şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: alaçatı muhallebicisi)

    kahvaltıdan kıl çıkmıştı. değiştirin deyince de %3 kıl çıkma ihtimali var deyip değiştirmemişlerdi.
  • (bkz: teknosa)
    (bkz: ağaoğlu)
    (bkz: kızılkayalar)
    (bkz: ülker)
    (bkz: atv)
    (bkz: a haber)
    (bkz: star)
    (bkz: sabah)
    (bkz: milliyet)
    (bkz: yenişafak)
    (bkz: akit)
    (bkz: akp)
    (bkz: hdp)
    (bkz: mhp)
  • firma tanımlaması dışında ''marka/kurum'' şeklinde de ele alınarak geniş bir bakış açısı ile değerlendirilebilecek olan boykotlardır.

    sıradan bir vatandaş olarak ilişiğimi kestiğim firma/kurumlar;

    atv: ''tarafsız yayın ve habercilik'' ilkelerini çok uzun bir süre önce kaybeden, hükümet, başbakan ve cumhurbaşkanının iyice özel kanalı haline gelen, esasında da ''özel'' olan televizyon kanalı. bünyesinde bulunan a haber ve a spor ile birlikte evimde bulunan iki televizyonumdan da uzun bir zaman önce sildim. bulunduğum ortama sokmam, izlemem/izlettirmem.

    metro turizm: trafik kurallarını sürekli ihlal etmelerini kendilerine şiar edinen, şehirler arası otoyolda en çok kaza yapan firma olmalarının yanı sıra, trafik ve seyahatte diğer sürücüler ve vatandaşlar ile tartışmalarıyla iyice nam salan taşımacı. ayrıca dünyaca ünlü ''muavinleri'' onları özel kılan bir diğer neden. neyse, gideceğim güzergahta yalnızca onlar hizmet verse de, binmem. özel araç ile giderim yine de tercih etmem.

    mado: gezi parkı eylemleri sırasında kapılarını polis şiddetine maruz kalan insanlara açmayıp arkadan kitleyen, su dahi satmayan ve hatta insanları tartaklayan çalışanlarını asla unutulmadı. sattığı ürünleri ve verdiği hizmeti sağlamayan başka firma mı yok sanki? çok uzun zamandır tercih etmiyorum, etmeyeceğim.

    kızılkayalar: yine gezi parkı eylemleri sırasında halka sırtını çeviren ve onları aşağılayanlardan. ürünlerinin tadını dahi unuttum. yiyecek başka hamburger mi yok allasen?
  • yoktur. çünkü, türkçede "kesin" sözcüğünün vurgusu pozitiftir. mesela düşünelim, "o filmi kesin görmelisin!" cümlesindeki kesin sözcüğünün görevi cümleyi pozitif anlamda vurgulamak, yani onu pekiştirmektir. olumsuz bir fiil kesin sözcüğü ile vurgulanmaz, onun yerine "sakın" kelimesi kullanılır. bu yüzden bir markadan uzak durulması tavsiye edilirken "sakın almayın" denilir.

    20 yıldır dahi anlamındaki de'nin yazımına ilişkin mücadele yürütmesek buralara geleceğiz de işte bunlar hep ileri seviye kalıyor diye ses etmiyoruz.

    düzenleme: başlığın aslı "kesin almayın dediğiniz markalar" idi, bu giri de ona ithafen yazıldı. moderasyon sağ olsun gerekli düzenlemeyi yapmış.
  • (bkz: nusr-et)

    param da yetmiyor zaten orasını karıştırmamak lazım.
  • (bkz: turkcell) onu turkcell yapan değerleri unutup yönünü geri dönmesi sebebiyle.

    (bkz: cinemaximum) reklamların uzunluğu ve patlamış mısır kazığı sebebiyle
  • ben (bkz: pınar) diyorum.

    çok şükür bugün de anket doldurduk.
  • (bkz: arçelik)
    yıllar önce ben gariban işsiz bir mühendis iken, beni sıra - kuyruk hiçbir şey olmadığı halde mülakat için tek başıma 1 saat 40 dakika bekletip 5 dakikalık kovar gibi mülakat yaptıkları için.

    (bkz: bağdat baharat)
    o arkadaşa mülakatta yapılan muameleden sonra 3 hanenin baharat tercihini zorla değiştirdim.

    (bkz: tekin acar)
    yurtdışından parfüm getirtmeyi yasaklattigi ve gümrük vergisine domalmamiza neden olduğu için.

    (bkz: vestel)
    kendi ürünü satsın diye ithal telefona ek vergi koydurmaya uğraştığı için. yukaridakinin laciverti.

    (bkz: teknosa)
    ilk kurulduklarinda sahip oldukları tüm kalifiye personeli siktir edip yerine iş nedir bilmez part time öğrenci doldurdukları için.

    (bkz: garanti)
    kredi karti vermek için 10 takla attılar neyse kabul ettim bilgilerimi paylastim. ertesi gün huysuz bir teyze beni arayıp patronumla görüşmek istedi. sanki ben kart almak için yalvariyormusum gibi bir atmosfer yaratmaya çalışması takdire şayandı. neyse siktiri çektim tabi.

    daha çok var da yaz yaz bitmez.
  • hurriyet.com

    pek yakında: turkcell

    mümkün oldukça: ülker

    geziden beri: mado

    bilumum yandaş medya yayın organları.

    edit: nasıl unutmuşum asıl lig tv
  • burada yazanların çoğuna katılmamla beraber, (bkz: yörsan)
    400 işçiyi sendikalı oldukları için çıkarmalarını unutmayacağım