şükela:  tümü | bugün
  • fonetik dil ozelliklerinden mahrum diller olduguna dair yaygin kanaat vardir.
    sesleri uretmek icin harf bagdasimlarindan faydalanir.
    yazarken ve telaffuz ederken cetrefil katkili harf hosafindan tatmak lazimdir; suyunu icersin tanesi kalir.
  • yazıldığı gibi okunmayan dil yoktur; hemen her dil yazıldığı gibi okunur. ingilizceyi önce yazılı sonra sesli öğrendiğimiz için bizde yazıldığı gibi okunmadığı yönünde bir kanaat uyanmış olabilir lakin bu hatalı bir addediştir.

    bir kelimenin yazıldıgı gibi okunmaması en temel mantık kurallarına aykırıdır zaten; a kelimesinin okunuşu b iken b okunuşunun simgesi a'dan farklı olan bir dilde anlaşmak pek mümkün olmaz sanırım.
  • yazıldığı gibi okunmak kavramının kargaşalığından ötürü kafada soru işaretleri yaratan sınıflandırma

    yazıldığı gibi okunmayı bir sesin, bir harfin bir birey tarafından her kelimede aynı olarak telaffuz edilmek şeklinde tanımlarsak "geliyorum" sözcüğünü "geliyom" şeklinde telaffuz etmek yazıldığı gibi okunmamak manasına gelmez, ağız farklılığından dolayı kestirmeye kaçmak anlamına gelir.

    bu mantıkla türkçe'de "m" harfini bir kişinin standard bir şekilde söylediğini, ingilizcede bir bireyin "r" harfini kelimeden kelimeye değişik biçimde telaffuz ettiğini iddia edersek türkçe'nin neden yazıldığı gibi okunur, ingilizce'nin neden yazıldığı gibi okunmaz bir dil olduğunu ortaya çıkarabiliriz.
  • türkçe'de her harfin standart bir sesle ilişkilendirilmiş olmasından ötürü türklerin başka dillerden bahsederken sık sık içerisine düştükleri yanılgı.

    şüpheniz olmasın ki ingilizce'de de her "r" ingiliz alfabesindeki "r" gibi okunur. farklı okunan "re" "ra" "er" ile gösterilen seslerdir ki r simgesini içermeleri r ile aynı şey oldukları kanaatini uyandırmamalı sizde.

    yukarıda anlatılan görüş çerçevesinde örneğin sayılsal gösterimler de yazıldıkları gibi okunmazlar zira 01000001 gösterimi misal, büyük a harfinin karşılığı iken yine aynı bir ve sıfırlardan oluşmuş 01000010 gösterimi büyük b'ye denk gelir.
  • bir dildeki yazılıştan başka bir dildeki okunuşa gitmeye çalışmanın sonucu meydana gelen yanılsama.

    yazıldığı gibi okunmayan bir dilden herhangi bir kelimeyi yazılışı, o dilde okunuşu ve o okunuşa ilişkin "gerçekte olması gereken" yazılışı ile doğru olarak örnekleyen ilk sözlük yazarına karşılaştığımız zaman en sevdiği içeceğin bir şişesini hediye etmeyi uygun görüyorum ki içip içip hayatın anlamsızlığından bahsedebilelim.
  • ingilizce'de bir bireyin herhangi bir harfi standard olarak seslendirmesinde tereddüt olduğu için yanılgıdan ziyade şüpheye pekala düşülebilecek ikilem

    ki ingilizce'de "r" harfinin okunuşu renounce kelimesinde gayet vurgulu iken, pepper sözcüğünde belirsiz bir hal almaktadır, önündeki harfe göre değişiklik göstermektedir.

    oysa türkçedeki "r" harfi kelimenin başında veya sonunda yer alsın almasın, önüne gelen harf a,e olsun olmasın "r" şeklinde telaffuz edilmektedir her zaman.
  • eğer olsalardı şahane paradokslara varma imkanı sağlayan diller olurlardı bunlar.
    yazıldığı gibi okunmayan bir dil ne gibi okunur mesela?
    ya da bir a kelimesi yazıldığı gibi okunmuyor da bir b kelimesi gibi okunuyor diyelim. o zaman a ile b'yi nasıl ayırdederiz birbirinden?

    (bkz: göründüğü gibi yazılmayan diller)
  • var oldukları halde paradokslara yol açmayan diller

    bir "r" harfinin yazılışı tek olduğu halde okunuşu kelimeden kelimeye değişiklik göstermektedir böyle dillerde.

    bu yüzden yazıldığı gibi okunmuyorsa bir harf; o harfe karşılık gelen ses, harfin bulunduğu kelime veya hece kombinasyonuna göre renk değiştirmektedir.
  • sadece ^ işareti içeren kar*-kar*, hala*-hala* gibi kelimeler dışında nekahat, nezaret, talaş, telaş kelimelerinde aynı a harfinin farklı okunduğu düşünülürse türkçe'nin de dahil olduğu (aksi varolmayan) dil grubu