şükela:  tümü | bugün
  • sakinleşmek, razı olmak manasına gelebilir.
  • çok deger verilen kisi karsisinda ona ne kadar kizarsaniz kizin, her seferinde yok artik bu kadari da fazla derseniz deyin, en anlamsiz sözü karsisinda bile yapilabilicek eylem. bir de anlamli bir seyler, taa midenize kadar oturcak seyler söylüyorsa alabora bile olabilirsiniz
  • seleyi suya vermek gibi bir şey.
  • yorulursun..
    o-ndan gelebilecek her türlü hayalkırıklığını önceden sezmek için devamlı açık tuttuğun alarmların,
    her kelimesinin arkasındaki potansiyel iğneleri ortaya çıkarabilmek için 7/24 kullandığın tarayıcıların,
    emin olmadan bağlanmamak için devamlı eşikte tutmak zorunda hissettiğin ayağın,
    hepsi aynı anda çöker bazen..
    ve iyi gelir sana bu çöken sistem..
    gözünü grilere dikmek yerine beyazlara kaydırmayı seçersin belki de..
    -ne yapacak da dünyanın sonunu yazacak? - diye omuz silkersin.. ne olabilir yani?
    dik tutmak için ölümüne kastığın kuyruğun ile yüz bin ton ağırlığındaki yelkenlerin yere paraleldir artık..
    rahatlarsın.. yabancı yerine yumuşak bakmaya başlar gözlerin..
    zaten sen ne zamandır bu teslimiyeti özledin..
  • yelkencilikte olan bir kuralmış.

    fırtına çıktığında seyir halinde yapılacak ilk işlerden biri yelkenleri küçültmek, rüzgar gücünü azaltmakmış.
    hatta rüzgar çok yüksek knot taysa bazen yelkenleri tamamen indirmek gerekebilirmiş.
    yaşamla bir hayli benzer. biz fırtınalarda ne yapıyoruz? yelkeni küçültüyor muyuz yoksa tam tersine dahada açıyor muyuz?

    hayat teknemiz niye yan batıyor acaba? bir düşünmeli...
  • yelkenlerin ıslanmasına neden olacak hareket.