şükela:  tümü | bugün
  • taklit etmek anlamında öykünmekin farklı bir söylenişi...
  • istemediği halde eyleme geçmek
  • oturduğu/yattığı yerden kalkmaya çalışmak. cümle içinde kullanımı ise şu şekil, cem karaca'nın safinaz'ından..

    "asiye kadın zorla yekindi
    of dedi bir of anam anam
    kızım safinaz kalk okul vakti
    daha çok uykum var uykum var anam"

    unutulmaya yüz tutmuş türkçe kelimeleri daha sık ve yerli yerinde kullanmak, onları ve dolayısıyla köklü bir geçmişe sahip olan güzel türkçemizi daha uzun süre yaşatacaktır. dilimiz yıllardır yabancı sözcüklerin saldırısı altında olduğundan dolayı bir arındırma gayreti içersinde. lakin yabancı sözüklere yeni türkçe karşılıklar bulmak yerine, eskiden onlar yerine kullanılanları bulup çıkarmak gereklidir. çünkü dil yeşerdiği coğrafyanın izlerini bütününde taşır. yani türkçe demek türk kültürü demektir. dolayısıyla türkçeye giren yabancı kelimeleri türkçeleştirmek başka kültürleri apartmak olacaktır, ama onun yerine eskiden ama çok eskiden kullanılan dildeki kelimeleri bulup getirdiğimiz zaman kendi kültürümüzü canlandırmış olacağızdır.

    yanlış anlaşılmasın, arındırma çabaları çok doğru bir harekettir, bazı yanlışlıklar yapılıyor olabilir, eleştirilecek yönleri bulunabilir. bu eleştiriler çok haklı da olabilirler. fakat arındıranlar da insan. hatalarını acımasızca eleştirmektense bizler de bu çalışmanın içine dahil olmak, daha duru ve daha zengin bir dil için çaba göstermek zorundayız.

    dilin yalınlığı ile zenginliği, uzaktan bakıldığında zıt kavramlar gibi duruyor olabilir, değildir. saf bir türkçe konuşmanız demek sadece 100 kelime ile yetinmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez. bunun yanında pek çok güzel deyim ve atasözümüz mevcuttur, bunları da gerektiği yerde bolca kullanmalıyız.

    yazıdığım yazıda detaylıca bakılırsa pek çok yabancı kelime bulunabilir, imla ve yazım hataları bulunabilir. gayret etsem de 21 senedir duyduğum - konuştuğum dilin çok da dışında anlatamıyorum fikirlerimi. bu da tek benim değil, hepimizin bir "eksikliği"dir.
  • mide bulantısını, anlık iğrenme durumunu anlatırken de kullanılır. misal; "midem bulandı" değil de "midem yekindi."
  • kalkmaya davranmak, yerinden kalkmaya, kalkışmaya* çalışmak. yüklenmek, çabalamak.

    yekinmeyi görselleştirmeye çalışırsak tipik görünümü yerde yatıyor durumda olan atın kalkmaya çabasının görünümüdür. ani bir hız ve mesafe kazanımıyla kuyudan yer yüzüne zıplama çabasına benzerdir.
  • (bkz: gerinmek)
  • "avunmuyor. acıya boyun eğdi. analığı tazelenince yekinir mi dersin?"

    redife'ye güzelleme / fürüzan

    kuşatma - s.175 - can yayınları
  • "el freni çekili arabayla ışıklarda kalkış yapmaya çalışmak" güzel bir örneğidir.
    zorlanırsın, az biraz öne hamle yaparsın ama kuvvetin yetmez...
  • (bkz: depar)
hesabın var mı? giriş yap