şükela:  tümü | bugün
  • otomobillerimiz ilk alındığı günden itibaren ömrünü tamamlayana kadar yedek parça ihtiyacı duyar. yedek parça ihtiyacı için illaki otomobilinizin arıza yapması gerekmez, periyodik bakımları da dahil olmak üzere her yıl defalarca kez yedek parça ihtiyacı duyulur. en basit haliyle yağ filtresinden piston kollarına kadar. otomobil sahibi olanların hayatlarında defalarca duyduğu bir terimdir bu. yedek parça ihtiyacınız olduğunda size söylenen bu terimleri birde biz ele alalım.

    oem parça: bu parçalar otomobilinizin üretilirken, fabrikada kullanılan parçanın yine otomobil üreticisi tarafından imal edildiği anlamına gelir. her yönüyle aracınız için uyumlu olan parça oem parçalardır. bazı otomobillerin oem parçaları için haftalarca beklediğiniz olur yurt dışından gelmesi için. bu yedek parçayı üreten fabrika, otomobilin üretimi dursa bile parça üretmeye devam eder ve oem parça adı altında piyasaya sürer.

    oes parça: bu parçalar ise yine otomobilinizin üretim hattında kullanılan ama fabrika tarafından başka firmalara imal ettirilmiş parçalardır. bu firmalar fabrikaya üretim yaparken, bir yandan da piyasaya yedek parça olarak dağıtımını yaparlar. oes parçanın üzerinde otomobilinizin markası ya da logosu bulunmaz.

    oep parça: bu tür parçalar ise, otomobil üreticisi tarafından üretim aşamasında kullanılmayan ama kullanıcıların yedek parça ihtiyacı doğrultusunda imal ettirdiği eşdeğer parçalardır. bu yedek parçalar, otomobilin üretimi yapıldığı fabrikaya gelmeden direkt olarak yedek parça satan mağazalara ve yetkili servislere gider. orijinal yedek parça diye satılan parçalar bunlardır. otomobil üreticisinin istediği standartlarda üretimi yapılır ve garantilidir.

    muadili parça: yedek parça satan yerlerde bu soruyu çok duyarsınız. örneğin fiat tempra model bir araca parça almak istediğinizde size “ağabey muadili parça var tipo’nun, onu verelim mi” derler. orijinal ya da yan sanayi olabilir ama farklı bir marka ya da modelin yedek parçasıyla sizin otomobilinize birebir uyumludur. bazen parçalar gözle aynı gibi görünse de, montaj aşamasında genellikle yerine oturmaz. bir yeri kasılır, kesilir, biçilir ve yerine oturtulur. böyle bir şeye tabi ki müsaade etmeyin.
    çıkma parça: “ağabey istersen bir çıkmacılara uğra” diye duyabilirsiniz parça ararken. çıkma parça, size ait otomobilin aynı model ve üretim yılına sahip ama kaza yapmış ve trafikten çekilmiş başka bir otomobilin orijinal parçasını alıp kullanmaktır. orijinal çıkma dedikleri budur.

    yan sanayi parça: otomobil üreticisi tarafından onaylanmamış, kalitesi hakkında fikir sahibi olmadığımız ve küçük üretim tesisleri tarafından üretilen parçalara denir. size şunu söylemeliyim ki, orijinalinden daha sağlam yan sanayi yedek parçalar bulunur piyasada. önemli olan nerede ve nasıl bulacağınızı bilmek. benim orijinal alıp taktığım devir daim pompaları üç beş yıl gitmiyorken, yan sanayi alıp taktığım devir daim pompaları daha uzun süre gidiyordu.

    çok sık sorulan sorulardan biri şudur; “ben bu parçayı aldım ama içinden farklı bir markaya ait yedek parça çıktı”. örneğin gittiniz ve opar’dan bir bobin aldınız ama kutudan valeo ya da champion marka bir bobin çıktı. kullanıcılar hemen paniğe kapılır ve parçayı iade etmek istediklerini söylerler. ama işin aslı öyle değildir. o parça gerçekte orijinal ve fabrikanın istediği kalitede, farklı firmalara üretimi yaptırılan ve onaylanmış parçalardır.
    suiistimale çok açık bir sektör olduğu için, orijinal diye aldığınız yedek parça aslında yan sanayi bir parça olabilir. bunu anlamanın iki yolu vardır; ya işinin ehli iyi bir usta, ya da yedek parça üreten firmayla temasa geçip seri numarasını doğrulatmak. bu şekilde elinizdeki parçanın tam anlamı ile orijinal olup olmadığını anlayabilirsiniz. ya da parça ihtiyacı acil değilse bilinen bir internet sitesinden sipariş edip beklemek.

