şükela:  tümü | bugün
  • dediği dedik, çaldığı düdük, sattığı kazıktır.
  • bir seferinde sigara almaya gittigimde ustumde tam para ustu almak icin bozuk para olmadigindan sigara alamadigim, ustunede tokat gibi "tiryakilerin hazirlamasi lazim... bozuk yok." seklinde bir laf yedigim bakkal cesidi.
  • üç ay milleti kazıkladıktan sonra kalan 9 ayda bu birikimi yemekle meşgul olan bakkal çeşidi
  • kimi yerlerde bu elemanların 10 parmağında 10 marifet vardır. konusu geçen yazlık mekanların tek bakkalı olmasının yanında, yerel kanallara spor muhabiri, yerel gazetelere araştırmacı-muhabir, ve kurulacak-kurulmuş olan süpermarketlere karşı eylem başlatan aktivist olarak da karşımıza çıkarlar.
  • üç ay çalışmaları nedeniyle kazık fiyatlarını hoş gördüğüm bakkal. kalan 9 ayı geçirebilmek için haklı bir davranış.lakin kazıklanmak istemeyenler bagajlarını sağlam bir mühimmatla doldururlarsa bu bakkalları sevebilirler bile..
  • bakkallığın yanında fahri muhtarlıkta yaparlar. kim nerde oturuyo? kim kimde kalıyo? gibi alakasız ayrıntı bilgilerde satılan mamüllerin yanında mevcuttur. ayrıca mevzu bahis yazlık ortamının gençliği, sigara alırken ailelerine ispiyonlanmaktan korktukları için alternatif bakkal arayışına girerler.
  • yazlıkcilar yavaş yavaş puslu kent hayatlarına dönmeye başladığı o son günlerde, müşteri sayısı azaldığı için her siparişinizi kolay kolay karşılamak istemezler.
    falanca sigara, filanca bira istersiniz; "kaç tane alıcan, bak kimse de kalmadı, herkesler de gitmeye başladı, sonra elimde kalıyor bunlar, söyle kaç tane alıcan?" diye vicdan yaparlar üzerinizde.
    ama sevmekten de hiç vazgeçmeyiz onları.
  • (bkz: monopoly)
  • (bkz: ahmet in yeri)
  • yazlık sitedeki tek bakkal, tek bakkal olduğunu bildiği için -gayet anlaşılır- bir otoriteye sahiptir ve aklı sıra yazlık sakinlerini kendince uydurduğu açma-kapama saatleri ve bayat ekmeklere yönlendirmektedir. bu bakkal üstünde "güven bakkal-deniz bakkal-site bakkal" gibi bir ibare yazan bir kart verir site sakinlerine mişli bir geçmiş zaman tarihinde. bu kartın üzerinde "24 saat açık-evlere servis-dışarı çıkmanıza gerek yok" gibi iç rahatlamaya yönelik cümleler de vardır.
    evet diyelim ki gerçekten susadınız. sigaranız bitti. saat öğlen 2. dışarı çıkmanıza gerek olmadığını yazan kart orda. ararsınız. kimse açmaz. ama o kartta bir de cep telefonu numarası vardır. tabii ki onu da ararsınız çünkü en yakın süpermarket migros, gima gibi bir şeydir ve baya yokuş inmek çıkmak gerektirir. neyse cep telefonu açılır ve meramınızı söylersiniz. "ne kadar tuttu" diye sorarsanız bir de "ee ben hesaplayamam şimdi, çocukla gönderirim ne kadar tuttu" der. iyi dersiniz, beklersiniz, beklersiniz, kimse yoktur. ararsınız. gelecek birazdan der. ararsınız ararsınız gelecek gelecek der. sonra bir daha ararsınız "ya istemiyorum ben kendim gidip alırım allasen" demek için, bu sefer de telefon açılmaz. iyiniyetinizden beklersiniz. ve 2 saat sonra bir çocuk gelir.

    ...ve tabii ki 20 ytl'lik banknotu uzatırsınız ve "bozuk yok mu" der. eöh dersiniz verirsiniz parayı. kapıyı kapatırsınız.

    daha sonraki günlerde bakkal esrarengiz bir biçimde kapalıdır ve dışarda elinde gazetesiyle bir kadın oturmaktadır. artı sitenin köpek çetesi. arf arf diye havlamaktadırlar.