şükela:  tümü | bugün
  • "fatih terim aldığı parayı sonuna kadar hakediyor" diyen fanatik gazetesi spor yazarı.

    yazarlık yaptığı gazetede bugün yer alan bir haber:

    http://fanatik.ekolay.net/…atid=91&articleid=117320

    türk futbolu'nun neresinden tutarsan tut elinde kalıyor işte.
  • maalesef son yılların modası bir harekete uymuş yazardır kendisi.

    bundan bir süre evvel süper lig'deki bir maçta yaşanan bir olay sonrası yazısında şu ifaedeleri kullanmıştı:

    "...şu anda türk futbolu’nun altyapısının kafası karma karışık. neden? trabzonspor-sivasspor maçının tff yönetimi tarafından açıklanan kararından ötürü... çünkü binlerce trabzon-sivas olayı yaşadık. futbol müsabaka ve disiplin talimatını uygulayarak 500’e yakın spor kulübümüze hükmen mağlubiyet, 3 puan silme gibi cezalar verdik. ancak bundan sonra, yılda yaklaşık 65 bin müsabaka oynatan ülkemizin amatör takımlarının maçlarını göreceksiniz. skandal skorlarla sonuçlanacaktır. çözüm yok mu, var. o da dürüstlüğüne adım gibi inandığım türker aslan’ın, yarın önüne gelecek olan sivas’ın itiraz dosyasını iyi düşünüp, sağlıklı bir kararla, yapılan yanlışı düzeltmesi. keşke tff yönetimi skoru tescil etseydi. yani 1-0 trabzon galip deseydi.
    bakın çelişki nerede; ‘5 maç seyircisiz’ diyorsun, o zaman trabzon suçsuz ise maçın tekrarını niye veriyorsun? türker aslan’a tarihi bir görev düşüyor. nasıl yanlışlığın farkına varıp sivas’ın cezasını 250 bin ytl’den 50 bin ytl’ye indirdiyse... ya bu müsabakanın skorunu tescil ya da trabzon’u hükmen mağlup edecek. yarın önlerine gelecek o dosya için alacakları karar hem altyapılarda, hem de üstyapılarda türk futbolu’nun geleceğini kurtaracaktır. yoksa başımız sağolsun..."

    o günler maçla ilgili nihai karar açıklanmamıştı. sonuçta trabzonspor 3-0 hükmen mağlup ilan edilmiş ve 5 maç seyircisiz oynama cezası almıştı. yani artık amatördeki maçlar kurtulmuştu, yemen bey'in mantalitesine göre. şimdi bu maçı bir kenara koyuyorum. zira zaten trabzonspor, taraftarının bu hareketi sonucu belasını koskoca bir sezonu heba ederek fazlasıyla buldu.

    emsal teşkil edebilecek konular hususunda uzmanlığını bundan aylar önce kanıtlamış yemen bey'e şunu sormak istiyorum:

    taraftarı olduğun takımın oynadığı bir maçta alenen edilen küfürler sonrası verilen para cezasının dayanak noktası olarak edilen küfrün "toplu halde ve devamlılık arzetmediği" dile getirildi, bu da belli kurallara dayandırıldı. şimdi o kurallar çerçevesinde o çok çok sevdiğin amatör maçların sıhhati ile ilgili neden en ufak bir kelimeden dahi bahsetmedin? yoksa bahsetseydin iş boka falan mı sarabilirdi?

    hepinizin ciğerini biliyoruz, hepinizin. sanıyorsunuz ki karşınızda enayi var.
  • bugün fanatik gazetesini okurken yazısına denk geldim. "kutsal topraklardan" başlığıyla kaleme almış yazısını. allah allah umre'ye mi falan mı gitti eleman diye düşünürekten tıkladım yazısına, meğer umre'ye değil de ümraniye nevzat demir tesisleri'ne gitmiş, oradan bahsediyormuş kutsal topraklar olarak.

