şükela:  tümü | bugün
  • anayasa mahkemesi başkanıydı sanırım bi arama ama, bilemiyoruz.
  • "milletvekilleri akillarini baslarina alsinlar ama bunun icin once baslarinin sonra da akillarinin olmasi gerek" diyen anayasa mahkemesi eski baskani.
  • yekta güngör özden'in en kibar tabirle, atatürkcülük ve hukuk konularında saf bir romantik olduğunu söyleyebiliriz.
    fakat, kanımca, saf olmadığı ve daha vahim bir kusuru daha vardır:
    turk solu dergisinin önemli ismlerinden biri olan erkin yurdakul'un vefatından sonra yazdıklarında; tuzu kuru aslan hukukçumuz, gencecik bir çocuğu, ipe sapa gelmez bir derginin, neresinden tutsan elinde kalacak macerası için harcamıştır. merhum için yazdığı yazıda, alev alatlı'nın tabiri ile tam bir olusevicidir* özden. bu upuzun yazıda, insana dair bir kelime dahi yoktur. özden, bu gözü karalığı ile bize enver paşa'yı hatırlatmıştır.
    fakat enver paşa'nın, elinde silah makedonya dağları'nda eşkıya avı ile başladığı macerası -binbir hatasından sonra****- kızılordunun üstüne dört nala giderken son bulmuştur. özden ise* abuk şiirler kaleme almakta, formasyonu ile hiç bir şekilde bağdaşmayan hukuk yorumlar yapmakta ve mustafa kemal atatürk'ü de, dini de küçük düşürecek zırvalar terennüm etmektedir. (hazreti bir iki kere ben de dinlemek şansına erişmişimdir ve sadece kelimeleri ard arda sıralamıştır. ancak birşey dememiştir.)
    özden'in samimiyetle üstüne düşündüğü bir fikri yoktur. daha da vahim olanı, insan ve hayat üzerine de ezberletilenlerden öteye gitmeyi başaramamıştır.
    el'hasıl, muzu geç yinen, uçağa ancak 42 yaşında binen eski anayasa mahkemesi başkanımız, maalesef bu yönüye de hayat fakiri ve taşralıdır.
    bahsi geçen yazı için:
    http://www.turksolu.org/47/ozden47.htm
  • "ataturkcu olmayan vatan hainidir" vecizesinin müellifidir kendisi.
  • niksarlidir ve yillarca niksara kadin dogum uzmaninin gelmeyisinin tek nedeni olarak gorulmektedir. yigeni jinekolog doktor sehadet ozden niksarin tek kadin dogum uzmanidir ve amcasi sayesinde niksara baska kadin dogumcu atanmadigindan parsayi toplamistir. bu olay yakin bir tarihe (bir iki yil oncesi) kadar boyle devam etmistir. valla ben niksarlilarin yalancisiyim.
  • atatürk'ün naaşı anıtkabir'e taşınmak üzere geçici lahitten çıkarıldığında türk öğrencilerini temsilen orada bulunan, lahtin açıldığı anda orada bulunan 10 kişiden(diğerleri zamanın cumhurbaşkanı, başbakanı falan) sağ kalan tek insandır.atatürk'e, o'nun ilke ve devrimlerine gönülden bağlı olduğunu her fırsatta dile getirir, bununla ünlüdür..
  • güncel hukuk toplantılarında söyledikleri unutulacak gibi değildir : "ben baro başkanlığı içinde, 24 yıl avukatlık yaptım. 20 yıl yargıçlık; ama avukatlıkta bulduğum tadı, mutluluğu, özgürlüğü ve esenliği hiçbir yerde bulmadım. “aslını inkar eden, haramzadedir” derler. faruk erem gibi, öğretim üyelerinin verdiği derslerde kendimizi eğitmeye çalıştık, onlardan aldığımız bilgilerden daha çok, onların insancıl davranışları bizim yaşamımızın çerçevesini oluşturdu.
    gençler için söylüyorum; her meslek geçer, her katta yer alıp, oradan ayrılabilirsiniz; ama insan ölür, insanlık ölmez. yapacağınız tek şey, hangi tarafın , hangi davanın adamı olursanız olun, mesleğinizin bağımsızlığın o çalışmanız sırasında meslektaşlarınızla aranızdaki sevgi ve saygı çizgisini katiyen gölgelemeyiniz ve bozmayınız.
    (...)
    sonra adalet yılı için açılış konuşmaları herkese kolay gelir; çok güç sağlanmış konuşmalardır. (türkiye barolar birliği’nin adalet yıl açılışında konuşma yapmasından bahsediyor) hocamızın(faruk erem) saygın kişiliği olmasaydı, yargıçların bunu kabul edeceği kanısından değilim. ben de o görevde uzun yıllar bulundum; yargıçların bir bölümü değil, bir çoğu avukatları kıskanırlar, açık söylüyorum ve ben buradan ayrılırken, veda töreninde söyledim; “içlerinde en iyisi olduğum için değil, hamallığı en iyi ben yapacağım için, beni anayasa mahkemesi başkanı yaptılar; yapmazlar, istemezler. her yerde söylüyorum, gençler için örnek; askeri mahkemelerde gördüğüm efendice davranışın onda birini, ben sivil mahkemede görmedim. insanı azarlamak, terslemek, kendisi çok bilgiçmiş, her işi iyi biliyormuş, avukat hiçbir şeyi bilmiyormuş gibi davranmak sivil hakimlerin bir çoğunda egemen olan karakterdir, kimse alınmasın, onlara da büyük saygım var."
  • anayasal düzenin askeri darbe ile yıkıldığı bağlamda, anayasanın önce silahla çiğnendiği sonra da askıya alındığı bir hengamede "anayasa mahkemesi" üyeliğini sürdürebilmiş onlarca üst düzey hukukçumuzdan birisidir. darbe ortamının etkilerinin taze olduğu bir konjonktürde de darbe anayasasının anayasa mahkemesi başkanlığını yapmıştır. "sözde kürt sorunu", "laik olmayan insan değildir" gibi inci tanesi kavram ve argümanlarıyla ülkenin bütünlüğünü veya laikliği savunanları dahi çileden çıkarabilen; olması gereken yerlerde toplumsallığa ve demokratik ahlaka dair bazı kıvrımları eksik vatandaşımızdır.
  • hatirladigim kadariyla, kendisi ile yapilan roportajda genc muhabirin "siz hem humanist oldugunuzu soyluyorsunuz, insan sevgisi uzerine siir kitaplari yaziyorsunuz, hem de gorevdeyken ve su anda siyasal olarak cok sert bir tutum izleyip, sert cezalari yuceltiyorsunuz, bu celiski degil mi?" mealindeki sorusuna "hanimefendi, unutmayiniz ki humanizm insanlar icindir!" seklinde cevap veren buyuk turk humanist'i.