şükela:  tümü | bugün sorunsallar (4)
  • ''faruk hızlı ve nazik bir servis elemanı...''

    böyle bir kullanıcı yorumuna yer veren site. abi adam geliyor paketinizi veriyor parasını bir şekilde ödüyorsunuz ve gidiyor. bu samimiyet bu duygular ne zaman oluşuyor hiç anlamıyorum. ayrıca şu an ben de aynı restorandan sipariş verdim buyursun gelsin bakalım kimmiş bu faruk.

    edit: sipariş vereli 1 saat 40 dakika oldu hala ortada yok. hele bi gel faruk.
  • insalıktan çıkmış müşterileri olan site. kadın diyor ki kurye kaza yapmış bu diyor ki kuryenin amına koyayım ben sana %10 komisyon veriyorum. vay babooo sanırsın 1 yıl survivor adasında kaldı bu ne açlık lan? arkadaşa benden 1,5 bol tereyağlı insanlık yollayın.
  • o kadar yemek söylüyorum bir gün de çıkıp demedi ki al bu pizza da bizden olsun.

    yok muhtar oldun yok azâ oldun. rozet kazandın madalya kazandın . şöyle iyisin böyle güzelsin.

    beni methetme kardeşim bana yemek ver
  • oldukça sık kullandığım ve ekseriyatla memnun kaldığım bir site ama bu telefon numarası işine kesinlikle bir çözüm getirmeleri gerekmekte. her sipariş şahsi numaranın bir ton insanın eline geçme ihtimalini arttırıyor. kuryenin gelip bulamaması ihtimaline karşı numaranın verilmesi yeterli bir bahane değil. onu geçtim restoran sahiplerinin olumsuz yorumlarda arayıp laf etmesi de gerçekleşebiliyor, örneklerini okuduk. bu telefon numarası verme işinin her siparişe has olarak onaya bağlanması gerekiyor. yahut kurye olası bir sıkıntıda yemeksepetini arar, yemeksepeti görevlisi bizimle iletişime geçer. biraz daha eleman çalıştırırsınız belki ama kurumsal bir firmaysan bunlar göze alınacak. alınmazsa yıllarca uğraşıp didindiğin imaj itin kopuğun biri yüzünden göz açıp kapayıncaya kadar yerle yeksan olabilir.

    yarın öbürgün telaffuz bile etmek istemeyeceğim bir olay yaşanır, firmanın ismi de işe karışıp okkanın altına giriverirsin. velhasıl bu iş çözülmeli çünkü artık sabır taşırıyor, can sıkıyor.
  • 128.813 puana sahip bir hesabım var. istanbul’un en kalabalık semtlerinden birinin de muhtarıyım.

    geçenlerde tavuk dünyası isimli restorandan sipariş verdim, restoran kapandı, siparişim de gelmedi, iptal de olmadı, bir gün sonra ancak iptal ettik. muhattap bulmakta ciddi zorlanmıştım. yine de eski dostum yemeksepeti’ne küsmemiştim.

    şimdi yine bir sipariş verdim. siparişi verdiğim yer burger king. önce, siparişimi farklı bir şubeye ilettiler. sonra gördüm ki, şube kapalı. iptal etmiyorlar. 1 saati geçti, ses yok. geleceğini sanmıyorum.

    peki yardıma siparişim nerede diye soruyorum, hazırlanıyor diyor. eskiden birine bağlanır sorardık, artık o da yok. otomatik cevap veriyor. kendimi insan yerine konmamış gibi hissettiriyor.