    sanayide çok sık karşılaşılan sorunlardan biri şudur; aldığınız yedek parça daha önce satılmış ama uyumsuz ya da arızalı diye geriye iade edilmiş olabilir. küçük esnaf bu parçayı iade etmektense kutuya geri koyup rafa yerleştirir ve tekrar satar. orijinal parça alırken özellikle kutunun içini açıp parçanın montaj yerlerine göz gezdirin. örneğin cıvata kafalarına bakıp daha önceden bir el aletinin değip değmediği anlaşılabilir. ben türkiye’de çalışırken, bir marş otomatiği istemiş ve arızalı diye geri göndermiştim. yaklaşık iki hafta sonra farklı bir otomobil için istediğim marş otomatiği, aynı şekilde satılmış ve tekrar bana geri gelmişti. böyle bir oyuna asla gelmeyin. ya da elinize orijinal diye alıp geldiğiniz parçanın, konya üretimi olduğunu anlamam çok uzun sürmüyordu.

    ekonomik durumunuz sıkıntılı ve yedek parça ihtiyacınız doğduysa, yan sanayi parçalara yönelebilirsiniz. gerçekten orijinalini aratmayan çok kaliteli yan sanayi ürünler piyasada mevcuttur ama almadan önce kesinlikle sıkı bir araştırma yapmanız gerekebilir. "nasıl olsa küçük bir parça, bir şey olmaz ya" diyerek 20 liraya satılan basit bir yedek su kapağı bile başınıza iş çıkaracaktır. hayati öneme sahip parçalar için mümkünse orijinal ya da çıkma olanlarını tercih etmelisiniz. bir örnek vermem gerekirse; yan sanayi aldığınız bir yağ filtresi, motorun gerektiği gibi yağlanmasına engel olabilir. bir süre sonra “benim motor mavi duman” atıyor diye tekrar gidersiniz sanayiye. üç beş kuruştan kaçarken, binlerce liranın altına girmeyin yani.

    çıkma parça alırken yine çok dikkatli olmalısınız. örneğin gözle görünen ve elle tutulup kontrolü sağlanan bir far size sıkıntı çıkarmaz ama bir sensör, ecu, ya da fren merkezi gibi parçalar sizi yolda bırakabilir. elektronik ve içinin ne olduğu belli olmayan yedek parça ihtiyacınız olduğunda mümkünse orijinal, değilse kaliteli bir yan sanayi parça tercih edilmelidir.
    ustalar işin kolayına kaçmak için, onarımı yine orijinal yedek parça ile mümkün olan bazı parçaların komple değişimine gidebilir. örneğin klima kompresörü değişecek dendiği zaman, ustaya hoşça kal diyebilirsiniz. sürekli olarak delinen ve her seferinde "yenisini al gel" denilen bir parça olan radyatörün bile tamiri mevcuttur. yan sanayi bir radyatör alıp takmak yerine orijinal radyatörü tamir ettirip kullanmak hem daha ekonomik, hem daha faydalıdır sizin ve otomobiliniz için.
    yedek parça alırken kesinlikle fiyat araştırması yapın. önünüze gelen parçacıya girip “bana şunu ver” demeyin. herkesin tuttuğunu kopardığı bir sektör olduğu için, aynı yedek parçayı iki katı daha ucuza alabilme ihtimaliniz çok fazla. ayrıca çakal bir ustaya denk gelirseniz, orijinal parça taktım diye gösterip yan sanayi parça takmış olabilir. her orijinal diye satılan yedek parça, gerçekten orijinal olmayabilir. bunun için bilinen satış noktalarını tercih edin.

