şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi serbest kürsü.
    herkes gg durumunu göze alarak döksün içini.
    ben başlıyorum.
    neşet ertaş'a hiçbir şekilde tahammül edemiyorum.bu adamı savunmaya gelince yürek di , kıldı tüydü diye tatava yapan tiplerden nefret ediyorum.
    eşkıya saçma sapan filmdir.

    edit: kedileri hiç sevmiyorum.
    edit 2: tosun paşa, hababam sınıfı, şaban oğlu şaban, neşeli günler, gülen gözler vb. arzu film yapımlarındaki sululuktan ve yapış yapış duygusallıktan nefret ediyorum.
    edit 3: sözlük formatının amına koyayım.ve sözlüğün foruma dönüşmesinin bence hiçbir mahsuru yok.
    edit 4: aşırı hayvansever insanları sevmiyorum, bana korkutucu geliyorlar.çoğu agresif ve nursuz yüzlü tipler zaten.
    edit 5: katıksız bir atatürkçü olmakla beraber, mitinglerde elinde bayrağı, kafasında şapkası ve cırtlak sesiyle "ben atatürk kızıyım, cumhuriyet kızıyım" diye yaygara koparan emekli öğretmen kadınlardan nefret ediyorum.
    edit 6: her ne kadar iktidara yanlamış da olsa orhan gencebay'a kızamıyorum.hala zevkle dinliyorum ve seviyorum.
    edit 7: ibrahim tatlıses'in herşeye rağmen çok özel biri olduğunu düşünüyorum.özellikle 1980-1985 arası her şarkı ve filmine büyük hayranlık besliyorum.
    edit 8: selahattin demirtaş'ı en azından sempatik bile bulamadım.
    edit 9: nejat işler'i hiç sevemedim.ama iyi oyuncu.ilker ayrık'ı ise hem antipatik hem de başarısız buluyorum.
    edit 10: banu alkan, serpil çakmaklı, ahu tuğba, oya aydoğan dörtlüsüne hastayım.
    edit 11: kemal sunal büyük komedyen, allah vergisi komik bir yüze sahip. lakin çok da iyi bir oyuncu değil.abartmayın.şener şen'i izleyince fark ortaya çıkıyor.
    edit 12: atadan, dededen chp'liyim.ancak kemal kılıçdaroğlu'ndan zerre kadar umudum yok.
    edit 13: cem yılmaz'ı reklam filmlerinde inanılmaz itici buluyorum.
    edit 14: sözlükte klavye ardına gizlenip ssg ve kanzuk' un düşünce ve ifade özgürlüğüne ihanet ettiklerini iddia eden, dürümdü oydu buydu diye dalga geçen tiplere uyuz oluyorum.ulan göt, adam adıyla sanıyla ortalık yerde delikanlı gibi.sen istediğini yaz, adam sana bu imkanı sağlasın, bir bok olunca da ssg ve kanzuk göte gelsin.sen de ağzına geleni salla burada, sonra git fosur fosur uyu.sikerlerse ssg ile kanzuk'u siksinler.güzel değil mi?
    edit 15: metin ali feyyaz dönemini yaşamış bir beşiktaşlıyım.ancak, sözlükte "beşiktaşımızın" diye başlayan bir cümleye rastlayınca gayriihtiyari gıcık kapıyorum.beşiktaşk gibisinden laflara hiç ısınamadım.
    edit 16:deniz baykal'ı seviyorum.avrupai tarzda bir devlet ve siyaset adamıdır.türkiye'ye bir numara büyüktür.kıymeti bilinmemiştir.
    edit 17: türk kızlarını güzel ve çekici buluyorum.sizin sapık emellerinize ve bir atımlık ihtiraslarınıza teslim olmadıkları için "rus kızı", "isveç kızı" diye yırtınıyorsunuz ibneler.
    edit 18: pink floyd hakikaten de abartılmış bir gruptur.
    edit 19: ben de the godfather serisini sıkıcı buluyorum.
    edit 20: yeşilçam sanatçılarının ölümlerinde, diğer sanatçıların cami avlusunda "sağlığında değeri bilinmedi" şeklindeki klişe açıklamalarına ifrit oluyorum.ekonomik sıkıntı çekmiş olmaları bir yana (devlet sahip çıkmadı, bu ayrı bir konu), bu ülkede perdede görünmüş her oyuncu yeterince sevgi ve ilgi görmüştür.her oyuncunun kendine özgü bir hayran kitlesi olmuştur.hal böyleyken, ne yapacaktı millet? ya da, belediyeler her allahın günü "bilmemkimin değerini bilin ey ahali, hala yaşıyor" diye anons mu yapacaktı?