    bugün ciddi ciddi, alternatif programları indireceğim. biraz da onlar kazansın. böyle müşteri ilişkileriyle de, yemeksepeti’ne artık cidden allah kolaylık versin.
  • ış yerine buradan yemek söylüyoruz. gelen küçük esnaf bizden, yemek sepetinden değil, doğrudan telefondan kendilerine sipariş verelim diye yalvarıyor. işleri zaten kötü, %14 gibi bir ücret de kesilmesin diye iki farklı esnafa denedik. sonuç hüsran. biri, bıraktığı broşürün dört lira üstünde hesap getirdi. öteki ise normalde 20dk getirdiği yemeği 50dk getirdi ve malzeme azdı. yani yaptırım olmadığı sürece küçük esnaf hala ama hala çakal. geberip gidiyorsunuz hala çakallık peşindesiniz. acıyanı siksinler. suyu bile buradan söylüyorum. problem çıkarsa bir puanı yapıştırıyorum. söylemiş miydim bilmiyorum ama acıyanı siksinler.
  • bizim burada bi tantunici var, adam rica etti direkt bizi ara, yemeksepetinden söyleme diye, 2-3 kez öyle yaptım, hep çok sipariş var diyor, geciktiriyor, tekrar yemeksepetine döndük, 10 dakikaya getiriyor ibne. size komisyon bence %50 olmalı, ibne çakallar.
  • önünde internet olup yemeksepeti çalışmıyor diye aç kalan insan, aynı zamanda yürüyen merdiven bozulunca mahsur kalan kişidir.

    ayrıca üyesi olan yemek tedarikçilerine iyi baskı yapan sitedir. tırsıyorlar bunlardan baya.
  • ben anlayamıyorum aga. gerçekten.

    misal bana yemeksepeti vasıtasıyla sipariş ettiğim, xxx restoranından gelen köfteler yanık olsa, arar o köfteciyle kavga eder, o köfteleri ustasının ya da mekanın sahibinin götüne sokmak için açık adresimi ve telefonumu falan veririm. "gelirken 3-5 tane de garson falan getir de kavga ettiğimizi bilelim, zevki çıksın" derim üstüne üstlük, ki böyle fırsatlar insanın karşısına hak verirsiniz ki kolay kolay çıkmıyor.

    durun size kısa bir hikaye geçeyim, madem anlatmaya başladık...

    ----------dikkat-----------------amerikan futbolu oynayan ayılar------------------dikkat---------------

    sene 2008 ya da 2009'du, o zamanlar öğrenim kredisi 110 liraydı ve ayın 8'inde ev ahalisi olarak tek eğlencemiz vardı; 10'ar tane bira alıp, 2 adet en büyüğünden full+full karışık pizza yiyerek sabaha kadar pes+poker oynamak!

    açtık yemek sepetini, 3 adet turkish, 3 adet extravaganzza siparişimizi verdik ama, hepsine ekstra üstüne ekstra koyarak 24 liralık pizzaları 40 liralık yaparak söylüyorduk(duble peynir, duble sucuk, duble pastırma, duble ne varsa işte...), yani iyi, enayi ama dedim ya amerikan futbolu oynayan, en kısaları ben 1.90 boyunda, en zayıfları da ben 95 kilo olan 3 adet değerli müşteri olmalıydık gözlerinde.

    ne var ki göremiyorlardı bizi. sıkıntı oradaydı. gerçi sesimiz o denli gürdü ki, telefonda bile anlarlardı ne denli ayı olduğumuzu, o da daha vahim bir durum ya neyse...

    siparişimiz 40-45 dakika içerisinde geldi. eskişehir'i bilen varsa şöyle anlatayım, bağlardan gelen pizzanın vişnelik'teki evimize o sürede gelmesi eskişehir şartlarına göre normal. çocuk kapıyı açtığında, karşısında sanki başka kapıları açmış hissi veren 3 tane ayı duruyordu, biz. gözlerini alamıyordu bizden, ki arkadaşlarımdan birinin boyu 1.98, kilosu 140 idi. çocuk 6 tane 8-12 kişilik pizzayı, aramızdaki konuşmalardan sonra bu 3 kişiye getirdiğini fark edince, sanıyorum ki allah'a biraz daha yakınlaşmıştır o esnada. pizzaların parasını aldı ve gitti...

    ayıydık evet, ama bu ince ve nazik ayılar, hiçbir zaman yemeğe saldırmamıştık. takriben 15 dakika sonra pizzalarımızı açtık, ama ne görelim!!!

