şükela:  tümü | bugün
  • yazarların mutsuzluk yaşasa da sürdürdüğü alışkanlıklarıdır. bunların başında da

    (bkz: eksisözluk okuryazarlığı) gelmektedir.

    bakınız çok ciddiyim. öncelikle lütfen dinlemeden okumadan o zaman bsg
    falan demeyin. oğlum sözlük okuyup dışarı çıkmak işkence lan. kısaca anlatayım;
    faraza (bkz: 2018 ekonomik krizi) başlığından gayet güzel çalışılmış ve fikirler gerekçelendirilmiş bir yazı okuyup dışarı çıkıyorsunuz, bir arkadaşınızla bu konuda iki kelime edeyim diyorsunuz. "ne krizi yaw görmüyor musun millet nasıl alışveriş yapıyor diyor" ona da hak veriyorsun.

    (bkz: emlak balonu) başlığında faiz oranlarının yüksekliği, son bir kaç yıldır ev fiyatlarının ve kira getirilerinin diğer yatırım enstrümanlarına kıyasla feci zarar ettirdiği, arzın artıp talebin azaldığı, nakit sıkıntısı olduğu, betona para gömdüğümüzden elimizde katmadeğer oluşturan bir ürün olmadığı, dış borçlanmanın ve cari açığın rekor düzeyde olduğu gibi gayet yerinde bir içerik okur işyerinde bir arkadaşınla iki kelime edersin ve anlarsın ki gözü ömrünu ipotek edip ev almakta... yetmez kendi akrabaların varını yoğunu yığıp borçlanıp ev alıp kiraya verme hayalinde...

    eğitimin gitgide kalitesizleştiğini ispatlayan bir entry okur-yazar, dısarı çıkar imamhatiplerin artmasından memnuniyet duyan ezberci adamlara diyecek bir şey bulamazsın.

    bir filmle bir dizi ile ilgili yüzlerce entry karıştırır hayatının temeline (bkz: eşkıya dünyaya hükümdar olmaz) (bkz: diriliş ertuğrul) gibi kuru gürültü dizileri oturtmuş adamların öğle yemeği sohbetine maruz kalırsın.

    siyasi bir ton içerik analizi yapar gider babanla kayınpederinle iş arkadaşınla minibüs taksi şoförüyle bir iki kelime konuşayım der (bkz: kılışdar ssg'yi batırdı) tespit-i şahanesiyle karşılaşırsın.

    ulkemizin gidişatının iyi olmadığını, enflasyonun başını alıp gittiğini, adamcılık iltimas, çıkarcılık, liyakatsizlik, torpulin ayyuka çıktığını, gelecek namına umut veren çok az dinamik olduğunu, ihtiyacımız olan şeylerin muhafazakarlık, ırkçılık, dincilik, adamcılık, tarihle övünmecilik olmadıgını anlatıp en azından dolu dolu iki kelime edeceğin iki kişi bulamıyorsun reel hayatta. ama nerde, allah vere...

    şimdi anlatsan toplumdaki bazı andavallar(sözlükte de var bunlardan) ekşiçi piçler her boku biliyor, eksi sözlük bir şeyi beğenmeme timi gibi boktan bkz verir.

    hülasa sözlük okuryazarlığı deniz suyu gibi: içtikçe susuyor susadıkça içiyorsun. ne onunla ne onsuz...
  • ıstemese de sürdürmeye devam ettiği yaşantılar birikimidir.
    örnek verecek olursak tv dizilerini takip etmek diyebiliriz. hicbir fayda getirmeyen üstelik başkalarının yazıp para kazandığı hikayeleri takip etmek alenen bağımlılık haline gelmiş alışkanlıktır.
  • birincisi her şeyi erteleme gibi çok pis bir huyum var.
    ikincisi çok tembelim
    üçüncüsü sigara içiyorum ve her daldan sonra kendime küfür ediyorum.
    dördüncü ve son olarak çok tutumsuzum, hiç para biriktiremiyorum. 100.000 liram olsa 2 gecede bitiririm

    bu dört alışkanlığımı değiştirebilirsem hayatımda hiç bir sorun kalmayacak ama hiç değişeceğimi sanmıyorum. can çıkar huy çıkmaz demiş atalarımız. ondan dolayı kendimi böyle kabul etmekten başka seçeneğim yok ve şu an bu süreci yaşıyorum.
  • cumartesi gecesini oldurene kadar kullanmak, eskiden hafta ici de yapardım biraz terbiye oldum..
  • her daim ortamların piçlerinden hoşlanmak.

    sonra da mutsuz olunca sayfalarca entry döşenmek... "sevgili sözlük yine rahmetli bihter ziyagil gibi acılar içerisinde kıvranıyorum..." falan filan.*

    edit büdüt: ne kadar çok kişi dönüş yapmış bu yazıma. ısrarla link atanlara toptan cevap olarak, hatunların efendi adam yerine piç tercihi başlığında da bu konu ile ilgili yazmıştım daha önce. aramanın gücüne inanın.* bir de bazıları piç erkeklerin ulaşılmazlığından dem vurmuş. öyle bir şey yok. efendi adamlar daha ulaşılmaz aslında, ne düşündüklerini anlayana kadar seneler geçiyor. peki piç adamlar neden üzüyor? çünkü onlar gibi piyasa insanı değilseniz ayak uyduramıyorsunuz ve yürümüyor. *
  • bazen çavuşa çok yükleniyorum, kendisine çok ayıp oluyor.
  • (bkz: galatasaray)

    ya bu takımı destekliyorum, benim en sevmediğim adam da bu takımı destekliyor. bu takım gol attığında cebime 5 kuruş para girmiyor. futbolcusu neredeyse yaşıtım; gol atınca prim alıyor, parayı en güzel kızlarla en güzel mekanlarda yiyor. ben maç bitince içine tükürülmüş kafayla, sigara dumanı ve gürültülü mekanlardan evime gidip uyuyorum.

    bir sürü reklamı olan bir kumaşa tonla para veriyorum. soğuktan korumayan incecik atkılara sadece galatasaray logosu için yine döküyorum paraları...

    yine de kopamıyorum senden. en zararlı alışkanlığımsın.
  • gece kusu olmak. mesela sabah 7'de kalkicam ve uyumaya hic niyetim yok. anaokulu yillarimdan kaldi bu, 8 oldu mu annem direkt yatirirdi 1 dk sasmazdi, yetiskinlerle oturmak isterdim hep, nefret ettim... o yuzden erken uyumaya karsi bir alerjim var fakat bunu mecbur torpulemem lazim.

    bir de alısveris. hastalik derecesinde, kucuk de olsa illa bir seyler alirim. bunu yari yariya torpuledim ama.
  • beklentiye girmek boktan şekilde hemde ,karşımdaki kişi bana 1-2 adım gelirken ben 10 adım atmış oluyorum ister istemez ufak ufak bir beklentim oluyor işte bunu yenemedim olduramadım.
  • bu aralar yeteri kadar su içmemek.