şükela:  tümü | bugün
  • yaklasik bir ay kadar once artik stresten basima agrilar girdigi bir anda baktim bu boyle olmayacak aldim elime bir kagit kalem ve basladim beni bu derece rahatsiz eden ve hayatimi strese bogan nedenlerin neler oldugunu yazmaya. listede stres nedenlerimin yanina bu strese neden olan problemlerin olasi cozumlerini yazdim ve cozumleri uygulamaya basladim. listeyi de cantamin derinliklerine attim. biraz once elime gecen bu listeye baktigimda bir ay kadar kisa bir surede bu sorunlarin bircogunun cozuldugunu fark ettim.

    her ne kadar bir ay oncesinin sorunlari olsa da bakalim nelermis o zamanki stres nedenlerim

    1) calismakta oldugum isimde yapilacak olan sinav:
    calistigim isyerinde duzenli araliklarla sinav yapiliyor ve bu sinavdan kalanlarin gozunun yasina bile bakmadan islerine son veriyorlar. hal boyle olunca stresten ergenlikte cikarmadigim kadar sivilce cikarmam da normal oluyor. bu arada sinav konulari oldukca fazla ve hayatimda bircok sinava girip gecmis sahsimi bile zorlayici boyutta.

    cozum: calismaktan baska birsey elden gelmiyor.

    sonuc: sinav gecildi, bir sonraki sinava kadar en azindan bir sure diyelim bu konuda kafam rahat.

    2) ev sorunu:
    istanbul`da kaldigim evin kirasini ilk 3 ay icin calistigim yer karsiliyordu. buraya kadar iyi hos. bunu firsat bilen sahsim istanbul`un en guzel semtlerinden birinde bogaz manzarali bir evde oturdu.* ancak bundan sonrasinda o evde oturmam icin maasimin yarisindan fazlasini ev kirasina vermem gerekecekti. ev sahibiyle konusuldu ve ev sahibi kirada indirim yapabilecegini soyledi. buraya kadar hersey guzel. ancak ev sahibi ile pazarlik yapildiktan sonra ev sahibi yazmaya basladi. isin kotu tarafi adam ust katta oturuyor ve babam yasinda. bilen bilir istanbul`da ev bulmak tam bir iskence. ayrica benim tuttugum ev esyali oldugu icin bos bir eve ciksam da sifirdan esya almam gerekecek. duzgun semtteki evlere bakiyorsun bodrum kattakiler bile 1500 tl ki insanin icinde bir dakika durasi bile gelmiyor. bogaz manzarali bir evde yasayip sana yazan bir ev sahibine katlanmak mi yoksa sacma sapan bir semtte ucuz bir evde kafan rahat bir sekilde yasamak mi? al sana baska bir stres.

    cozum: ev sahibine bir daha beni rahatsiz etmemesini soylerek bogaz manzarali evden ayrilinir. ve internetten evlere bakilir.

    sonuc: isler bir sekilde yolunda gider ve bogaz olmasa da orman manzarali, metrekare olarak eskisinden 2 kat buyuklukte ve yari fiyatina, cati katinda sevimli bir ev bulunur. hem de esyali*

    3) kardesimin hayatindaki sikintilari:
    hem saglik hem de is konusunda sikinti yasayan kardesimin sikintilari benim sikintilarim demektir. elimden geldigince destek olup onu da motive etmekten baska yapabilecegim birsey yok.

    sonuc: sagligi iyiyie gidiyor ve gecen hafta yasamak istedigi sehre tasindi. isinde ise eskisine gore daha iyi hissediyor.

    4) hayatimdaki bosluk:

    arkadaslar evlendi, bosandi bazilari ikinci tura baslayacak hatta ama ben daha start cizgisine bile yaklasmadim diyor ve arada sirada stres oluyorum.

    cozum: kader kismet bu isler de gec*
  • (bkz: kadınlar)
  • bu aralar stresim tavan durumda ve belki birkac yazar yesillendirebilirse icimi dökmek istediğim yazilar bütünüdür. belkide sadece 20 yaşında olmama rağmen hissettiklerim ve yaşadıklarım ve zihnimden geçenlerdir. kaldıramıyorum artık. bundan 5 sene kadar öncesinde musmutlu, neşeli ve enerjik biriydim. çünkü gelecek kaygisi sinir stres hiçbiri yoktu. benim için okumak önemsizdi. nitekim lise 1 de 2 defa kalmak ve ardından sanayide işe başlamak benim için stresin ilk adımı oldu. üstelik aynı dönem 16 17 yaşlarındayken saçma sapan bir karşılıksız aşk peşine düştüm ve o evlendi gitti. daha da yıkıldım. intiharı düşündüğüm vakitler oldu. gelecekte ne olacak kaygısı ile bu durum sebebiyle ciddi ciddi intiharı düşündüm. sonra ailemi düşündüm yapamazdım. ama böyle gidemezdi birşeyler değişmeliydi. ve ilk adımımı attım. açık liseye kaydoldum ve şuan 106 kredim var. bitmesine pek birşey kalmadı. ama sorun şu. bittikten sonra ne olacak? onun da hesabını yaptım tabikide. oturup bol bol ben ne yapabilirim düşüncesinden sonra her dersse başarısız olduğumu ama ingilizce konusunda belkide tesla zekasında olduğum aklıma geldi. hayır ingilizcem süper değildi ama çok hızlı öğreniyordum ve istekliydim de. hedefime ingilizce öğretmenliği koydum. ve en babasından bir gramer kitabı edindim ve hikaye kitapları filmler derken 6 ayda baya bir yol katettim. hatta bir kafede araplar vardı ve garsonlarla konusamiyorlardi yardim ettim ve baya sıkı dost olduk meğer bizim araplardan birinin babası o civardaki kocaman devasa otelin sahiplerinden biriymiş. yemek ismarladilar. herneyse böyle gitti ve birden bana yine karamsarlık çöktü. dersleri bıraktım kendimi saldım. knight online geldi aklıma. başladım paralar döktüm. ve 5 6 aydır hiç ders çalışmadım. aksam işten gelir gelmez ders çalışırdım. şuan ise spora gidiyorum vücudumu forma sokmak için. eve gelişim saat 10u buluyor. 12 de yatsam günde yalnızca 2 saat vaktim kalıyor. öte yandan bir kız arkadaşım var bu sene tıp kazandı. bilmiyorum günde 2 saat bana yetecek mi. bu düşünceler bu sinir stres beni beter etti. 1 senedir izlediğim sigaraya tekrar başladım. sadece iç çekip ne olacak bu durum diye düşünüp duruyorum. hiçbir şey için hevesim yok...