    son olarak önemli bir noktaya değinmek istiyorum. diyelim ki bir kazaya karıştınız ve hasarınızın karşı tarafın sigortası tarafından karşılanması söz konusu oldu. sizin aracınızı o an sanayiye bir dükkana götürüp, yan sanayi parçalar ile onarımını yapıp size teslim edebilirler. hayır yok öyle bir şey. böyle bir durumla karşılaşırsanız, aracınızı doğru yetkili servise çektiriyor ve orijinal parçalar kullanarak yaptırıyorsunuz. burada bir "eşdeğer" muhabbeti var ama bahsi geçen parça, otomobil üreticisinin tavsiye ettiği ve tse standartlarında bir parça olması gerekiyor. yani öyle dandik bir parça alıp kullanamazlar. karşı tarafın sigortası sizi bu karardan yıldırmak için elinden geleni yapacak ama sonuç pek değişmeyecektir. uğraşır ve kararlı olursanız yetkili serviste yaptırırsınız otomobilinizi. "benim anlaşmalı olduğum yerlere gideceksin" falan derlerse hikaye. çekersiniz otomobilinizi yetkili servise, paşa paşa yaptırırlar.

    detaylı bilgi için #121627668
  • otomotiv sektöründe, araba sahibinin alttan, derinden parasını almak için yedek parça mafyası diye bir şey var. bizzat bu mafya üyesi arkadaşın yaptığı hesaba göre 21 bin liraya fabrika satışı olan bir otomobilin yedek parça bazında bütün aksamı olmasa da toplamaya kalkınca 76 bin lira ediyor. istenirse bu fiyatın daha da üzerinde fiyat çıkabilir. mesela bütün şanzuman 2bin lira ise, bunun parçalarını tek tek listeleyince 3.700 lira ediyor. arabayı ucuza veriyor olmamız sizi sevdiğimizden değil, sonra severiz merak etmeyin demeye geliyor..
  • görünmeyen tasarımlar ile yakından alakalı bir konudur.

    ürünler basit ve bileşik ürün olarak ikiye ayrılır.
    bileşik ürün, ürünün sökülüp takılmasını mümkün kılan birden çok parçanın oluşturduğu üründür.
    bileşik ürünün parçalarına yedek parça denir.

    bunların tasarımları fikri sınai mülkiyet kapsamında 4 grupta incelenir:
    1- işlevsel zorunluluk gösteren parça tasarımları (egzoz borusunun birleşim yeri)
    2- görsel zorunluluk gösteren parça tasarımları (otomobilin gövdesi)
    3- bileşik ürünün normal kullanımı esnasında görünmeyen parça tasarımları (otomobilin motor ve bujileri)
    4- işlevsel/görsel zorunluluk arz etmeyen ve ürünün normal kullanımı esnasında görünen parça tasarımları (direksiyon ve koltuk tasarımları)

    kaynak pdf

    edit: benim anlamadığım bir nokta var, tasarımlar dışa yansıtıldığı müddetçe korunuyor deniliyor. yedek parça tasarımlarında normal kullanım esnasında görülen parçaların korunmasına bir şey demiyorum, ancak işlevsel zorunluluk gösteren parçaların da birer tasarım harikası olabilmesi mümkün, bizim görmememize rağmen. patentini alın işi halledin demek de çözüm değil, boyu da işlevi de önemli olabilir. örneğin çok uç olacak ama el yapımı özel üretim arabalarda bujisine kadar her şeyin özel bir tasarımı olmuş olabilir. buji hem işlevsel, hem biz göremiyoruz, ama parçalarına ayırdığımızda tip/tasarım farkını görebileceğiz. üstüne işleme yapmışlar mesela adamlar. ya da türk geleneklerine bayılan bir annenin ısrarı üzerine metallerin iç yüzeyine dantel işlemesi yapılmış olabilir farklı renkle. görmesek de bunu korumayalım mı? evet korumayalım diyorlar. garip abicim garip. adam emek sarf etmiş, sanat toplum görsün diye değil belki sanat için yapılmış. emeğe saygı +rep yaa. ayıp.
  • aşırı derecede kar etmeye yarayan ürün. kıytırık kauçuk silecekler için 160tl para istendi ulan. sonra gidip 10tl ye setini aldım.

