şükela:  tümü | bugün
  • sözlük 113 sözlük yazarına soruşturma açılması tartışmaları sırasında sözlükçülerin kendileri hakkında soruşturma açıldığı bilgisinin iletilemeyeceğini söylemişti. bu tutuma karşı güçlü bir tepki gösterilse de sözlükten bir tavır değişikliği görmedik. (bkz: ekşi sözlük'ün soruşturmanın gizliliği yalanı)

    şimdi de bilişim mağdurlarına destek platformu grubundaki yazarlar olarak, -sözlük yönetiminin tanımında- soruşturmanın gizliliğini bozmayacak, ancak soruşturma sürecini anlamamızı ve ileride yaşanacak mağduriyetlere karşı önlem alınmasını sağlayacak sorular toparladık. soruşturmanın gizliliği bahanesi olmayan sözlük yönetiminden en kısa zamanda bu soruların cevabını bekliyoruz.

    * sözlük; giriş yaptığımız ip'leri ne kadar süre tutmaktadır?
    * ip'lerimiz sadece savcılık tarafından soruşturma için mi talep edilmektedir, yoksa çeşitli devlet kurumlarından (emniyet bilişim vs) yazar bilgileri talep edilmekte midir?
    * eğer soruşturma dışında yazar bilgileri talep edildiyse, hangi kurumlar bu talepte bulunmuştur, sözlüğün buna karşı tutumu nasıl olmuştur?
    * soruşturma olmaksızın, ya da kurumların talebi olmaksızın, sözlük yönetimi veya sözlük yönetiminde bulunanlar sözlük yönetimi adına olmasa da insiyatif alarak çeşitli kurumlara sözlükçüleri şikayet etmiş midir?
    * savcılık tarafından ip numarası talep edildiğinde, söz konusu kullanıcının son giriş yapılan ip'si mi, yoksa suç unsuru teşkil eden entrynin yazıldığı ip veyahut belli bir dönem içinde kullanılan bütün ip'ler mi verilmektedir. eğer bunların dışında bir uygulama varsa bu nedir?
    * eğer son giriş yapılan ip dışında detaylı bir giriş bilgisi istenmişse/veriliyorsa bu sözlüğün yasal olarak saklamakla yükümlü olduğu süredeki (en az 6 ay) ip verilerini mi yoksa tamamını mı kapsamaktadır?
    * sözlük içi özel mesajlarımız soruşturma konusu olmuş mudur? olduğu durumda, sözlük bu mesajları üçüncü kişilere veyahut kurumlara teslim etmiş midir?
    * sözlük içi mesajlaşmalar kullanıcılar tarafından silinse bile bu mesajlar sözlüğün veritabanında tutulmakta mıdır?
    * sözlük sonraki soruşturmalarda savcılara ip bilgisi talep edilen yazarlara bu bilginin iletilip iletilemeyeceğini yazılı olarak sormuş mudur? ismail onaran'dan (#24353250) farklı şekilde yanıt veren yahut yazılı yanıt veren savcı olmuş mudur?
    * ilk büyük soruşturma dalgasında ssg yazarlara hukuki destek veremeyeceklerini ancak bilgi talepleriyle ilgilendiklerini söylemişken ("bu demek degil ki biz yazarlar "polis geldi napayim?" deyince "siktir lan orospu cocugu geber pezevenk" diyoruz. hatta kanzuk su anda ifadesi alinan yazarlarla benden daha fazla ilgilenmekle mesgul. ben de acikcasi onlarin magduriyetini azaltmak icin son iki gundur calisiyorum." #24172162) yazarların bu şekildeki bilgi alma girişimleri yanıtsız kalmaktadır. sözlük artık bu tarz bilgileri vermeyi de mi reddetmektedir?

    imza: bilişim mağdurlarına destek platformu
  • yazarların hiçbir şeyden haberleri olmadan evlerine kağıt gelmesi ya da telefon aracılığıyla ifadeye çağrılmaları gibi durumları yaşamamaları, en azından bu konuda bilgilerinin olması amacıyla talep ettiğimiz bilgilerdir.
  • sozluk yonetiminin talep edilen bu bilgiler karsisinda takinacagi tavir, sorusturmaya tabi tutulan yazarlar ve bu yazarlarin kaygilarini paylasanlar tarafindan merak edilmekte. pek ummasak da sozlugun yazarlarina karsi da bir sorumlulugu oldugu bazi kisiler tarafindan hatirlanir belki.
  • bu bilgileri sözlük yönetiminden talep ediyorum !!!!!