    edit 21: terör olaylarının yoğunlaştığı günlerde, futbolcuların (hele de yabancı oyuncuların ki birileri yaptırıyor bunu) gol attıktan sonra asker selamı vermesini falan çok samimiyetsiz buluyorum.mümkünse bir bok yapmayın.
    edit 22: izmir'i güzel bulmuyorum.izmirlilerin kendilerine değer atfetmelerine, farklı bir yere koymalarına kıçımla gülüyorum.
    edit 23:mozart, beethoven, vivaldi gibi isimlerin dünyaca meşhur bir iki eseri dışında ( ki bunların da en popüler kısımları güzel) klasik müzik çekilecek şey değil.
    edit 24: türk sinemasının gelmiş geçmiş en büyük yönetmeni reha erdem'dir.
    edit 25: yılmaz güney' ne filmlerini ne de kendisini seviyorum.
    edit 26: yol filminin senaryosu yılmaz güney'in de olsa yönetmenlik başarısı şerif gören'e aittir.
    edit 27: filmin sonunu söyleyince atar yapan tiplere kafa atasım geliyor.film iyiyse zaten sürükler seni, anlamazsın bile başı mı, kıçı mı? ben takmam böyle şeylere.film başıyla, sonuyla, müziğiyle, kamera açılarıyla, kadrajlarıyla vb.bir bütündür.bu açıdan izlerim filmi.ayrıca, öğrenirsen dünya mı batacak amk?
    edit 28: cübbeli ahmet hoca'yla ayrı dünyaların insanları olsak da, kendisinin çok komik ve nüktedan bir şahıs olduğunu düşünüyorum.kendisini seviyorum ve rastlarsam zevkle izliyorum.
    edit 29: uğur yücel'in çok iyi bir oyuncu olduğu yönündeki genel kanıya karşıyım.kendisi sanat yaşamının ilk yıllarında komedyen olarak parlamasına rağmen komik de değildi.
    edit 30: tavla oynayan kızlara hafiften sinir oluyorum.illa da oynayalım diye diretip,"bilmiyorsan öğretirim" diyenlerine ise tam anlamıyla sinir oluyorum.
    edit 31: bir iki tanesi dışında cem karaca şarkılarını çok vasat buluyorum.bu, ahmet kaya için de geçerlidir.
    edit 32: iktidara geleceklerine kendileri de inanmadıkları için meydanlarda her konuda bol keseden atan muhalefet liderlerine acı acı gülümsüyorum.biraz da sizin yüzünüzden bu hale geldi ülke.
    edit 33: selvi boylum al yazmalım filmini sevmiyorum.bu filmin bahsi açıldığında "sevgi neydi, emekti" diyen tiplere de extra kılım.bu filmi sevmememin sebebi belki de bu tiplerin işin bokunu çıkarması hadisesidir.öte yandan yine atıf yılmaz'ın seni seviyorum ve beri yandan ömer kavur'un kırık bir aşk hikayesi filmi, selvi boylum'dan 10 kat daha iç acıtıcıdır.
    edit 34: istanbul o kadar da güzel bir şehir değil.dünyadaki bütün belli başlı şehirlerin kendine has güzellikleri vardır.
    edit 35: rahmetli sadri alışık'ı `şaka ile karışık` filmindeki bu da mı gol değil sahnesinde hiç başarılı bulmuyorum.etkilenmiyorum.bence çok abartılı.
    edit 36: solcuların salt solcu oldukları için bazı değerlere ve isimlere körü körüne bağlılığını komik buluyorum.söz gelimi, nazım hikmet'i beğenmeyen solcu yoktur.oysa, kişisel beğeni çerçevesinde nazım şiiri sevmemek de normaldir benim düşünce sistemimde.
    edit 37: gezi benzeri olaylara, şehit cenazelerini protesto amaçlı mitinglere vb. sırf sosyalleşmek, farklı bir şeyler yaşamak, can sıkıntısını gidermek, karı kız bulmak amacıyla giden tipler."beni tanıdılar sen kaç" dediğinizi duyar gibiyim.evet, sizi de 37 nolu editle kutsuyorum.
    edit 38: bir alevi olarak, alevilerin içinde de bağnaz, yobaz, kötü ve cahil insanlar hiç de az değildir diyorum.dayım mesela, annenin payına düşen mirası hacılayan dayı
