• hayatımda duyduğum/yaşadığım en saçma uygulamayı yapan restoran...

    az önce üç arkadaş (daha önce de aylarca gidilmiş bir mekan olarak) yemek kulübüne gitmeye karar verdik. yemekler ve servisleri her zamanki gibiydi, kasaya gidene kadar hepimiz memnunduk da..
    kasaya geldik, ödeme yapmak istediğimizi söyledik. herkes kendi yediği yemeğin ücretini ödemek üzere beklerken şöyle bir tepkiyle karşılaştık: "ayrı ayrı ödeme alamıyoruz" biz de daha önce defalarca bu restorana geldiğimizi ve böyle bir sıkıntı yaşanmadığını ve zaten böyle bir uygulamanın da çok gereksiz olduğunu söyledik. yetkili kişi olarak bir bayanı çağırdılar (hande isminde sanırım), aynı açıklamayı ona da yaptık ve artık böyle bir çalışmaları olduğunu öğrendik. çünkü diğer türlü hesaplar karışıyormuş. (kasadakilerin matematiği baya düşük olsa gerek)
    hanımefendinin bize sunduğu çözüm ise şu: "biriniz ödesin, siz daha sonra kendi aranızda halledersiniz"
    ben de: "belki biz birbirimizi bir daha görmeyeceğiz, belki de birimizin kredi kartında sadece o kadar limit var, buna karşı çözümünüz bu mu?" dedim. yapabilecekleri bir şey yokmuş...
    yani bundan sonra buraya gideceklere sözüm: eğer alman usulü ödeme yapacaksanız, ayrı masalarda oturup birbirinize el sallamak suretiyle yemek yiyeceksiniz. ha ben bundan sonra kapısının önünden geçmem o ayrı mesele...

    edit: bu entry'i gören birinden şöyle bir yanıt geldi: "sizden herhalde 30dk önce biz kalktık ve ayrı ayrı verdik... sanırım 30dk içinde alınan bir karardı =)"

    ne güzel.
  • okulumun taksim'de olmasından mütevellit bir çok restorana, mekana giriyorum. hayatında hiç kavga etmemiş biri olarak buradaki garsonla kavga edecektik.

    olay bundan 5-6 ay evvel oluyor. 3 arkadaş girdik elde gitarlar kayıttan çıkmış zaten yorgunuz. ilk katta yer yoktu garsona sorduk benimle yukarı gelin dedi. peşi sıra yukarı çıktık ama garson biz yokmuşuz gibi barın arkasına geçti oturdu. kendi kendime "sakin ol" deyip aşağı kata geçtik.
    2 kişilik bir masa boştu. garsona buraya bir sandalye daha çekebilir miyiz diye sorduğumuzda sanki dünyayı yaratmış bakışlar eşliğinde kabaca "yok. sandalye çekemiyoruz arkadaşım." cevabına alınca ben tabi köpürerek küfürler eşliğinde arkadaşlara dışarı çıkmamızı pek de sessiz olmayan br tonda söyledim. kapıdan çıkarken bir de baktım ki bize "yok." cevabını veren (kullanılabilecek tek sıfat=) sikik peşimden gelip bana diklenmeye başladı "sen kime laf ediyosun lan?!" diye.
    benim gözler karardı tabi. arada neler geçtiğini hatırlamıyorum fakat en son basçı arkadaş araya girerek sakinleştirdi beni dışarı çıkardı.

    siz siz olun açlıktan geberin ama hayvan muamelesi yapan bu müesseseye adımınızı atmayın.
  • edep adab bilmeyen son derece terbiyesiz garsonlari var. uc kurus ucuz yemek icin cekilecek cile degil.
  • hijyene ve lezzete önem veriyorsanız ve insan gibi muamele görmeye alışıksanız kesinlikle uzak durulması gereken mekan.

    ayrıca garip garip sorular soran garsonları vardır.

    buraya en son iki üç yıl önce, şimdiki eşim o zamanki kız arkadaşım ile beraber gitmiştim. iyi kötü yemek yiyebilmiş hesabı isteyebilmiştik. ancak garsonun hesabı getirmesinin çok uzun süreceğini bildiğimden cüzdanı kız arkadaşıma verip hesabı buradan ödersin dedim ( 7 yıldır beraberdik) ve tuvalete gittim.

    mekandan çıktık, istiklalin girişine kadar yürüdük orada kız arkadaşım sana birşey söylicem ama kızmıcaksın dedi.

    garsonlardan uzun boylu bir eleman ben gittikten sonra kız arkadaşımın yanına gelmiş ;

