şükela:  tümü | bugün
  • rap çevrelerince bu kadar tanınan bilinen birisi olup da ekşisözlük'te adına ilk entry'nin 2017 ekim'inin şu son günlerinde girilmesiyle şaşırtan müzisyen, rapçi.

    "arabesk rap olmaz, rap'in arabeski olur" minvalinde bir mottosu vardır.

    edit: jamais jamais ve lat menat uzza uyardılar, yener çevik hakkında yener başlığında yıllardır entry giriliyormuş zaten.
  • (bkz: donar) efsane olmuş da klibin ses kalitesi biraz kötü geldi sanki. doğru muyum acaba?
  • havada süzülen bir toz tanesi bile bu heriften daha değerli.
  • yener çevik yeni adıdıdır. eskisi için: (bkz: yener)
  • "yeter bu çile bana yeter
    beter cümleleri yazanın adı yener".

    sözleriyle ilk defa duymuştum kendisini. açıkcası o dönemlerde ard arda çıkan arabesk rap'lerden bir farkı yok gibi görünüyordu. sözler ve altyapı çok itici gelmesine rağmen tekrar tekrar dinlemiştim bunu.
    yıllar yıllar sonra yener çevik adı tekrar zikredilmeye başladığında önce hasta işi
    ile karşılaştım. farklı bir tat bıraktı, elinde bastonuyla, annemin evinde kalan koltuklardan birinde oturan bir adam... video klipte evinde, işyerindeki eşyalarla yener'e giden insanlar... şarkının sonlarına doğru hafif bir kopuş... neyse yorum yok.

    sonra "son pes tonlarında dövme kollarında" ve "tecavüzcü bütün piçler asılsın" gibi dikkat çekici sözlerle bezenmiş parçanın adı yok'u dinledim. dikkatimi ilk çeken şeylerden birisi kabak kemanenin saksafon sesine bu denli nasıl miks edildiğiydi? sözlerdeki sertlik arabeskten sıyrılmış, sertleşmiş ama verse armonilerdeki arabesk gırtlaklar üzmüştü yine. "dmc" beklentisi yaratmıştı belki de bilemiyorum... arabesk dinlemeyen birisi değilim, sadece rap arabesk birlikteliğine akıl yoramıyorum... boşver.

    son olarak donar çalışması, içimde yıllar süren bir "yener" tartışmasını bitirmeme yardımcı oldu.
    evet, bu adam kültürel bir yansıma, kültürel bir miksaj. yener çevik'i şu yada bu diye sınıflandırmaya gerek yok. çünkü sokakta ne görüyorsak bu parçalarda da karşımıza o çıkıyor. eski bir mahallenin abisi ne ise türk rap müziği için "yener" o'dur artık benim için... tanımlaması uzun sürdü ama gerçekten güzel bir his bıraktı, sonraki çalışmalarını merak içinde bekliyor olucam. mesleki bir görüş olarak da, mümkünse klip videolarındaki prodüksiyonların artık sabit kalması. (lütfen)

    not: kendime göre, yüzeysel ve populist bir tanımlama yaptım çok da eşelemeyin...
  • sanırım ziraat bankası reklamına şeetmiş. youtube ziraat ofişılda reklamın (şu anda) 566 beğenme 1000 küsur beğenmeme var. en büyük etkisinin müziği olduğunu düşünüyorum. kulaklarım kanıyor galiba.
  • liseli genç‘den duvar‘lara. 90larda izmir’de duman gibi underground takılanlar ile dinlediğimiz arabesk repçi.

    büdüt : imla
  • ben lisede bu adamın "liseli genç" adlı şarkısı ile deliler gibi dalga geçer, taklidini yapardım. şimdi baktım müthiş geliştirmiş kendisini, tablo, senden gizledim, donar isimli parçaları cidden çok hoş.
  • biggie türk olsaydı nasıl olurdu sorusunun cevabı harika mc. ikisinin liriklerindeki arabesklik örtüşmektedir, uyak teknikleri konuştukları diller dolayısıyla söz içerikleri de kültür dolayısıyla farklı olmasa nasıl ayıracaktık bilemiyorum.
  • uzak kalıp iyiden iyiye uzaklaştığımız türk müziğiyle alakalı ilgimiz artık 2bin tl'yi cebine koyup klip çekenlerin kliplerini izleyip dalga geçme düzeyine geldiği bir günde dalga geçeriz diye klibini açtığımız ve bizi gerçekten şaşırtmış donar isimli şarkının sahibi.

    açıkçası "arabesk rap" denilen mevhumdan askerlik yaptığım dönemde ölesiye nefret etmiş olsam da, gerek altyapısı gerekse sözlerinin ortalama üzeri olması takdire şayan. hakikaten de üzerine uğraşılmış bir iş olmuş "donar". iyi bir prodüksiyon var ortada.

    kendisiyle alakalı tek korkum cüsseli yapısı ve ekrandan sinirlenip sanki izleyene dalacakmış hissiyatı veren mimikleri. buraya da yazarken açıkçası çekiniyorum bir şeye alınıp adresimi falan bulup evime klipteki façalı arkadaşlarla gelmesinden.