    aleviler için; aydınlık yüzlü, anadolu yobazlığına karşı, demokrat, atatürkçü, ilerici vb.derler ya, yok böyle bir şey.her topluluğun içinde (dini, siyasi, klüp taraftarlığı vb) iyisi de vardır kötüsü de.böyle genellemeleri ciddi ciddi yapan insanları sağduyuya davet ediyorum.
    edit 39: evden limuzinle alınıp yollarıma kırmızı halı da serilse sezen aksu konserine gitmek içimden gelmez.
    edit 40: birçoğunuz gibi ben de, full metal jacket filminin sadece ilk bölümünü seviyorum.hani şu psikopat çavuşun olduğu bölümü.hatta, ikinci bölümü izlemedim bile.ilkine oranla çok yavan kalıyor, köftenin yanındaki patates püresi gibi.
    edit 41: dünyada görmek isteyeceğim son yer uzakdoğu ülkeleri.egzotik ve gizemli olmaları hiç ilgimi çekmiyor.ayrıca, uzakdoğu filmlerini de ( akira kurosava, chen kaige, xie fei gibi isimler dahil) hiç sevmiyorum.
    edit 42: chp'ye artık mecburen oy veriyorum.
    edit 43: opera ve bale izleyen, sevdiğini söyleyen insanların %80'inin içinden "bu ne amk, bitse de gitsek" dediğini düşünüyorum.
    edit 44: türkü barlarda sarhoş halde elini havaya kaldırarak müziğe göre sallayan, bir yandan da alkolün etkisiyle iyice cırtlayan sesiyle türküye eşlik eden kadınlar yaşama sevincimi köreltiyor. sesi başta olmak üzere sarhoş bir kadını asla çekemem.diğer yandan, türkü bar olayına toptan karşıyım.
    edit 45: tarık akan'ın yol, sürü, kanal , maden, demiryol, adak gibi bıyıkları saldığı döneme ait filmlerindeki oyunculuğunu çok tekdüze, ruhsuz ve başarısız buluyorum.zaten o dönem içinde bulunduğu sinema çevresi gereği bu tür filmlerin kadrolu oyuncusu durumunda olmuştur.bence oyunculuktaki en başarılı dönemi, sonradan hatırlamak bile istemediği kartpostal çocuğu dönemidir.(bkz: ateş böceği) (bkz: ah nerede) (bkz: evcilik oyunu) (bkz: yaz bekarı) (bkz: kader bağlayınca) (bkz: bebek yüzlü)
    edit 46: toplum içinde, otobüste vb. "nasıl olsa kadınım bana vuramaz" düşüncesinden hareketle terbiyesizleşen, çirkefleşen, hatta şiddet kullanmaya dahi yeltenen kadınların ağzına ağzına vurasım geliyor.
    edit 47: bir insan saatlerce nasıl tenis maçı izleyebilir anlamıyorum.
    edit 48: at yarışları ve ganyan bayileri ruhumu karartıyor.at yarışı seven, elinde bültenle bütün gün kupon doldurmak için çalışan (kafayı okulda bu kadar çalıştırsaydın en azından liseyi bitirirdin pezevenk) tiplerle işim olmaz.
    edit 49: bir iki şarkısı dışında bülent ortaçgil'in mıy mıy şarkıları uykumu getiriyor.bulutsuzluk özlemi şarkılarında ise direkt uykuya geçiyorum.
    edit 50: dört yapraklı yonca diye tabir edilen, türkan şoray, hülya koçyiğit, fatma girik ve filiz akın dörtlüsünün 1980 öncesi filmlerine tv'de rastlarsam direkt kanal değiştiriyorum.1980 sonrası filmlerine ve oyunculuklarına nispeten ılımlıyım.(filiz akın zaten 1970'lerin ortasında sinemayı bırakmıştı.)
    özellikle türkan şoray'ı kadın değil baş belası filmindeki gibi ağzı kalabalık kenar mahalle dilberi tiplemesinde izlerken onun adına utanıyorum.
    edit 51: yaşar kemal ve zülfü livaneli'yi kendime hiç yakın hissetmiyorum.fakir baykurt'u ise sanki ilkokul öğretmenimmiş gibi seviyorum.romanlarının çoğunu okudum.fakir baykurt, yaşar kemal'den daha iyi bir yazardır.
