şükela:  tümü | bugün
  • ne azap , ne sitem bu yalnızlıktan,
    kime ne, aşılmaz duvar bendedir.
    süslenmiş gemiler geçse açıktan,
    sanırım gittiği diyar bendedir.

    necip fazıl kısakürek' ten.
  • her şeref yapma , her saadet piç .
    her şeyin ibtidası ahiri hiç .

    tevfik fikret'ten . ruhu şad olsun .
  • "seni şu dünya gözlerimle ne de seyrek görüyorum. "
    ah muhsin ünlü ah ah.
  • '' bir şey olmasaydı
    yazmak olmayacaktı..
    başka bir şey de olmasaydı
    silmek olmayacaktı. ''

    özdemir asaf
  • nazlan
    sitem et
    kırıl bana
    beni geç vakit
    tek başıma suya yolla
    bağçede yüzünü öteye çevir
    güle hayret ediyormuş gibi yap
    gülümseyerek konuş da başkalarıyla
    somurt, avluda sadece ikimiz kalınca
    kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık
    en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden
    derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık

    yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan
    dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi
    gece hep süzüldü yukardan lâkayt kehkeşân
    altımda hep beni yutmaya çağladı nehir
    yetişir hecelemen sök beni bir kere
    en zoruma gideni yap hengâme getir
    çel beni tökezlet tuttur çitlere
    ahla istida edecek ahvâl değil
    kim bana kıymazsan bilebilir
    dünya dedikleri samut küp
    acılar tınladıkça bende
    hep seni seslendirir.

    ismet özel'in bu şiirinin görüldüğü üzere tamamı
  • ''...belki de biraz geç rastladım sana
    ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza..."

    (bkz: cemal sureya - ucurumda acan)
  • " ...
    sevda mı, umut mu, arkadaş mı,
    anılar mı? nerde?
    ölüm mü? doğduğun günden beri
    ardından gezer caddelerde..."

    cahit külebi' den.
  • diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
    seslere çarpmış sesin
    ama ulaşmamış nefesin

    diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
    bu hayat seni bir oyuncak sanıyor

    diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
    yasak, yarın yasak, düş yasak sana

    diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
    bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

    diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
    sis çökmüş güvendiğin dağlara...

    kederli bir süvari ol
    orda! sen orda
    bırakma atını mahmuzlamaktan

    bıkma bu puştlar panayırında
    berrak nehirler aramaktan!

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler
    kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
    o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın

    bıkma sendeki insan için
    derin uçurumlar arşınlamaktan...

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler
    bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
    bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
    o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın

    çünkü senin de bir ütopyan varsa,
    i n s a n s ı n...

    yılmaz odabaşı
  • bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü?
    dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni
    yoksa, akşamın yaslı karanlığında
    bir ölüyü mü düşünmeli..

    her şey senin için: gün boyunca dualarım,
    uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin;
    şiirlerimin beyaz sürüsü,
    ve mavi yangını gözlerimin..

    hiçkimse daha yakın olmadı bana,
    hiçkimse böylesine üzmedi beni,
    acıya salıp gidenler bile,
    okşayıp bırakanlar bile hatta.

    (bkz: anna ahmatova)
  • çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum..