şükela:  tümü | bugün
  • 6 bölümlük güzel bir sistem eleştirisi içeren dizi.
    teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin. aslolan insandır. teknolojinin insandan üstün duruma gelmesi insanlığı bitirir. insanı ve hayatı anlamlı kılan ölümün olmasıdır. ölüm , sonsuza dek bir bilgisayar ağında yaşamaktan güzeldir.
  • çok başarılı sistem eleştirisi ve gerçekçi tespitler barındıran bir dizi.

    ingilizler bu dizi ile bir defa daha "distopya bizim işimiz" demiştir. teknolojinin gelişimi ve politikanın ilerlediği yol hakkında vizyonları çok iyi.
  • king şarkılarını bir kere dinleyip durabilmeyi başaramadığım güzel grup.
  • ders olarak ingiltere'de vasıfsız bir finans danışmanının bile 1 milyon sterlin kazanabileceği gerçeğinin çıkartılabileceği mini dizi.
  • son yıllarda izlediğim en güzel dizilerden biri. ben gündüzleri distopya, geceleri teenage dizisi izlerim.
    anlaşılsın diye söylüyorum. westworld ve black mirror seven bunu da sever.

    boğazıma oturdu senaryo resmen. ama senaryodan daha iyi işlenen bir şey var ki o da kurgu ve ses yönetimi. dizinin bıraktığı etkinin %70'ini bu ikili oluşturuyor bence.
  • king adlı şukela bir şarkıya sahip ingiliz grup.
  • londra merkezli bir grup, hafif elektronik, ritmik ama aşırıya kaçmayan güzel bir dans müziği yapıyorlar. disclosure'un peşi sıra gelen gruplar arasında gösteriliyorlar (haksız da sayılmaz bu ifade).

    grubun üç ana üyesinden biri emre türkmen isminde bir çocuk. ingilizmiş esasen, anlaşılan doğma büyüme oralı. ama bir derginin blog'una verdiği röportaj cevaplarına bakılırsa halen "damardan türk": en sık dinlediği albüm atoms for peace, stil ikonu darth vader ve en sevdiği insan annesi!

    neyse konuyu dağıtmayalım, müzikler güzel, siz onu dinleyin:
    https://soundcloud.com/yearsandyears
  • şaşırdığım şey onların distopya diye çektiği şeyi teknolojik gelişmeleri hariç biz her gün yaşıyoruz zaten türkiye'de. bankaların batması, güvensiz toplum, bi gecede hiç olan hayatlar, başbakan'ın konuşmaları ve uygulamaları, kıyımızda ölen mülteciler, kamplar, doğuda yasaklanan mahalleler ve daha aklıma gelmeyen bir çok şey
  • ilk iki bölüm gayet tatmin ediciydi. ütopya gibi ütopya. devamını editlerim.
  • chernobyl (dizi) daha çok sükse yaptı ama bence bu yılın en iyi mini dizilerinden biri de bu. yazın ilk çıktığında izlemiştim, şimdi de eşimle birlikte izliyoruz. her sahnesi dolu dolu, sanki kurgu değil de gerçekmiş gibi korkutucu bir distopya.

    dizi sağ kesim tarafından çok eleştirildi ingiltere'de de, "halkı umutsuzluğa sevk eden gerçeklikten uzak sol dizi" minvalinde. halbuki türkiye'ye gelseler çok da gerçeklikten uzak olmadığını anlarlardı. batan bankalar, boğulan mülteciler, başbakanın yaptığı açıklamalar ve bu açıklamaları niye desteklediğini bile anlamayan bir güruh, en ufak bir direnişe uygulanan baskı ve sindirmeler...

    her bölüm farklı bir tema ile manchester'li bir aileyi baz alarak bir gelecek tasviri yapılıyor. ekonomi, politika, teknoloji, göçmen sorunu, savaşlar ve sonuçları, ilişkiler vs. gibi konulara değiniliyor. çok hafif miktarda bilim-kurgu öğesi de var ama çok abartılmış değil.

    dizinin sürprizi ise emma thompson. kendisi malum kişinin dişi versiyonu olarak göz dolduruyor(!).

hesabın var mı? giriş yap