    konyalı 7 kardeşler etli ekmek evi'nden söylediğimiz, pideci pizzası kıvamında, peyniri neredeyse olmayan, üzerindeki sucukları sayabileceğiniz bir şeyler ama anlatamam yani şu anda, çünkü şok içerisindeydik... arkadaşım en sayılabilir olan maddeyi, küp kıymaları saymaya başladı farkındaydım ki hemen uyardım kendisini;

    - ne sayıyon amk, nüfus memuru gibi, ararız birazdan
    + tamam arayalım ama ben yicem çok acıktım
    - ye sen ye, diğerlerine de bakalım da önce, hepsi mi böyle...

    diğerleri de öyleydi. üzerileri neredeyse bomboştu. o zaman anlamıştım ne olursa olsun 1 alana 1 bedava kampanyalarının bir sike merhem olmadığını!

    arkadaşlara dönüp şöyle dediğimi hatırlıyorum;

    "siz başlayın yemeye, ben de sir yes sir değilsem, ilk pizzalarınız bitmeden 6 tane daha pizza getirteceğim bu eve"

    devamlı reklamları dönen, maviş pizzacımızı aradım. yetkili kim varsa görüşmek istediğimi söyledim kibarca. telefona geldi.

    - merhaba kolay gelsin canım, biz az evvel 6 tane pizza söyleyen kişileriz. hemen anlatayım derdimizi kısaca. bakarsanız ekstra koydurduğumuz şeylerle birlikte siparişimiz 120 liraya tekabul etti. gelen pizzalar tırt, elemanlarınız üzerine malzeme koymayı unutmuş, ki her şeyi duble seçtik neredeyse.
    + pizzalarımız standarttır sir yes sir bey
    - bize gelenler standart değildi
    + biraz hatta kalabilirseniz, hemen arkadaşlarımla kısa bir görüşme yapıp dönüyorum
    .
    .
    .
    + sir yes sir bey, pizzalarınız sunduğumuz kalite standartlarına göre ve gramaj açısından yeterli ve uyumlu olarak hazırlanmış olup
    - dostum, belli ki genç bir arkadaşsın. eminim orada o konuma gelmek için epey yardırmışsındır ama beni anlamıyorsun. diyorum ki, bu pizzalar pizza değil. verdiğimiz parayı hak etmiyorsunuz ve bizim buna gerçekten büyük isyanımız var. buradan ancak bu kadar dile getirebiliyoruz, ama isterseniz birazdan elimizdeki boş pizzalarla gelip orada da dile getirebiliriz. ha siz bir cuma akşamı, şubeniz full iken bu isyanımızı ne denli bastırabilirsiniz orasını bilemem
    + sir yes sir bey, biz müşterilrimizin mem...
    - şimdi siktir et müşteri memnuniyetini falan, ben memnun olmak istemiyorum, karnım doyarken dişimin arasına sucuk parçaları kaçsın istiyorum ama sucuk yok bunun üzerinde. şimdi biz bu pizzalardan 3'ünü yedik, çünkü çok acıkmıştık. en geç 1 saat içerisinde sipariş verdiğimiz özellikteki pizzaları istiyoruz. seçim sizin, dilerseniz gönderirsiniz, dilerseniz de üzeri boş olan pizzalarımızla birlikte biz oraya geliriz. açın ve bakın benim yemeksepeti hesabıma ve sizden ne kadar çok sipariş verdiğimi görün. inanın beni kaybetmek de istemezsiniz.

    telefonu adamın suratına kapattım kızgınlıkla. normalde yapmam, ama salak yerine koyulmak da hiç ama hiç hoşuma gitmez. beklemeye koyulduk. bu esnada, diğer pizzalardan sadece 1 tanesi kalmıştı. kapı çaldı, gelen aynı çocuktu ve elinde pizzalarımız vardı.

