şükela:  tümü | bugün
  • kısa saçın bir insana ne kadar yakışabileceği konusunda üst sınır bir kadındır. ekonomist filandı galiba bir ara cnbc-e de çıkıyordu.
  • karta kaçmasına rağmen hala seksi gözükmektedir.
  • türkiyedeki tek pazarlama gurusu; en anlaşılmaz ekonomik gelişmeleri anlaşılır kılan, neredeyse tüm bilinen türk ve yabancı markalara dokunduğu halde kendini gizli tutabilen marka uzmanı.
  • olayı imajdır ama bir o kadar da fütursuz ve içi boş konuşur. ayrıca cv'sini dikkatli okumazsanız kendisini london school of economics mezunu falan sanabilirsiniz. zira, sırf cv'de karambolde iyi okul geçirebilmek adına çok sinir olduğum makyaj türlerinden birini yapmıştır. türkçe ya da ingilizce cv'sinde hangi liseden ya da üniversiteden mezun olduğu yazmaz ama aşağıdaki cümle geçer.

    "1967 yılında ankara’da doğdu. işletme eğitiminden sonra londra ekonomi üniversitesi’nde (lse) master ve doktora düzeyinde eğitimlere katıldı."

    (bkz: yersen)
  • seytan prada giyerdeki anne wintour var ya başrol... kitaba esin kaynağı olan onun türkiye şubesi... bence aslında kitap yelda ipekliyle calışan biri tarafından yazıldı.

    sadece tutsun diye yabancı esinlenme denmiş bile olabilir.. sadece saçları değil çalışırken kan kusturması da aynı o. çalışanlar hem nefret eder hem çok sever 2 si bir arada nasıl olur bu da kadının enerjisi sanırım.
  • stratejik pazarlama ve marka yönetimi uzmanı. kurumsal dünyanın çokça başvurduğu, marka yaratma konusunda bu kadar ileride olmasının sadece tecrübe ve eğitim ile olmayıp “yetenek de var” dedirten simgesi. şahsen tanımıyorum ancak hakkında hep “mütevazi, çalışkan, güçlü” sıfatlarını duyduğum, katıldığım konferansta “harbi öylemiş” dedirten ve kısa saçın bu kadar yakıştığı nadir kadınlardan..
  • marka; müşterilerin beynindeki farkındalıklar topluluğu olarak tanımlanıyor. farkına vardığımız, kendimizle özdeşleştirdiğimiz somut/soyut her şey beynimizdeki bir ifade ile eşleşip kalbimizde, arzumuzda var olmaya ve dürtmeye başlıyor. insanın aklından günde yaklaşık 60 bin düşünce geçiyor ve bu düşüncelerin içinde duygusuna en yakın olanı diğerlerinden ayrışıyor. her şeyin “çok” olduğu çağımızda, ayrışmak herkesin önceliği haline geldi. londra da bir duvarda “yaşamak istediğinizi yaratın” yazıyordu. başka bir yer de “kelimelerin gücüne inanın” yazan satırlar gözlerimde uçuştu. yaşadıklarımız; anlattıklarımızdan ibarettir ya, anlattıklarıma, anlatılanlara odaklandım bu ara. marka yönetiminde sizin müşteriye ne söylediğinizden çok müşterinizin sizin hakkınızda ne söylediği önemli olan” cümlelerinin yazarı. televizyonda denk gelirseniz kaçırmayın. komplike ekonomi verilerini 5 dakikada yorumlar, öğrenirsiniz.
  • bence yaşına göre çok iyi fiziği olan ve havaya atıp altına yatılacak tipte bir kadın konuşurken bile sex i görünüyor karşısındakini orgazm edebiliyor ne söylediğine bakmayın nasıl söylediğine bakın bu kadınla sadece sex değil bir odada oturup saatlerce seyredebilirim
  • ikinci bir gülben ergen vakası. bu kadını önce burada okudum. araştırayım deyince psikolojisi hiç de sağlıklı olmayan bir profille karşılaştım.

    öncelikle zengin bir doktorla evlilik yapıp, sonra boşanmış... iddia corvus şaraplarının da sahibi olan meşhur reşit soley ile aldatmış.

    http://arsiv.sabah.com.tr/2002/10/09/s0509.html

    http://archive.is/k7llu

    o ara ismi yelda tansan, tabii eski kocasının soyadı... adam bitirdiği okulları bile eski kocasına yalan söylediğini yazmış. o ara işsiz güçsüz olduğunu da eklemiş. kadına sorsan şimdi stratejik marka falan danışmanı. komik.

    yukarıda biri yazmış, kadının özgeçmişinde doğum yılı ve lse'de doktora seviyesinde eğitimlere katıldığı yazıyor. anlıyoruz ki, yetersiz olsan da doğru insanları tanıyıp, yüzüne bakılacak kadar güzelsen bu ülkede insanlar seni bir şey zannedebiliyor.