şükela:  tümü | bugün
  • her biri birbirinden ibretlik hikayelerdir.

    öncelikle (bkz: yazarların metal müziğe başlama hikayeleri)

    bunun da ilki ben olayım. başlayan kadar bırakan da vardır mk.

    sevdiğim kızın ailesi biraz tutucuydu. gitariste kızmı verirler amk. kaçırsam gelmez. zorlasam döver bi de üstüne.

    velhasılkelam astım gitarı duvara. okulla gitar birlikte yürümüyor. ikisi de bencil. o var sa ben yokum diyor ikisi de.

    dinleyip çalmamak hepten zulüm. bıraktım dinlemeyi de.

    yıllar geçti hatun da bıraktı beni. kaldık mı ortada?

    gitar desen nankör. suratıma bakmıyor. basayım perdelerine bastırmıyor.

    bilemedim nasıl bitirceğimi. böyle bitsin işte.
  • önsöz: sevgili suserlar, yazılan her entry'i okudum. elektronik müzik tıngırtısının bu kadar yaygın olduğu şu günlerde böyle bir başlığı hortlatmak andavallık oldu kabul ediyorum. bu kadar tepki çekeceğini de düşünmüyordum hortlatırken. yazılmış çizilmiş, evet insan bu müziği gerçekten bırakamaz. 1 yıl dinlemez, 5 yıl dinlemez ama bilir ki metal müzik; o başkaldırı, o özgürlük hissi hala içinde bir yerdedir. hele ki benim gibi şarkıları "her an" ile birleştiren bir dinleyici ise. hikaye falan yok gerçekte beyler bayanlar. eski samimiyet, sıcaklık artık yok sadece. anlatmaya çalıştığım buydu.

    yavaş yavaş başıma geldiğini hissettiğim hadisenin hikayesidir. ileride hikaye olabilitesi var yani.

    ilk dinlediğim zamanları hatırlıyorum. o zamanlar enrique iglesias benim pitbull senin; acaba saniyede kaç kelime söyleyebilirim, diye takılan bir çocuğum. bildiğin çocuğum lan 5. sınıfa mı ne gidiyorum işte. benim kuzen geldi bizim eve. geçen sene lady gaga dinleyen adam (benden 1 yaş büyük bu arada) children of bodom dinlemeye başlamış bir de üstüne klasik gitar almış. vay lan, dediğimi hatırlıyorum içimden. ''şimdi sen bunları mı çalıcan uğur bee...''.

    o gün bana gürültü olarak gelen müzik, sound her ne sikimse artık; 10 gün sonra cennet gibi gelmeye başlamıştı. ilk zamanlar; metallica'lar, iron maiden'lar black sabbath'lar... metal müzikten çok takıldığım konu elektro gitardı aslında. elektro gitarın o kirli gümbür gümbür gelen sesi beni mest ediyordu her dinlediğimde. hala bir şarkının güzel olması demek solosunun güzel olması demektir benim nazarımda. yazarken bile duygulanıyorum sözlük. neyse işte böyle 3-4 sene sadece gözlerimi yumarak;hissederek dinledim, dinledim, dinledim. cacophony dinleyip ''sizin daaaaaşşşanızı yiyim lan!'' dediğim de oldu; iced earth dinleyip ''sizin yapacağınız şarkının amına koyayım, ağlattınız pezevenkler.'' dediğim de... brutal vokalden gıcık kapan ben, melodic death metal'e sardım son zamanlarda nasıl olduysa. kalmah, bana şu an ki hayatımı verdi mesela. üniversite sınavına hazırlanırken, tam pes etmek üzereyken dinlediğim bir şarkıları bana yolu gösterdi. en çok da, jari maenpaa adındaki şahıslara güvenmemeyi öğretti bu müzik bana.