    - iyi akşamlar
    + geç birader, ayakkabıyla gir, içerde çıkar.
    - eyvallah abi
    + ne o sizin patron çark etmiş?
    - abi aramızda kalsın, sizi sordu bana, ben de anlattım
    + yok yaaa, ne anlattın?
    - valla özür dierim ama, "2 metre boyunda ve 150 kiloluk 3 tane gür sakallı adamdılar, amerikan futbolu oynuyorlarmış" dedim abi.
    + ehehehe iyi demişsin
    - müdür bey bir tane de tavuk ve elma dilim patates gönderdi
    + al şu 10 lirayı hadi sağol

    saat anca 9'du, pokerde acayip ütülüyordum, pes'te sabahtan beri elime veriyorlardı, ama artık gururluydum!!! pizzalarımız gelmekle kalmamış, üzerine eşantiyon bile göndermişlerdi!!!

    derken müdür aradı;

    - iyi akşamlar sir yes sir bey, umarım pizzalarınızdan memnun kalmışsınızdır.
    + sağolun x bey, işimizi görür bunlar, tavuklar için de sağolun.
    - 0532........ bu benim direkt telefonum, bundan sonra olmaz ama, bir sıkıntınız olursa bana buradan ulaşın lütfen, daha çabuk çözerim
    + haaa, eyvallah kardeşim, iyi bak kendine, sağol.

    demem o ki, bu işlemde yemeksepeti.com'dan hiçbir yardım almadık. çünkü benim pizzam soğuduktan sonra ve onu yiyemeyecek konuma geldikten sonra yapacakları müdahale benim işime yaramazdı. kendim girdim devreye. yazsaydım, şikayet etseydim ne olacaktı ki? dönmeleri, talebimizi yerine getirmeleri, yok prosüdürü osu busu falan ohoooo!

    kendi işinizi kendiniz görün derim ben. yemeksepetini kullanma sebebimiz de, o site üzerinden verilen siparişlerde 1 alan 1 bedava pizza vermeleriydi. yoksa kampanya olmayan bir yerden sipariş verirken, arar kendim söylerim istediğim şeyi. bu hem karşı tarafın kime ne götürmesi gerektiğini daha iyi anlamasını sağlar, hem de yanışlık yapılmasının önüne geçer.

    o akşam 3 kişi, tam 12 adet 8-12 kişilik dev pizzalardan yedik. biraların yarısı ıskartaya çıktı, gece uyuyamadık ve sabah bu 3 ayı, gördükleri kabusları birbirlerine anlatmak adına sabah kahvaltısı sofrasındaydı. sofrada adam başı 6'şar tane poğaça vardı. utanmadık.
  • insanları ayakta öpmeye yemin etmiş kurum.

    gün geçmiyor ki yeni bir yemeksepeti saçmalığı ile karşılaşmayayım. beyaz yakayı bunlara mecbur eden sistem utansın. neyse. evet, karşımıza joker indirimi çıktı, iyi de puanlı bir dönerci. peki joker indirimi veren "dürümcü" işletmede dürüm fiyatları ne kadar mı?

    görsel

    evet, 100 gram dürüm 71,80 olarak fiyatlandırılmış. asla acımamışlar. çat çat geçirmişler. bakınız aynı dürümcünün getir'deki 100 gram dürüm döner fiyatı şöyle:

    görsel

    yemeksepeti joker indirimi yapıyorum ayağına indirim oranı miktarından çok daha fazla bindiriyor ve suç değil öyle mi? yasalarda suç değilse bile insanları kandırmaktır bu.

    peki sizce aynı yerde 33'lük kola ne kadardır? ya da ayran?

    görsel

    hey yavrum be! 71 liraya yediğiniz dürümün yanına 16 liraya diyet kola söyleyebilirsiniz. 87 liralık ödemeniz joker indirimi ile birlikte 62 lira olacak. peki hiç joker indirimi almadan bu yemeği getir'den söyleseniz ya da mekanda yeseniz sizce ne kadar? 42 lira!

    yemeksepeti'nin bu ne ilk vakası ne de son. insanları serbest piyasa ayağına yanlış yönlendiremezsiniz. bu ayıptır, terbiyesizliktir!