    (bkz: yuh)
  • otomobiller için orjinal olarak temin edildiğinde maliyetinin en az 3-4 katı ödenen parçalardır..zira otomotiv üreticileri yan sanayiye bu parçaları direkt olarak satma hakkı genelde tanımazlar, kendi servislerine alırlar ve aslında satıştan elde ettikleri kara yakın bir oranda kar da bu parçaların satışlarından elde ederler..e peki bunu söyledin iyi güzel kardeşim de çözümü ne diye sorarsanız, tek bir önerim var, o da yan sanayi parça üreticileri ana sanayi tarafından kabul görmeyen ve hurda sınıfına sokulan ama yine de iş gören parçaları (ki 4 senelik arabasına 0 hatayla üretilmiş bir yedek parçayı maliyetinin 4 katına kim ister o da ayrı bir soru işareti) markasız olarak piyasaya sunarlar genelde, (tabi bu apaçık yapıl(a)maz) bu parçaları alarak otomobilinizde kullanabilirsiniz...ha aldığınız parçanın aslında orjinal parça sağlayan yan sanayi tarafından üretildiğini nerden mi bilirsiniz..sanırım bilemezsiniz..
  • (bkz: spare part)
  • aziz nesin'in aynı adlı öyküsünü de içinde barındıran eski bir kitabı. kırsal kesim hikayeleri az bişey yaşar kemal'i andırıyor, tabi komedi unsuru onu farklı kılıyor da şehirli hikayelerini okurken yalçın pekşen'i okuyorum sandım. tarz aynı gibi geldi bana, belki de o dönem yazım uslubu bu şekildeydi.

    okuması keyifli, hoş bir kitap sonuçta
  • hatlarını durdurmayı göze alamayan, minimum arıza ve minimum duruşla, maksimum üretimi hedefleyen fabrikaların veya tesislerin, malzeme ambarlarının, ihtiyaç olabilir, arıza çıkınca hemen yenisiyle değiştiririz düşüncesiyle, bir fabrika daha çıkaracak kadar yedeklerle dolmalarına neden olan hede.

    insan, yapılan her yedek parça siparişinde ve sizi kendilerine ustaca ve sinsice bağlamış olan parça ve yazılım üreticilerinin, sizden normalde olabileceğinden 2-3 bazen 7-8 kat fazla ücret istemeleri durumunda, savaşların artık silahlarla değil de, bu şekilde bir teknolojik oyunla gerçekleştirildiğini ayn-el yakîn müşahade ediyor ve kahroluyor.

    dün, çalıştığım yerde, siparişi bir başkası tarafından yapılmış olan özel bir power supply'ın, üretici firma tarafından 30 milyar tl'ye fatura edildiğini görünce, nutkum tutulur gibi oldu ve 'kurtarmaya azmin neden bu kadar süreksiz, sen mi yoksa ümidin mi yüreksiz' dizelerinin şairininin ifade ettiği yılgınlığımıza ve tükenmişliğimize lanet ettim.

    alet 25-25-30 ebatlarında bir kutu ve içindeki bir karttan müteşekkil. görünce çıldırır gibi olup, 'yok mu bunu yapabilen bir insan evladı türkiye'de' diyorsunuz. ama elin almanı japonu öyle bir bağlamış ki sizi, başka bir firmanın ürünü işinizi görmüyor. eliniz kolunuz bağlı yani.

    bundan başka, mesela bir tesis kuracaksınız. tesisi yapan yabancı firma, kullandığı malzemelerin, 5-6 sene sonra yeni sürümlerini çıkarıyor. sizin 5-6 sene sonra eski sürüm parçaya ihtiyacınız olunca, üretimden kalkmış parça, sizin için üretilecek olduğunda, normal fiyatını 5'e 10'a katlıyor. mesela, 2-3 bin $'lık bir endüstriyel pc için adam sizden 20-25 bin dolar istiyor ve sizi her 6-7 senede bir tesisinizi modernize etmeye mecbur ediyor. dişini sık, ancak onu yapabilirsin.

    bir yerlerden öyle bir sille yemişiz ki, elimizi kolumuzu bağlamış menhus zincir, pas tutup çürüyeceğine, daha da kuvvetlenip, bahtımızı bağlamaya devam ediyor.
  • tamircilerde pek bulunmayan ve genellikle yurtdışından getirtmek gereken mal cinsi.
  • mevzu bahis aleti olusturan parcalarin bozulmasi eskimesi gibi sebeplerden degistirilmesi gerektiginde yerlerine kullanilan parcalardir.