şükela:  tümü | bugün
  • öğrenciyken başınıza gelebilir. üşengeçsinizdir, vaktiniz yoktur, malzeme alacak paranız olmaz, yemek yapmayı bilmiyorsunuzdur vs... üniversitede kızların teklif etmesi dışında başınıza bunlar da gelir. hatta kesin gelir ailenizden ayrıysanız. dışardan yemek zorunda kalırsınız. ancak öğrenci olduğunuz için hesaplı olmak adına dandik şeyler tüketirsiniz besin olarak. tüketilen bu lezzet yoksunu sağlıksız gıdalar bir süre sonra damak tadınızı öldürür. başlarda sevdiğiniz yemekleri özlersiniz. ama zaman geçtikçe onları da unutursunuz. yeseniz bile tat vermez. cheetos, iskender kebap, enginar arasında pek bir fark kalmaz. kuru fasulye pilav, yaprak sarması sadece isimden ibarettir bu zamandan sonra. evet bir zamanlar güzeldi bunlar, ama artık değil. birisi size bir kıyak yapmaya kalktığında ''ne ısmarlayım?'' dediğinde ''ne bileyim, fark etmez.'' dersiniz. yemeğine oyun oynayamazsınız mesela. kötü... üstelik bir yandan sağlığınızla da oynuyorsunuz. ileride aterosklerotik kalp damar hastalıkları, gastrointestinal problemler kapınızı çalacak yüksek ihtimalle. gerçekten kötü...
    her gün bir şeyler yemek zorunda olmak insandaki büyük bir bug bence. şöyle haplar falan çıksa da kurtulsak ''bugün ne yesem acaba?'' derdinden.
  • zamanında yemek yesin diye zorlanmış çocukta gelişen tepki olabilir. her o tabağındaki bitecek cümlesi kusma isteği yaratır. ailenin yanından uzaklaşır uzaklaşmaz ilk yapılacak şey yemek yemeyip her öğün abur cubur yemek olur. hatta o kadar bıkmıştır ki kişi bir şeyler yemek için zorlanmaktan devamlı öğün atlar, üşenir hiç yemez hatta. jetgillerdeki gibi, yemek yerine birer kapsül alıp doymayı hayal eder.. kimsenin karışmadığı bir kaç sene boyunca yemek olayını kendi ayarlarsa düzelebilir bu durum. en azından bende böyle oldu.
  • sürekli zayıf kalmaktır. kişi ağzına hiçbirşeyi almayı sevmiyorsa vitaminsiz kalır rezil rüsva olur.
  • çoğunlukla 'hani iş yapacağını bilse dünyaya gelmezmiş' felsefesine sahip insanların özelliği
    şimdi kim kalkıp yemek hazırlayacak.. yemeye çaba sarfedecek.. çiğne çiğne insanın çenesi yoruluyo walla..

    uyursam açlığım geçer
  • çocukluktan kalma bir özellik. hazırlaması, servisi derken de baya zamandan çalan bir şey. kahvaltı-öğlen-akşam hapı yapsalar da işimize baksak.
  • damak tadı belli bir yaşa kadar gelişmezse karşılaşılacak olay. ekmeği düz yersin üstüne reçel sürmek çok saçma gelir çünkü önemli olan karnının doymasidir
  • valla bir insan maması yapsınlar. içinde vücudumuz için gerekli bütün protein, vitamin vs'ler oldun. sabah akşam sadece onu yemeye razıyım.
  • yemek yemeyi, ihtiyaç olarak gören herkeste var olan bir durumdur. misal ben sırf yaşamsal faaliyetlerim devam etsin diye besleniyorum. canım şunu istiyor yapayım ya da alayım diye bir derdim hiç yok. arkadaşlarım, ailem çoğunlukla bu durumumu yadırgasa da ben halimden memnunum. keşke kapsüller olsa da toptan bu ihtiyaçtan kurtulsak.
  • canım babamdır. yemekte göze hitapçılığı vardır. menüler az olmalıdır. tatlı ve çikolatayı ‘‘ağzımız tatlansın’’ amacıyla yer. mesela sadece 2 parça çikolata gibi. fazlası midesi almaz. yemeyi de sevmez. doğuştan sanki diyet yapar vaziyette doğmuştur. bazen bana ‘‘ yemek yemesem yemem hiç canım istemiyor’’ diyerek beni şaşkınlıklara sevk etmişliği vardır.

    bense kesinlikle bu kategoride değilim. yemek yemek başlı başlına olağanüstü bir haz.