1. yıllar süren öğrencilik ve bir kaç yıldır süren asistanlık ve sınav kağıdı okuma tecrübelerim sonucunda çıkardığım bilimsel olmayan sonuçtur.
  2. üniversite yıllarında aldığım notları bazen kendim bile okuyamayıp arkadaşlara sorduğumu hatırlayınca beni düşündüren teori.
  3. yıllar süren öğrencilik yaşamımda sınav kağıdımı okuyanların bir türlü farkına varamadığı sonuçtur. eh zekiler daha zor anlaşılır, tabi bu zor anlaşılmanın nedeni yazının çikinliği değil canım olur mu öyle şey *
  4. götümü kaldıran tespit. ama benimki bayağı okunmuyodu lan. hatta öğretmenlerim kompozisyon mu yazmışım yoksa resim mi çizmişim ayırt etmekte zorlanıyolardı. iyice aynştayn falanım o zaman ben.
  5. öncelikle kendi yazdığı o yazıyı okuyabilmek için zekasını çalıştırıp sürekli bulmaca çözme durumunda olduğundan daha zeki olmaktadır.
    inci gibi yazısı olan biri kafasını çalıştırmadan yazıyı okuyabilmekte, böylece beyin idmansız kalmaktadır.
  6. yillar siran ogrencilik hayatimda istisnasiz hemen her hocamin beni kayirip
    kolladigini buyuk torpillere maruz kaldigimi yuzune vurup beni mahcup
    etmis genelleme. ben de saniyordum ki....yanii...oysaaa...neyse yok bisey...
    gecer alisirim aptal oldugum gercegine zamanla.
    yapacak bisey yok bu saatten sonra.
  7. doktor yazısının çirkin olması gerçeğinden önceki 10 küsür senelik öğrenim kariyerimde de bok gibi olan yazım ve 0-5 yaş arasında kalmış zeka kapasitemle çürüttüğüm önerme.
  8. *tersinin dogrulugu daha yuksek olan onerme. zeki insanlarin yazisinin (her zaman degil) cogunlukla kotu olmasi tarafimca da gozlemlenmis olan istatistiki bir veridir. ote yandan yazisi kotu olanlara genel olarak baktigimizda zeki olanlarin yuzdece o kadar da yuksek olmadigini gozlemliyoruz(m). yani, her yazisi kotu olan zeki degildir. eh, netice itibari ile tersi de her zaman dogru olmadigina gore, genellememekte fayda var.

    ayrica israrla:

    (bkz: correlation does not imply causation)