    bu arada çoktan can yakıcı bir gitar sahibi olmuştum. şu an o emg manyetiklere nasıl bir daha hüzünlenmeden bakacağımı düşünüyorum. parmaklarım yarıldı, su topladı ama bırakmadım. çalabildiğim kadar çaldım. gittim, öğrenebildiğim kadar armoni öğrendim. sonra araya üniversite sınavı denen bir illet girdi. sınavı atlattıktan sonra rahat olurum dedim, bok olurmuşum bunu da görerek ve yaşayarak öğrendim. hayat benim düşündüğüm kadar masum değilmiş be sözlük. hem iyi bir meslek, kariyer; hem iyi bir aile yaşamı falan isterken gitarı,müziği unuttuk. kısacası biz de herkes gibi olduk.

    bir süre sadece dinleyici olmayı denedim. her şarkıda o gitarı elimde hissetsem de alıp elime çalamadım. şimdi yanımda duruyor mesela. cilasını çektirdim, klavyesini parlattım, paslanan tellerini değiştirdim ama eskisi gibi değil. tıpkı şarkıların eskisi gibi gelmediği gibi artık gitarım da ''benim eski gitarımmış gibi'' gelmiyor. eski çabam da yok zaten. yakın zamanda özenle uzattığım sevdiğim saçlarımı da kestiririm sanırım. çok anılar birikti bu şarkılarda. sevinçler, üzüntüler... doldurdum hacimlerini sanırım, kendim de doldum. her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi bunun da bir sonu olacak hissediyorum. belki 60'lı yaşlarımda arabamı sürerken yine çalacak bu şarkılar; anılarım canlanacak, belki yine aynı çoşkuyu yaşayacağım fakat inan ki bilemiyorum sözlük. umabildiğim tek şey bu.

    nasıl bitireceğimi ben de bilemedim şimdi. kalbini söküp atmak gibi bir şey bu. yıllarını hiçe saymak...yok yok, gözüme bir şey kaçtı sadece.

    kaçıncı edit sayamadım: aşağıda benim için kırıcı olan yorumlar var. dünyadaki en iyi metal dinleyecisi olduğumu iddia etmiyorum elbette ve bakıyorum da aşağı yukarı 7-8 senedir bu müzik benim hayatımı oluşturuyor acı tatlı. metal dinlemeyi bırakıp serdar ortaç dinleyecek halimiz yok. yok hiç metal dinlemediğimize delaletmiş de... en iyisi hep sizsiniz sayın amına koduklarım.

    metal yoksa müzik de yok benim için yukarıda belirttiğim gibi. çünkü severek dinlediğim başka bir şey yok.

    ayrıca kerry king keltoşunun da amına koyayım! sakalına sokayım senin!

    neyse zaten üzgünüm; metal up your ass, esen kalınız efenim.
  • yazarların metal müziğe aslında hiç başlamadıklarına delalettir.

    'iki sene overkill dinledim, bıraktım' yok efendim ' iron maiden'ın bazı şarkıları güzel ama üç şarkıdan sonra kafa şişiriyor', 'geçen yaz slayer'a takıldım, şimdi dubstep elektroniğe sardım'...
    en sikiği de şu, 'metali yedim bitirdim artık sadece jazz dinliyorum'

    yavrum esteban, siktir git serdar ortaç dinle. pavyonda, klüpte şişe açtır. thrash senin neyine?

    nazik edit: slayer siker!
  • zeki müren'le tanışmamdir
  • (bkz: not found)
  • teoman'ın müziği bırakması kadar olan hikayelerdir.

    iron maiden, dream theater, ya da glam metal bırakırlır mı olm? senelerce ben bıraktım onlar beni bırakmadı. bi türlü eller havaya kopamadım. olmadı. olamadı.

    bu arada, \m/
  • saçlarım uzun, ruhum metalcidir ayrı bir konu ama artık en çok dinlediğim müzik türü metal değil. hala dinliyorum ama en çok dinlediğim değil. her kafaya gitmiyor ne yazık ki.
    şöyle olanların anlayamayacağı hikayedir benimkisi;
    ahanda böyle olanların
  • metal dinlemeyi hiç bırakmadım, hâlâ aynı keyifle dinliyorum, ama zamanla diğer türleri de dinlemeye başladım.
  • önce torunum "dede pis" dedi öptürmedi. sonra açtık bi serdar ortaç. artık koşarak sarılıp "dede mis" diyor.

    metal pişmanlıktır.

    manyak mısınız olm siz ?