şükela:  tümü | bugün
  • kocaeli'de çalışan gazeteci ya da gazetecimsi. kendisini tanımam, malum yazısıyla tanıyıp 'vay be helal epey cesaret timsali' demisligim vardır. o kısımda problem yok ama birkac zaman önce bulunduğum bir ortamda kendisiyle ilgili bir olay duyunca oldukça şaşırdım.
    olay şu; bu yeliz koray hanım, ocak 2017'de kocaeli koz dergisi için bir eleman alıyor yanına, x şahıs diyelim (x şahıs uzun yıllardır gazetecilik yapan, istanbul'da ulusal gazete ve dergilerde çalışmış deneyimli biri. master yapmak için kocaeli'ye gelince maddi durumu kötüye gidiyor kocaeli koz'a başvuruyor, nitekim yeliz koray'la da seneler öncesinden tanisikligi var vs.) x birkaç gün çalışıyor orada, haberler, desifreler, sayfalar yapılıyor. o dönemde kocaeli koz'un artık çıkmama gibi bir durumu var, bu yüzden yollar ayrılıyor. x uzunca bir süre ücreti verilir diye bekliyor, yeliz koray'dan ses çıkmayınca 8 mart'ta mesaj atıyor, kriz var aklımdasın gibi gecistiriyor yeliz hanım, arayacağım diyor aramıyor, x şahıs 27 mart'ta iban numarasını atıyor belki hatırlar da ödemeyi yapar diye, ok diyor yeliz hanım ama yine ses yok. en son geçtiğimiz günlerde yazmış kendisine. yeliz koray online oluyor defalarca ama mesaja cevap vermek gibi bir nezaketi gösteremiyor, elbette ödeme de yapılmamış. x şahıs da olayın paradan değil, iş ahlakı ve emek sömürüsü yapıldığı için mühim olduğunu söylüyor. aşağıda konuşmaların linkini de bırakıyorum.

    bana kalırsa yeliz hanım, "gazetecilerin emek hakkı" ya da "hak, hukuk, adalet" gibi kavramları köşelerine taşımadan önce iş ahlakını bi gözden geçirmeli. önce kendi çevrende, kendi çalışanına adaleti sağla, emeğinin hakkını ver, sonra 'büyük' laflar et yeliz hanım.

    edit: konuşmaların ekran görüntüleri vardı ancak kaldırıyorum.
  • yeliz koray kim aq? ayrıca burası iş mahkemesi mi ki insanları biz yargılayacağız. madur taraf versin mahmekemeye, haklı çıkınca rezil etsin elemanı.
  • kişiler arası görüşmelerin bu şekilde ifşası suçtu sanırım.