    not: bu enteriyi ispiyonluyan yancilar var. tebrikler.
  • bilgiler talep ediliyor da sikleyen yok hacı. evet, her yazarın bu soruların cevaplarını bilmeye hakkı var diye düşünüyorum. ekşisözlük yönetiminin bizi aydınlatması dileğiyle. olur da aydınlanamayan bir ben kalırsam, lütfen birisi beni ışık hüzmeleriyle aydınlatsın.
    bilgi talebinden başka isteklerimiz de var tabiki: sözlük bana karı bul lan allahsız
  • sözlük yönetimi ve yönetimden bu bilgileri isteyen az sayıda yazarın dışında kalan büyük grubun görmediği veya görmek istemediği şey şu, yürütülen son soruşturmalar son derece sinsice. sözlüğü kapattırmanın yaratacağı tepki oluşturulmadan, sözlüğün "ekşi oluşunun" temelini oluşturan yazarları susturuluyor yavaş yavaş. sözlüğün ön plana çıkmasını sağlayan, bir internet fenomeni haline getiren şey, yazarlarının bu ülkede tabu olarak görülen birçok konuyu sıkı bir şekilde tartışabilmesiydi. bazı islamcı yazarlarının ısrarla iddia ettiğinin aksine, allah'a ve muhammed'e kesinlikle hakaret edilmeden, bu ülkenin önemli tabularından biri olan din gayet sıkı bir eleştirilebildi. bu ülkenin önemli tabularından biri cinsellik, kadınların da katılımıyla daha önce konuşulmadığı şekilde konuşulabildi. siyasetin tabu konuları, en sıkı şekilde sözlükte tartışıldı. dersim kimsenin gündeminde değilken burada tartışıldı. maraş kimsenin hala gündeminde değil, ama burada tartışıldı. konu hakkında hiçbir fikri olmayan biri, başka yerlerde derli toplu bir bilgiye çok zor ulaşabilirken, burada en azından bir zamanlar bu ülkede neler olup bittiği hakkında fikir edinebildi.
    şimdi, sözlüğün bu ekşiliğine iki katmanlı bir saldırı yapılıyor, daha önce de bu ülkede tek hamlede yıkamayacağın kadar büyüyen tüm yapılara yöneltilen saldırılarda olduğu gibi. siyasi troll'ler (buna islamcı troll'leri de katabilirsiniz) ortamı çılgınca ajite ediyor ve sağlıklı bir tartışmanın yapılmasını tümüyle sabote ediyor. bu saldırı zenci ile başladı, kimse pek umursamadı, ama onun açtığı yoldan ilerleyenlerin neler yaptığını şimdi görüyoruz. pek çok yazar zenci'nin şaka yaptığını düşündü, onun neye dönüştüğünü şimdi reşat çalışlar'ın twitter'ında görebilirsiniz. sağlıklı bir tartışma yürütmenin mümkün olmadığını gören pek çok sıkı yazar ayrıldı veya yazmaktan vazgeçti zaten. sözlük yönetimi bu troll infestation'una bir çare bulamadı veya bulmak istemedi. bunun yerine çöp entry veya format abuse gibi abukluklarla uğraşmayı tercih etti. format abuse'un aslında tam da bu olduğunu görmezlikte gelerek.
    şimdi de saldırının ikinci kısmı geliyor. yazmakta ısrar edenlere yönelen tehdit. onlara da, yazmaya devam ederseniz, hayatınızı hallaç pamuğu gibi atarız, yasalara aykırı bir şey yapmamış olsanız bile, hukukun gücünü sonuna kadar hukuksuzca, ahlaksızca kullanarak sizi süründürürüz deniyor. görebildiğim kadarıyla buna inatla karşı çıkan çok az yazar kaldı ve sözlük yönetiminden bu bilgileri isteyerek, aslında sözlük yönetiminden bu ülkedeki son özgürce tartışma yapılarından birini korumada kendilerine destek olmasını istiyorlar. yine görünen o ki, sözlük yönetimi 30 küsur bin yazarı olduğunu, arkada bekleyen yüz binlerce çaylağı olduğunu düşünerek bunu umursamıyor. ama şu unutuluyor, giden yazarlar bu şekilde gittiği sürece, kalanlar veya yeni gelenler de, gidenler gibi yazamayacaklar, artık tabu konuları tartışan da kalmayacak.
    siyaset veya din tartışılmasın, cinsellik tartışılsın, bunun ekmeği de yeter bize düşünülüyorsa, o konuda da yanıldıkları yakında ortaya çıkacaktır merak etmesinler. önemli kaleler düştükten sonra, "eski sevgili" başlıkları üzerinden de yürümesine izin vermezler bu yanıltıcı özgürlük havasının. kısa süre sonra, müstehcenlikle ilgili soruşturmalar da açılır. oral seksten bahseden bir iki kadın yazara müstehcenlik soruşturması açılsın, ertesi gün bu sitede bir tek kadın yazar kalıyor mu görürsünüz. sonra da artık sırada bekleyen onca çaylağın turşusunu kurarsınız.
    sözlük yönetimi şunun farkında olmalı, burada bu bilgileri isteyen yazarlar, aslında onlar gibi bundan bu ülke ortalamasının üzerinde para kazanmak yerine, hiçbir maddi çıkar sağlamamalarına rağmen, sözlüğü muhtemelen onlardan çok seviyorlar. çünkü, bu ülkedeki bütün o sıkıştırılmışlık hissinin dışına çıktıkları, az da olsa nefes alabildikleri bir yer burası. bu adamlar/kadınlar, aldıkları o nefesi savunuyorlar.
    ister ciddiye alın, ister almayın, bizler ölmemek için çırpınan her canlı gibi, belki daha az nefes alacağımız, ama illaki alacağımız bir yer buluruz.
  • sözlük yönetiminin, makul sorulara verebileceği imkansız olmayan cevaplar bütünüdür. birçok yazar tarafından beklenmektedir.
  • binlerce, belki onbinlerce insanın katıldığı bir platformu işletmeye soyunuyorsanız ve bireyler (gerçek şahıslar) bu platformda yazdıkları yüzünden hukuki soruşturmaya maruz bırakılıyor ve belki de fişleniyorlarsa, işte bu tam da bu bilgileri açıklamak zorundasınız.

