şükela:  tümü | bugün
  • 70'lerde yayinlanmi$ bir sol egilimli sinema dergisi. zamanina gore kaliteli bir dergi, yazar kadrosunda sonradan alanlarinda cok one cikacak selim ileri, onat kutlar, atilla dorsay gibi isimlere rastlamak mumkun, ama cogu yazi 30 yil sonra bakinca cok naif kaliyor.
    arada "holywood hala modasi gecmi$, bo$, yuksek butceli filmlerle biryere varabilecegini saniyor" (poseidon macerasi elestirisinden) gibi pasajlara rastlamak insani bayagi bir gulduruyor.
  • insanı "diğer altı sanat neydi lan" diye düşünmeye sevk eden kelimeler bütünü
  • sinemadır.
  • yedinci sanat dergisi’nin ilk sayısı 1973 yılının mart ayında çıktı ve dergi 1975 yılının haziran ayında 24. sayısını yayınladıktan sonra yayın hayatına son verdi. nezih coş, atilla dorsay ve engin ayça tarafından kuruldu ve çıkarıldı. nezih coş ve engin ayça derginin son sayısına kadar dergide yazmayı sürdürdüler. derginin ilk sayısında sahibi olarak nezih coş, genel yayın yönetmeni olarak atilla dorsay ve yazı işleri sorumlusu olarak da engin ayça yer almaktaydı, ancak atilla dorsay'ın 11. sayıdan sonra dergiden ayrılmasıyla yerine 15. sayıdan itibaren abdullah anlar genel yayın yönetmenliği görevine başlamıştır.
  • ben biraz farklı bakıyorum olaya. neyin sanat olup olmayacağını belirlerken, insanı, insanın hayatına olan etkisini ve onun mutluluk eksenindeki işlevselliğini dikkate alırım. yaratıcılığın ve hayalgücünün ifade edilmesi ve emek; sanatın en geçer tanımı bu yönde. bu doğrultuda yapılan herşeye sanat derim ben. yemek yapmak misal çok büyük bi sanattır. onu bu katagoriye koymayacam ama, yoksa savaşta sanattır, sevişmek de sanattır çıkamayız işin içinden.

    kim ne derse desin sanatın en başına mimariyi koymak lazım. fiziksel bir ihtiyacı karşılıyor çünkü. barınma olayını halledemezsen ne yapsan boş. kafanı sokacak biryerin olmazsa sanat manat yapamazsın hiç kusura bakma. dünyada mekan ahrette iman demiş atalarımız. gerçi tersi de aynı kapıya çıkıyor. sonra müziği koyarım. ruhun gıdasıdır gerçekten. bıdır bıdır işte bilirsiniz. edebiyat haliyle üçüncü sıranın bankosu. değiştiremezsin. bütün sanat parametrelerini ortaya koyacak değilim ama edebiyattan sonra evrenselliğiyle, etkisiyle sinema geliyor artık. sonra fotoğrafçılık, evet resimden öne aldım. eminim resim yaratıclık ve özgünlük anlamında daha geniş bir yelpazedir ama fotografçılık diyorum. artık daha evrensel çünkü. bir de sürreel resimler çok soğuttu beni o olaydan. üzerinde ortak bi dil geliştiremediğim bişeyden sanat olur mu? evrensel diyoruz en başta. temel ilke. en sona da tiyatro kalıyor. işte tiyatro 7.sanattır. tiyatro severler alınacaktır ama bu sıra birini diğerine üstün görmekten çok, hayatımıza olan etkileri çerçevesinde belirlenmiştir.
  • bana cocuklugumu hatirlatan tamlama. bulmacalarda hep sorulurdu. belki de hala soruluyordur bilemem ama etrafimdakiler hatirlamaya calisiyormus gibi yaparken cevabi yapistirirdim havali havali. hatta bir keresinde biri cikip ' kac tane ki bu, nereden bileyim yedincisini? ' diyecek olmus, ben de aninda ' sekiz tane tabi ki ' demistim. karsimdaki 'say bakalim' dese napardim bilmem.
  • bahsi geçen ilk altı sanat; müzik, dans, heykel, resim, şiir ve mimaridir.
  • bu terimi ilk kullanan ise 1910'lu yıllarda, ricciotto canudo'dur.
  • (bkz: lan?)
  • tamam sinema bu. kabul de diğer altı sanatın sıralaması ne mına koyiiim? misal üçüncü sanat hangisi? ilk altıda neden tiyatro yok? edebiyat şiirin kapsamı içinde mi? ayrı olması gerekmez mi? fotoğraf da sekizinci sanat olamaz mı?