şükela:  tümü | bugün soru sor
  • uşaktaydım ve 16 temmuzda eşimi ve 6 aylık kızımı ıspartaya almaya gidecektim. aklıma gelen tek şey onlara ulaşamayacak olma durumum. bu durum beni çok rahatsız etti. tabi genel kurmay başkanının esir alındığı bilgisi, 1 ordu komutanının açıklamaları, başbakan ve cumhurbaşkanının açıklamalarını izleyince darbenin olumsuz sonuçlanacağını anlamış ve içim rahatlamıştı.
  • arkadaşla birlikte karanlıkta bilkent gölüne giderek su pokemonu yakalamaya çalışacaktık, darbe girişimi oldu yarım kaldı. 40 yılın başı pokemon avlamaya çıktık onda da darbe girişimi oldu.
  • yurdum gerçeklerini mümkün olduğunca takip eden pek sayın şahsım adına, tam da o esnada tvde ekonomi kanalı açıkken vefacebook'ta tesadüfen çarşı grubunun sayfası açılmışken, kanlı canlı, eş dostu arayıp, iyi, güvende olduklarını öğrendikten sonra biraz rahatlayıp, her olağan yurdum vatandaşı gibi, noluyor yine amk lan diye gelişmeleri takip edip, tepeden bol sesli gürültülü uçakların da geçişiyle güzelce tırsmak.

    80 darbesi sonrası kuşağı olup, o leş, ülkede sözde güven ve huzur ortamı sağlayacağız iddiasıyla, o güne dek tonlarca suç işlenirken kılını kıpırdatma gereği duymayan ve ülkenin geleceğini acımasızca katledip, keyfi işkencelerle de, bu, yerinde kabul edilen, büyüklerimizin darbe dönemini az biraz incelemiş biri olarak, 15 temmuz gecesi darbe girişimini, tırsmamı dengeledikten sonra, böyle darbe mi olur, dalga mı geçiyorlar diye takip ederken, çarşı grubunun yurdum gerçeklerine daha aşina olduğundan, ben yaşananları henüz algılayamamışken, adamların, böyle canlı yayında şov yapar gibi darbe marbe olmaz diye o an itibariyle bu girişimi kavramaları.

    cuma akşamı, haftanın en işlek, rahat zamanında, yurdumun sadece iki şehrinde bu heriflerin harekete geçip, başbakan, siyasetçiler rahatça tv kanallarına bağlanıp açıklamalar yaparken, üstüne de artık her olağanlaşmış katliam haberlerine yayın yasağı getirildiği bir dönemde, tüm ülkenin rahatça, yasaksız engelsiz, bu darbe faslı girişimini yuh amk kim bizle dalga geçiyor, göz göre göre kimler napıyor, böyle darbe mi olur diye merak ve öfkeyle takip etmek! he trt'de, darbe yaptık diye de bu herifler boy gösterir.

    ve sayın cumhurbaşkanımızın da sonunda telefondan cnn yayınına bağlanıp, halkımızı meydanlara çağırmasıyla, hee bu girişimi yapanlara karşı, yurdumun silahlı güçleri karşı karşıya getirilmeyecek, tamam da bu heriflere karşı, sivil halkım nasıl direnecek, böyle acımasızlık mı olur diye gelişmeleri takip etmek. bu esnada camilerden de sela okunur. (bu olay öncesinde yakın zamanda yüzlerce şehidimiz için niye okunmuyorsa artık!)

    e haliyle o canilere karşı, halkım direnip, bu darbe girişimini etkisizleştirmeye başlamışken, şehit haberleri gelmesi ve darbeyi düzenleyen generaller üst rütbeliler bir şekilde yırtabilir diye düşünürken, rütbesiz erlerin başına neler gelecek, ya hain olup, kendi halkına ateş açacak ya da diye endişelenmek. çarşı grubunun, sokaklara çıkmayın, kaosu arttırmayın mesajını okumak, buna hak vermek.

    gece yarısı itibariyle de, çok kısa sürede bu girişim büyük ölçüde bastırılmışken, onca şehit haberleri malesef , doğal olarak gelmişken, yurdum halkının pek duyarlı bazı kesiminin, arabalarının kornasına basarak bir kutlama havasıyla meydanlara gitmesini, yani şehit olanların, yaralananların acısını hiçe sayıp, kendilerine yakışan barbarlıklarıyla, maç kazanmış gibi şen şakrak coşkuyla yola çıkmalarına şahit olmak.

    ve meydanlardaki sivillerin haklı zaferini kutlamasına bakarken, pek saygın şeriatçı tayfanın da sokakları doldurmasıyla, çarşı'nın, dışarı çıkmayın uyarısına hak vermek. (böylesine fazlasıyla hassas bir ortamda iki zıt grup karşı karşıya gelse fena sonuçları olurdu haliyle)

    en son şekliyle ertesi günse, fetöcü diye tabir ettikleri, sivilleri katledip, devlet büyüklerimize hiç zarar vermeyen bu gt herifleri, o konumlarına çıkaranların, tabi ki istifa etmek, yargılanma gereği hissetmek gibi olması gereken yola çıkmaya tenezzül etmemeleriyle geçen iki gün.