    edit 52: zülfü livaneli'nin çektiği filmlerin dört filmin dördüde birbirinden kötü (bkz: yer demir gök bakır) (bkz: sis) (bkz: şahmaran) (bkz: veda) aşırı bir biçimcilik çabası.hele sis filminde rutkay azizin oyunculuğu dayanılacak gibi değil.bu arada, rutkay aziz oyuncu ise genco erkal ne?
    edit 53: müjdat gezen, levent kırca, uğur dündar üçlüsüne ( fikir olarak çok da uzak olmadığım halde ) kredim çoktan bitti. tarık akan da mümkünse sadece film çeksin.oyunculukta ustalık dönemi sayılır artık.deli deli olma kalitesinde filmler bekliyorum kendisinden.
    edit 54: ahmet hakan, yazılarını okumadan güne başlayamadığım über bir yazardır.üslubu kıvrak, kelime hazinesi zengindir.doğru bildiğini yazar.bugün iktidara giydirmişse yarın muhalefete çakar.
    edit 55: hakem ve futbolcu eskilerinin canhıraş bir şekilde pozisyon tartışması yaptığı spor programlarını izleyenler ileri derecede budaladır.
    edit 56: kenan imirzalıoğlu, kaşlarını çatıp kadir abisi (inanır) gibi sert sert baktıkça gülesim geliyor.
    edit 57: yavuz turgul senaryoları mantık hataları ile doludur.
    edit 58: martin scorsese, francis ford coppola, sidney lumet gibi yönetmenlerin çektiği, de niro'lu al pacino'lu efsanevi filmler, şiddeti eleştirmek şöyle dursun şiddeti öven, estetize eden filmlerdir.ve hepimiz yıllarca bu filmleri izlerken şiddetten tiksinmedik.tam tersi, başroldeki karizmatik aktörlere öykünüp şiddete özendik.onlar gibi yaşamak, vurmak, tabanca kazmasıyla beyin dağıtmak, kurşuna dizmek istedik.bu sahneleri izlerken belki ürperdik ama garip bir merak duygusuyla izledik.(şiddet ve seks her zaman ilgi çeker.haber bültenlerinin sürekli kaza, yaralanma, dayak, tecavüz, işkence, ölüm temalı haberleri pompalamasının sebebi budur.) (bkz: goodfellas) (bkz: the godfather) (bkz: cape fear) (bkz: casino)
    edit 59: metroda, otobüste kulaklıkla müzik dinleyen tiplerden nefret ediyorum.hele de çıs çıs müzik sesleri bana çin işkencesi gibi geliyorsa direkt girişmek isityorum.
    edit 60: süper baba, kaygısızlar, ikinci bahar, ekmek teknesi, ezel, yedi numara, leyla ile mecnun gibi dizilerin bir bölümünü bile izlemedim.
    edit: 61: yılmaz erdoğan ve sırrı süreyya önder'i hiç sevmem.(sırrı süreyya, politikaya atılmadan önce bir tv programı yapıyordu.o zamanlar bir hayli seveni vardı, hdp'li olunca bu oran yarıya düştü.)
    edit 62: sunay akın'ın herhangi bir konu anlatırken takındığı abartılı jest, mimik ve atraksiyonlara dayanamıyorum.
    edit 63: beşiktaş (bjk), hayal kırıklığının başkentidir.( bu lafı da, sevmediğim yılmaz erdoğan'ın vizontele filminden arakladım.
    edit 64: hiç kimse beni bir nba maçı izlemeye ikna edemez.
    edit 65: orhan pamuk çok soğuk bir adam, romanları da öyledir diye tahmin ediyorum.
    edit 66: madonna'yı (geçmişte ve şimdi) seksi bulanları allah nasıl bilirse öyle yapsın.
    edit 67: ajda pekkan'ı da şarkılarını da sevmiyorum.
    edit 68: rap müzik, çok gereksiz, tatsız tuzsuz ve ruhsuz bir müzik türüdür.
    edit 69: ışıklar içinde yatsın kalıbını kullanan tiplere kızamıyorum bile.özellikle, tiyatrocu eskisi tipler pek sever bu cümleyi.
    edit 70: sözde ateistim, ama en ufak göt korkusunda söz gelimi kolum kaşınsın kanser olduğum zannıyla, hazreti muhammed'in sahabesinden daha beter müslüman kesiliyorum.
    edit 71: kazım koyuncu ve barış akarsu'nun ölümüne zerre kadar üzülmedim.
  • birisi din hakkında çok konuşuyorsa, oradan kaçın. çünkü din malzeme yapılmayacak kadar özel bir şey.
  • barış mançove sezen aksu 'yu sevmiyorum.