    bireylerin, nerede, nasıl, ne düzeyde bir takibe, soruşturmaya, fişlenmeye maruz kaldıklarını bilme hakkı, en doğal iletişim haklarındandır.

    tabi bazı hukukçu dostlarımız bu bilgileri açıklamak için de savcıya danışmaktan bahsedebilirler; ama bu bilgileri açıklayıp açıklamamak hukuki bir mesele olmaktan öte en başta etik ve insanların hayatlarına etkisi bağlamında yaşamsal bir meseledir.
  • gurunun hesabı eskisi kadar aktif olsaydı, "sözlük ssg'nin çiftliğidir, kimseye hesap verme zorunluluğu yoktur" diyeceği bilgiler.
  • sadece basit bir internet sayfasında yazılanlardan dolayı insanlara soruşturma açılması,gözaltına alınması ne kadar etikse bunların haber verilmemesi de o kadar etiktir.sözlük isim talep etmek zorunda da değil başkalarına isim vermek zorunda da değil.eğer bunu yapıyorsa bu hukuki sorumluluktan kaçıp bir de insanlara bunu haber vermediğini gösterir.
    madem bu sorumluluktan bu insanları dahil ederek kaçıyorsunuz o zaman bari bu tip konularda bilgilendirme yapılması gerekir.eğer bu yapılmıyorsa burada yazarlık yapan ben dahil herkes enayi konumundadır.
    sonuç olarak:ben de bilgilerim ne derece açıklanıyor bilmek istiyorum.
    eğer bilgi veriliyorsa,sadece soruşturma kapsamında değil emniyet gibi alakasız kuruluşlar isteyince bu bilgiler bir de sözde "sansür karşıtı" kampanya yapan bir site aslında bizim bilgilerimizi göz göre göre satmaktadır.
    bilmek istiyoruz.