    -afedersiniz birşey soracaktım yanınızdaki sevgiliniz mi? diye sormuş.
    -evet demiş kız arkadaşım.

    sonra dönmüş tekrar sormuş
    -peki nişanlı mısınız?
    -evet demiş bizimkisi nişanlı olmamamıza rağmen. tedirgin olmuş biraz sanırım.
    - hımm demiş eleman gitmiş.

    benim de bu tür konularda fevri davrandığımı bildiğinden taa istiklalin girişine yürüyene kadar söylememiş ki dönüp hesap sormiyim elemandan.

    bu son gidişimiz oldu bu mekana. hala daha anlamış değilim bir garson müşterisine niye medeni durumunu sorar? belki de cüzdanı teslim etmeme şaşırmıştır ne bileyim. yine de nasıl bir manyaksınız olm siz.
  • yemek kulubünün ilk kuralı kimseye yemek kulubünden bahsetmemektir. ikinci kuralı yemek kulubünden kimseye bahsetmemektir.
    üçüncü kuralı, yemek kulubünde ilk gününüzse, yemek yiyeceksiniz! dört, yemek yeteri kadar sürer. biri yemeği bitirdiğini söylerse, yemek biter. beşinci kural! garsonları ile kavga etmek elzemdir.

    bu saçmalığın ardından,

    taksim tünele yakın mekan. sahibi, nezih bir ortam yaratmayı ve fakat fiyatları da düşük tutmayı amaçlamış. gel gelelim başarılı olmuş mu? dekorasyon oldukça iyi. müzikler de yerinde gibi. fiyatlar taksime göre ucuz. eskiden çok daha ucuzdu sanki. dün gittiğimde bana pek ucuz görünmedi. neyse, yemekleri de hiç fena sayılmaz lezzet bakımından. buraya kadar her şey ortalamanın üzerinde ve güzel. amma velakin garsonları inanılmaz berbat...

    oturduk düşündük yahu. çiçeği burnunda endüstri mühendisi arkadaşım ve ben kafa yorduk bu duruma. şef garson eksikliği mi demedik, işletmecinin kendini göstermemesi mi, yahut garsonların tecrübesizliğimi... elini yemek yiyeceğim tabağa sokup da mı getireni, daha yemek bitmeden tabağı önümüzden alanını mı, sipariş verirken bizi dinlemeyenini mi ararsın? hepsi mevcut.

    anlayamıyorum yani. işletmeci, hele hele böyle bir yerin işletmecisi nasıl buna önem vermiyor?
  • yemek listesinin yarisi ingilizce olan mekan. isletme müdürüne nedenini sorduğumda bana şöyle bir cevap verdi; onlar özel isim.. değişmez.. bizim ismimiz burda ali ise, yurt dışındada ali dir gibi.. 100 senelik tavuğun özel ismi chicen etinde beef miş.. vay bana vaylar bana.
  • ben bir kere gittim. içerde çalan müziklerle hakkaten bayağı kafa siken bir mekan olarak kaldı benim aklımda.
  • enteresan bir mekan.

    ortam güzel, ferah, içeri girdiğinizde güzel şeyler olacağını umut ettiriyor.

    sonra hayatınızda göreceğiniz en garip garsonlarla karşılaşıyorsunuz. sizden sipariş almamak veya göz göze gelmemek için her haltı yiyorlar. görüp bakmayanı da var.

    hayatımda gördüğüm en mahmut abi tipli bayan garsonu burda gördüm. sumo güreşçiliği yapmış yeni yetme kabadayı edasıyla bir gelişi vardı, tırstım. portakal suyumu masaya koyduğunda o tokk diye koyuşu, tavrı ile dövecek sandım beni. bi tırstım hakikaten. sonra da ciğerleri günde 3 paket sigarayla çürütmüş süleyman abi sesiyle höhööö bir şeyler dedi ve kediye kafa atan psikopat fare edasıyla uzaklaştı.

    fiyatlar uygun, porsiyonlar ufak, mekan kesinlikle çok pis.

    tabak çatal vs çok kirli.

    güzelim ortamın içine ancak bu kadar edilirdi. yazıklar olsun. almancı sahibi var herhalde. mekanı kolaçan eden biri olsa böyle olmaz.
  • bir gün dayanamayıp kendi servisimi kendim yapacağım bu mekanda.
  • an itibariyle 1,5tl'ye çorba, 2tl'ye domates soslu makarna, 4tl'ye ev yapımı mantı yiyebileceğiniz nezih mekan.
hesabın var mı? giriş yap