şükela:  tümü | bugün
  • evlenebilmek. ama bir ömür huzurla beraber olabileceğim birisiyle.
    dalga geçmeyin lan, nolur.
  • yaşamak
  • aurora borealis görmek. türkçe karşılığıyla kuzey enlemlerindeki ''kutup ışıkları'' ya da ''kuzey ışıkları''. en büyük hayalimden de öte bir şey bu. dünyadan çıplak gözle görülebilen gökyüzü harikası. hatta bana göre gökyüzünün en harikası. güneşin batışına hayranlığımın yanı sıra bu olaya mazhar olabilirsem bir gün, o sarhoşluk sırasında eğer çok olmayacaksam yanımda sevdiceğim kişisi de olsun. işte o zaman daha bir güzel olur sanki. paylaşmayı sevmem bir yana; olay karşısında neler yaşayabileceğimi kestiremediğim için heyecanıma yenik düşebilecek kalbim konusunda yardımı dokunabilir. o ışıkları görmeden öleceksem de gözüm açık gideceğim. ölmek çok kötü! oraya gider de ışıkları göremezsem eğer, bir kutup ayısı bulurum herhalde görecek. evet bulurum.
  • babamı gitarist yapmaktı ama bu pek mümkün görünmediği için aklıma ikinci bir seçenek olarak çocuğumu çaktırmadan müziğe teşvik edip bir gün ona ansızın comfortably numb solosu atmak. vay ulan babam neymiş desin * hatta şöyle ''ver bakayım şu zımbırtıyı neler yapabiliyoruz bakalım'' diyip * benzeri bir performans sergileyip ağzını beş karış açık bırakmak. ardından gelsin jam sessionlar...
  • tozsuz bir ortamda yaşamak.
    okuma gözlüğünü bıraktığın başucu komodinin üzeri, tv sehpası, masa, şarap şişeleri hiç toz tutmayacak!!
  • loto- toto- bilmem ne topundan para kazanıp, sıcakcık bir ülkeye gitmek.
  • hayatımdan mutlu ve memnun hissetmek.

    bir sabah uyandığımda "ne kadar güzel bir hayatım var, daha iyisi olamazdı, hiçbir şeyi değiştirmek istemezdim." diye düşünmek.