    oh, yurdumda yine siviller bolca katledilir, tepedeki büyüklerimiz, bunca şehit acısına katkıları pek doğal şekilde olmadığından, şaşalı hayatlarına devam eder, ne olduğu belli, üç günde ortaya çıkmayıp, ülkenin en kritik noktalarına getirilen cemaatçi hazretlerinin lideri, amerikasında gelişmeleri rahatça takip eder, yurdum halkı da yolsuzlukların, hırsızlıkların asla yaşanmadığı, hukukun bağımsız, tarafsız işlediği ülkemde, üç kuruşa yaşayıp gidip, yine mağdur ilan edilenlerin peşinden gitmeye devam ederek...! zaten sayın cumhurbaşkanımız da bu süreç işlerken, özür dileyip, meseleden sıyrılır. la onun ne suçu var, o mu getirdi bu son katliamı yapanları başa?

    tabi ki yakın zamanda da ülkede ne kadar muhalif, fetö'ye karşı can siparene çarpışmış kemalist ve bu fetö yapılanmasına ucundan kıyısından kendince bulaşmış, kimseye bir zarar veremeyecek büyüklükte garibanlar da, ohal kanunlarımızla hapse tıkılır, pek anlamlı! haydee yarın meydanlara gidip kutlayalım, yeni, manidar bir tarihimiz daha oldu!

    he bu leş son katliamı işleyen, üst rütbelere getirilmiş generallerimizin görüntüleri, yakalandıktan sonraki halleri de, kendileri henüz yargılanmadan, sosyal medyada teşhir edilir. üstüne de bu katliamdan sonra başka ülkelere sığınmış birileri, yurdumun büyüklerince bu ülkelerden istendiğinde, adamlar da, üstüne üstlük o yargısız infaz görüntülerü ayan beyan ortadayken, adil yargılanacaklarına inanmıyoruz diye, bu adamları vermez. haydee gaza gelelim yine, onurlu basınımızın da katkısıyla bu haçlı, türke düşman haçlı nazi bilmemneleri yine yapacağını yapar, e pes!
  • benim olayım biraz garip açıkçası. nargilecideydim ben arkadaşlarla oturmuş sohbet muhabbet ediyorduk ve mekanda çalışan arkadaştan köz istedim adamsa abi darbe oluyor içerde onu izliyorum bitsin tazeleyeyim diyip içeri gitmişti o an şok yaşamış olsam da şimdi düşününce adamın sakinlikle kurduğu bu cümle komik kaçıyor.
  • kuzenlerle toplandık bir pes atalım dedik. salona girdiğimizde köprünün kapatıldığını gördük. terör olayı felan zannettik ilk önce. canlı bomba felan bırakmışlardır diye düşündük. sonra işin rengi değişti. darbe olduğunu anlayınca bir mala bağladık. eş dostu aradık haber verdik. trt'de o ablamızı görünce yuh amk dedik. sıkıntılıydı.
  • köprü az önce kapatılmış, henüz kimsecikler sokağa dökülmemişken aniden gelen bir tweet ve hamdolsun çağrıya karşı gaflete düşmeme: https://twitter.com/…zbag/status/754056352541147137
  • arkadaşımla gece dolanıyoruz, önünden geçtiğimiz bir kafenin bahçesindeki televizyonda trt açık, evden çıkma yasağı gibi bildirimleri okuyor ablamız.
    a: la evden çıkma yasağı diyorlar olum bunlar ne?
    b: la siktiret, biz zaten dışardayız, evde olanları kapsıyor bu.
  • darbe başarısız oldu o tamam da öteki ne güzel aradan çıkacaktı, o niye olmadı düşüncesi.
  • ben o gece, önce kartal'a gittim, sonra da boğaziçi köprüsü'ne geçtim. yeğenim de oradaydı. araba ile hastaneye yaralı taşıdık. iki kez çapraz ateşin altında kaldık. ben hafifçe kolumdan, yeğenim de bileğinden yaralandık. yine de durmadık. sabaha karşı yine köprüdeydik. roket atılmadan önce, polisin getirdiği yaralı iki kişiyi daha alıp hastaneye götürdük. arkamızdan patlama sesleri geldi.

    16 temmuz'da ise çatışmalar sabiha gökçen havalimanı'nın orada devam ediyordu. çok sevdiğim bir arkadaşımı ve ailesini havalimanına götürmeye çalıştım, ama uzun araç kuyruğunu ve ileriden gelen silah seslerini duyunca, arkadaşıma, "istersen sen git, ama yengeyi ve çocuğu bırakamam", dedim. çocuk da bir yere gitmedi...

    bir gece önce akrabasını hastaneye taşıdığım ve benden telefon numaramı alan bir vatandaş aradı. üzerimdeki kanı görmüş. ben de hastaneye gittim. gerçi önemli bir şey yoktu. kurşun sıyırıp geçmiş hafifçe. yine de --sağ olsunlar-- iki gün bırakmadılar.

    o gece hepimiz çok büyük bir badire atlattık. hepimize geçmiş olsun.