    şimdi hani deriz ya bu tip köşe yazarlarının belirli bir üslubu olmalı diye. mesela taraftar gibi kaleme almamalı yazısını, geniş düşünmeli diye. şimdi benim beşiktaşlı hüseyin arkadaşım, kutsal topraklar diye bahsetse söz konusu yerden "ağamsın" derim, veya fenerli hasan arkadaşım saracoğlu stadı'ndan "mabedimiz, kabemiz lan burası" diye bahsetse ona da "paşamsın" derim. ama sen yemen ekşioğlu, türkiye'nin en saygın spor gazetesinde senelerdir köşe yazısı yazan, zaman içerisinde önemli görevler de yapmış biri olarak hem de bu yaşın başınla, milyonlara karşı bir yer hakkında konuşurken, o yeri "kutsal topraklar" olarak tanımlarsan, hani ben seni biliyorum ama, başkalarının gözünde isminin bilinirliği sonucu edindiğin saygınlığı kaybedersin. sonra, aynen şu an benim yaptığım gibi, yazdığın yazılara hep burun kıvrılır, kendini selçuk yula'ların ercan saatçi'lerin arasına sokarsın.

    zira sen mahalledeki beşiktaşlı hasan da değilsin, fenerli hüseyin de. sen fanatik gazetesi beşiktaş köşe yazarı yemen ekşioğlu'sun. ama görünen o ki hasan veya hüseyin olmak için çaba sarfediyorsun.

    not : *alman ligi'nde sezonda 500 küsür gol yiyen adını unuttuğum takımlıyım.
  • bir beşiktaşlı olarak sevemediğim yazar-yorumcu. zira ne zaman televizyonda rastlasam kanal değiştirmek için vahşi batılı bir kovboy edasıyla kumandayla cebelleşiyorum. gerek yazılarında, gerekse maruz bırakıldığım bazı karakartal forum programlarında o kadar başıboş, fanatik ve populist söylemlerde bulunuyor ki gerçekten neden başka bir takımın taraftarı değil ki bu dediğim oluyor. ibrahim altınsay, attila gökçe gibi beşiktaşlı olup ve beşiktaşlılığa daha yaraşır seviyede yazılar yazıp, yorumlar yapan insanların yanında çok yavan kalmaktadır kendisi.
  • adnan aybaba ekolünden bir yazar; spor basınına ve süper lig'e yakışmayan bir tarzı var.
    keşke böyleleri olmasa.
  • pek çok kişi bilmez ama kendisi türkiye futbol federasyonu istanbul il temsilcisi'dir... hatta gayrı resmi olarak kendisini 'futbol il başkanı' olarak tanımlamaktadır.

    bu şu demek, yemen ekşioğlu istanbul'da amatör futbolun 1 numaralı ismi, son karar merciidir.

    sezon başında istanbul süper amatör lig kura çekiminde, amatör futbolun içindeki insanların yaşadıkları zorlukları anlatan bir konuşması sırasında, kulüp yöneticilerine hitaben "ben hıyarım, siz de enayisiniz" demişliği vardır. öyle de dobra, açık sözlü, nüktedan bir insandır.
  • istanbul amatör futbolunun yemen abisidir. halen tff il başkanlığı görevini icra etmektedir. koyu beşiktaşlıdır. federasyonda sözü geçen adamlardandır.
  • ilhan ekşioğlu'nun yeğeniymiş.
  • yıllardır beşiktaş hakkında boş konuşan adam. adnan aybaba bu adamın yanında sempatik kalır o derece.
  • an itibariyle habertürk'te istisnasız galatasaray'a saydıran kişi. tff'yi kimlerin yönettiğini görmek açısından, habertürk izlenebilir.

    3 temmuz sürecinde değiştirdikleri maddelere galatasaray itiraz etmiş, bunların yol açacağı olumsuzluklara zamanında itiraz eden galatasaray'ın ise, bu değişiklikleri kullanması üzerine ''delikanlıysan kullanmasaydın'' diyebilmiştir. programda her telden yorumcu olmasına rağmen, tek bir galatasaraylının olmamasından ötürü galatasaray'a atış tamamen serbest.

    not: programda ömer çavuşoğlu da bulunmaktadır, böyle güzel bir atmosferde atış tabii ki serbesttir.