birşey için yapılıyor.
  • nedeni basittir efendim. ortada bir tasarruf söz konusu değil, aksine bu kadar karanlıkta yaşamak tüketimi arttırmıştır ve doğal olarak da fazla tüketilen elektrik satışı hükümetin bir başka indiragandi faaliyetidir. ısrar bu yüzdendir.
  • bütün yandaş zenginler enerji işine girdi. tasarruf falan değil mevzu. şimdi devlet enerji işine giren yandaşına alım garantisi veriyor. tabi bu kadar elektriği nereye sokacak bir şekilde harcayıp nakite çevirmesi lazım. karanlıkta milleti ayağa diksin ki para kazansın sevgili yandaş akoğlanlar.