    yani sevmiyorum gibi değil de, öyle pek özel bulmuyorum. "domates biber patlıcan" diye şarkı yapıp, bugün pop müziğinin geldiği salak noktaya doğru rotayı kıranın barış manço olduğunu düşünüyorum. şimdi yaşasa çikita muz şarkısını o yapardı.

    mart ayında azgın dişi kedi sözleri yazan sezen aksu da bu günkü salak pop şakıları ve kültürünün anası bence.

    ha bu adamları ufakken dinlemiş ve hala daha özel buluyor olabilirsiniz. orada sizin sevdiğiniz sizin kişisel tarihiniz. ama çıkıp bunlar efsanedir, kabul etmeyeni sikerim tavrı nedir?

    ben bunları seviyorum ve bunlar benim için özel demek çok mu zor?
  • şiir ne kadar uyduruk ve gereksiz bişey.

    şair ve şiirlerle ilgili ne varsa uyuz oluyorum.

    hele orda burda paylasanlara tavım.
  • ailem, sevgilim dahil müslümanlıkla alakalı övgü dolu sözlerle konuşan insanları reddedesim geliyor.
    "pissiniz, amk araplarının dinini kılıç zoruyla kabul edip saçma sapan gelenekler sahibi olmuşsunuz. susun bari kafamızı şunlarla sikmeden" diyemiyorum. "ehe, mehe" diye yavşakça geçiştirmek zorunda kalıyorum.

    ayrıca bu başlığı şikayet etmekten değil de bunları ekşi itiraf'ta yazamıyor muyuz? gece gece itirafta bulundurdunuz.
    hayır bazı uzun boylu arkadaşlara giydirmeye götü yiyen varsa buradan yazsın. şahsen "basket takımında oynayan uzun arkadaşımın amk" demekten öte gidemem.
    var mı göt?
    büzük büzük?
  • (bkz: rakı)
    içme adabı
    rakı içen kadın çekiciliği
    rakı sofrasının kutsallığı
    tüm bunlar anlamsız bir çok içkiden farkı olmayan bir içkiye yapılmış milliyetçi böbürlenmeler olarak görüyorum.
    ve evet dünyanın en gereksiz övüncü de bu sanırım.
  • buradaki bütün yazarların amlarına koyayım en başta ben olmak üzere.

    zihniyetimiz bozuk mk hangi akla hizmet asosyalikten buraya birşey yazıyoruz.