şükela:  tümü | bugün
  • heleki ek$i sözlükte yazar olmak mis.
  • 9 eylül universitesi güzel sanatlar fakültesi tiyatro bolumundeki yazarlik ana bilim dalindan mezun olanların, hayatta hic bir sey yazmasalar bile olduklarını sandıkları sey.
  • yazdıklarını, kendi beğenisinden çok, başkalarının beğenisini (kıvam, kural, format, prensip, üslup, uyum, ahenk) düşünerek paylaşmak (yayımlamak, entry girmek:> ) ya da paylaşmamak hususunda karar alma yetisine sahip olan ve bu kararı doğru almayı başaran ve uygulayan eli kalem/klavye tutan ve daha pek çok (güzel olan/olmayan) özelliği bulunan erdem sahibi kişidir... marquez'in on iki gezici öykü adlı kitabındaki "bazı yazıların ne başı vardır ne sonu: kıvamını bulur ya da bulmaz... bulmazsa, insanın hem kendi deneyimi, hem de başkalarının deneyimleri, çoğu kez onu çöp sepetine atıp başka bir yoldan yeniden başlamanın en sağlıklı çare olduğunu öğretir ona. kim olduğunu anımsayamadığım biri, avutucu bir cümleyle ne de güzel söylemişti: 'iyi bir yazar, yayımladıklarından çok, yırtıp attıklarıyla değerlendirilir' " sözleri kafidir belki bunu anlatmaya... fazla söze ne hacet!
  • zamanı silmeyi gerektiren durum, zira zamanda yapılan eylemin ismi yazmak. insan yazar olmaya çalışıyorsa önce yazdıklarına kıymayı, onları silip çöpe atmayı öğrenmeli. yazar olmak için bazen yazıları silmek gerekiyor, bu da acıtıcı bir şey işin başlarında. tabi ancak silinenden çok kalan olduğu sürece insan yazar olabilir. peki ya başka bir bağlamda, silinenler yazılanlardan her zaman çoksa, o zaman ne olunur: işte o zaman süper yazar olunur çünkü arkada bırakılan bütün eserler silinmiştir, eserlerin gölgesi değil yazarın gücü salınır yeni doğacak metinlerin üzerinde. kitapları tarihin çöpüne ata ata büyük yazar olunur işte böyle.
  • bir süreçtir. insan önce rahatlamak, kendisine iyilik yaptığını hissetmek için yazmaya başlar. sonra sonra alışkanlığa dönüşür. kalem ve kağıt buluştuğunda ya da klavyenin başında bambaşka işleri için çalışırken ansızın ruh hali değişir yazarın, yazmaya başlar. belki uzun bir öykü, belki bir roman.
  • yok canım sözlük yazarlığı değil bu. bildiğin -veya bilmediğin- yazarlık, kelimelerin kitaba döküldüğü cinsten..

    bencillik işi başta.
    kendi yazdığın kelimelerde bir fark göreceksin, kimse göremese de. güveneceksin kendine. ve kendi düşüncelerini başkalarına okutmak isteyeceksin. inanç işi; kimse inanmasa bile sana, sen inanacaksın kendine ve kelimelerine.
    bir noktadan sonra kendi dünyanın tanrısı olmak aslında. tanrı olmayı kaldırabilmeli bu yüzden yazar.. yarattığı ve yön verdiği karakterlerle, insan kendini tanrı hisseder zira.
    insanın çocukluktan itibaren dille, kelimelerle arasının iyi olmasıyla başlar bu aslında. onlarla kurduğu bağla alakalıdır. kimi "yazar"ların dediği gibi de dil öyle oynanabilecek, elastik birşey değildir. kendi ekleme/çıkarmalarınla bir dille oynamış olmazsın, zira onu yıkarsın derinden derinden -bir yazar olarak.
  • takribi 32 ışık yılı sonra benim için de gercekleşecek hayal ötesi mevzu.ama bak gercekleşecek diyorum! kesin konuşuyorum,bir bildiğim var elbet.
  • sabır gerektiren durumdur.
  • güzeldir insanlara açılabilmek, yolculuğa benzer yazar olmak. çarptığının haritalar ya da insanlar olması arasında bir fark yoktur. ekşidirde.