şükela:  tümü | bugün
  • bazı durumda iğrenç olan nesnelerdir. artık yemekten sayılır mı bilmem ama, ekmeği ısırdım, lokmamda bir gariplik var, çıkarıp baktığımda içerisinden kroşe çıkmıştı, hem de çivisi çakılı halde.
  • kullanılmış ıslak mendil.

    ... herşey çok güzel başlamıştı. şinitzel istenmiş ve kısa bir süre sonra gelmişti. şinitzeli, pilavı, salatası ve beyaz lahanasıyla harika görünüyordu. ne var ki kişinin bilmediği birşey vardı. o beyaz lahana, aslında lahana değildi, beyazdı ama bak neyse ki. olaylar gelişti.
  • solucandır. dürümcüler işi biliyor, selam olsun.
  • tahta kaşık parçası,yemek nasıl bir hız ile karıştıldıysa artık kaşık bile dayanamayıp kırılmış.
  • ettir.
  • canlı kurt. fiti fiti arzı endam ediverdi kızartmanın üzerinde.
  • arkadaşımın salatasından sülük çıkmıştı. solucan değil yani, bildiğiniz sülük. böyle gri renk falandı. doğada sevilir ama salatada olmamıştı. öyle lüks bi restoranda aksesuar diye mi koydular o sülükcağızı salataya hala çözemedik.
  • hiçbiri aşureden tırnak çıkması kadar iğrenç değildir.
  • (bkz: vida)
    ispanak pisiriyordum tencere kapagini kaldirdim ve bir baktim tutma yeri elimde kaldi megersem tutma yerinin vidasi tencereye dusmus haliyle o anda kafam basmadi..ta ki vida yemek sirasinda bana denk gelinceye kadar
  • (bkz: alyans)

    özellikle içinden alyans çıktı diye yemeği geri götürdükten sonra ablanın; ''aa, ben de bunu arıyordum. çok sağol.'' demesiyle daha da fantastik olan olay.