şükela:  tümü | bugün
  • kadıköy'deki meşhur çiya sofrası'nın çıkardığı yemek ve kültürü üzerine alışılmış "yemek tarifi dergileri" nden bir hayli farklı, yemek sanatından ve kültüründen bahseden, alanında tek dergi. üç ayda bir yayınlanır.
  • dolu dolu bir dergi. arkasindaki taris reklami da ilgi cekici. aliniz okuyunuz.
  • musa dağdeviren in uzun zamandır uğraş verip çıkarttığı dergi..
  • ediötür begüm güzeldoğu; sıkı iş.
  • gerek eski türk mutfağıyla gerek geleneksel türk mutfağıyla gerekse farklı ülkelerin mutfaklarıyla ilgili ilgi çekici yazılar bulabileceğiniz bir dergi.. bunların dışında farklı ülkelerde yemek kültürüyle ilgili yayınlanmış makalelerin çevirileri, muhtemelen hiçbir yerde bulamayacağınız anadolunun küçük bir köşesinde yapılan yemeklerin tarifleri ve yemek kültürüyle ilgili karikatürler de derginin içeriğini oluşturmakta.. ne yazık ki dergi üç ayda bir çıktığı için diğer sayıyı almak için biraz sabretmek gerekiyor.. özellikle musa dağdevirenin yazılarını büyük bir mutlulukla okumaktayım, ha bir de diyorum ki tijen inaltongkeşke her sayıda yazsa!
  • birbiriyle çok sıkı bir beraberlik içinde olan kavramlar
    (bkz: ayrılmaz ikili)
  • mevsimlik çıkan*, dadından yinmeyen dergi. 2010 ilkbahar itibariyle 20. sayısını çıkartmıştır. hazırlayanların ellerine sağlık.

    imtiyaz sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü: zeynep dağdeviren
    editör: özge açıkkol ve ahsen erdoğan
    yayın kurulu: prof. dr. günay kut, turgut kut, musa dağdeviren, doç. dr. marie-hélène sauner-leroy, dr. özge samancı, süleyman bulut
    tasarım: öznur açıkalın
    logo tasarım: çağla turgul
  • https://www.yemekvekultur.com/index.aspx

    çok başarılı ve dolu içeriğe sahip dergi. bu kadar az bilinmesi ve bayilerde satılmaması çok acıdır.

    yemek ve kültür ;

    • cumhuriyet türkiye’si üstünde hayat kurduğu toprakların uzak geçmişiyle birlikte, benzersiz bir mutfak kültürüne sahiptir. bu ilgi alanında çağlar boyu yaşanan deneyimsel ve düşünsel kültürel kargaşanın köklerine inmek, tarihsel ve eleştirel olarak süreçleri irdelemek ve “kimlik” sorunsalını tartışmak,
    • dünyayı, komşu ülkeleri ve türk mutfağıkültür tarihi açısından incelemek,
    • mutfak kültürünün, özellikle evrim sürecinde insan-bitki ilişkilerinin bilimi olan etnobotanik açısından da ele almak,
    • türk mutfağını yıkmak değil, geliştirmek; yeni lezzetler ararken eskileri bozmamak yada kaybetmemek,
    • bütün müdahalelerden uzak, ‘organik tarım’ı desteklemek bu alanda dünyanın ulaştığı seviyeyi izlemek,
    • hiçbir ayrım gözetmeksizin, yaşadığımız coğrafyanın geleneksel yeme-içme ritüellerini, üretim araç-gereç ve biçimlerinin yok olmamasını gündelik hayatımızdan silinmiş olanlarını ise anımsatmak ve belgelemek,
    • globalleşme sürecinin bir ürünü olarak ulusal mutfakları tehdit eden “fast-food”dan, “yöresel mutfaklar”a uzanan köklü değişimleri bütün yönleriyle ele almak,
    • türkiye’deki yeme-içme kültürünün mesleki eğitim sorunlarını; garson’dan işletmeci’ sine, ikmalci’ sinden aşçıbaşı sına uzanan yapıyı; ahi geleneğinden, yüksek öğrenime uzanan seviyede ele almak,
    • türkiye’deki tarım, beslenme ve yeme-içme kültürü alanında eğitim veren her seviyedeki eğitim ve öğretim kurumlarının akademik çalışmalarını izlemek ve paylaşmak,
    • türkiye’de tüketilen yiyecek ve içeceklerin kronolojisini saptamak.edebi, tarihi ve halkbilim metinlerine yer vermek, arşiv belgelerinden yararlanarak yeni bilgiler üretmek,
    • mutfak kültürünün en önemli yanlarından biri olan “yeme-içme adabı”nı dün’den bugüne ele almak,
    • basın ve yayın hayatımızda yer almış, ancak unutulmuş ve fakat gerçekten çok değerli metinleri – ince bir elemeden geçirerek – yeniden dolanıma sokmak,
    • çeşitli etnik kökenli aileler ile tarih, sanat, kültür-edebiyat, spor, iş dünyası, basın vb. alanlardan önemli isimlerin mutfak anılarını belgelemek,
    • mutfak kültürünün, sadece “yeme-içme” olmadığını, onun bütün yan disiplinlerle olan hem basit, hem karmaşık ilişkilerini çağdaş bir dil, anlatım ve tasarımla paylaşmak,
    • mutfak kültürü alanında ürün veren – belli bir seviyeyi koruyan – sivil ve akademik bütün yazarlara kapılarını açmak,
    • ... ve nihayet yemek ve kültürü kendini, her şeyi güzelleştiren edebiyat ve sanatla donatmak istiyor...
  • yayıncılık dünyamız, yemek ve kültür gibi bir dergiye yabancıdır.çünkü, ülkemizde ilgi alanında ilk kez böyle bir dergi yayımlanıyor.kültür, sanat ve edebiyat dergiciligimiz uzmanlasma konusunda çok geç kalmıştır.

    yemek ve kültür, “neden çıkıyoruz?”da, amaçlarını ana çizgileriyle dile getiriyor... dergi, hedef kitle olarak, sanat, kültür, edebiyat,bilim dünyasını; yani genel olarak aydın okurları hedefliyor. bunun yanı sıra “yeme-içme dünyası” denen o büyük “sektör”ün bütün alanlarıyla ilişki kurarak okur sayısını artırmak istiyor.yemek ve kültür, her sayı bir edebiyatçının denemesiyle açılacak.onu, bir tartışma ya da dogrudan ilgi alanına yönelik sorunsallar üzerinde duracak inceleme, araştırma veya düşün yazıları izleyecek.tarihsel, eleştirel, felsefi, edebi, dilbilimsel, etnobotanik vb.çeviri yazılar, literatüre bakmamızı saglayacak. sözlü tarih çalışması “mozaik mutfak”, ikinci sayıda yerini “ikmal merkezleri”ne bırakacak ve dönüsümlü olarak yayımlanacak. piyasada çok sayıda olan “yemek tarifleri dergisi”, olmayacagız; ancak, yeme-içme kültürü tarihimize yakışacak olan “unutulmuş yemek tarifleri” vermek istiyoruz. eskiden yayımlanmış, bugün için hâlâ önemini koruyan kimi metinler ya da bir yazarın birkaç metni yeniden dolanıma sokulacak.bilimsel ve kültürel olanı, edebiyat ile kuşatmak ve bütün bunları görsel sanatlarla donatmak istiyoruz.

    her sayı birkaç yeme-içme kültürü kitabını– eleştirel ya da tanıtma boyutlarında – ele almak istiyoruz. bu sayıda son dört yılda yayımlanmış kitaplardan bir seçme kaynakça veriyoruz. kuşkusuz, edinebildiklerimiz, ulaşabildiklerimiz arasından böyle bir seçme yapıldı.

    '' yemek ve kültür, adam/ana yazım kılavuzu’nu referans alarak yayın hazırlıgını sürdürüyor. kimi yazarlarımız tdk’nın imlâ klavuzu’nu benimsiyor. yazarlarımız duyarlı oldukları kimi yazım kuralları ve sözcükler konusunda kendi seçimlerini yapmakta kuşkusuz özgürdür. çeviri metinlerde, özgün dipnotlar dııında, çevirmenin gerekli gördügü notları, “asteriks” ile: “ç.n.”; derginin gerek

    duydugu açıklamaları ise “yvek” biçiminde veriyoruz.derginin hazırlık sürecinde iki dostumuzu yitirdik: serol teber ve necati abacı. teber, hem psikiyatrist hem de ilgi alanından yola çıkarak sanat, edebiyat ve bilim alanlarında gezinen önemli yapıtlar vermişti. abacı ise bir çizgi mizah ustasıydı. resim, resimleme,fotograf, karikatür ve grafik tasarım alanlarında önemli yapıtlar verdi.ikisi de benzersizdi... yaşıyor olsalardı sayfalarımız onların emek ürünleriyle de ışıyacaktı. üzgünüz... anıları daima aramızda yaşasın...'' turgut çeviker

    https://www.yemekvekultur.com/yazi.aspx?id=15
  • vedat milor ve ihsan oktay anar bir araya gelmiş de dergi çıkartmış izlenimi veren bir "dergi demeye bin şahit". yayın diyeceğim o yüzden. insan mevsimi boyunca yer yer eline alıp hiç sıkılmadan okuyabiliyor. emeği geçenlerin ellerine sağlık.

    ayrıca; bunu yapan bunu da yaptı,

    (bkz: çiya)