şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte aramadigim, mamafih buldugum; baslik olarak ise aradigim, mamafih bulamadigimdir.

    heyecan vericidir genelde; cogunlukla yeni bir cevreye girmekle edinilir; mesela okula baslarken, mesela üniversiteye baslarken, mesela baska bir sehire tasininca, mesela yeni bir ise baslayinca...

    belirli bir yastan sonra edinilmesi cok zorlasir ama; kalabalik bir cevresi olusmustur insanin ve anca yetisebiliyordur zaten varolan arkadaslarina, daha da arkadasa ihtiyaci yoktur. “en iyi arkadasi” vardir, yakin arkadasi, sinema arkadasi vardir, “bi kahve icmeye gidelim” arkadasi, okul arkadasi, ödev arkadasi, is arkadasi, tatil arkadasi, uzakta, yakinda arkadaslari vardir, “cok az görüsebiliyoruz yavru yaa” arkadaslari, mektup arkadaslari, “sanal arkadaslari”, belki arkadas gruplari arasinda rotasyon bile yapabiliyordur artik* – yine de, gercek anlamdaki arkadasliklarin “ihtiyac”tan dogmamalari gerektigini düsünürekten, yeni arkadaslar edinebiliyor insan. eskilerden bikiliyor, yolda* kaybolanlar oluyor, araya sogukluk girebiliyor, insanlar büyüyünce farklilasip yabancilasabiliyorlar. yenilere “yer” ve zaman aciliyor böylece.

    basta dedigim gibi, heyecan verir bu yeni arkadas. cünkü hali hazirda bulunan arkadaslarinizdan bir farki vardir muhakkak, olmasa eger gercek anlamda bir arkadaslik kurmak ve onu hayatinin icine almak icin pek de bir gerekce bulamaz insan herhalde. cabuk tanisilip cok eglenilenler vardir, bir de yavas yavas yaklasip, uzun sürede birbirine alisip karsilikli birbirinin hayatlarina girilenler vardir. bazen ikisi bir arada olur, olusur. ama her halükarda, “biz 10 yildir tanisiyoruz” diyebilceginiz insanlarla kurabilceginiz iletisimi kuramazsiniz onlarla. samimiyetsizlikten dogmaz bu durum; sadece yeni arkadaslarin asmasi gereken bir zorluk vardir, o da, daha uzun süredir tanistiginiz arkadaslarinizin sizi her halinizle tanimasininin verdigi sicakligi yakalamaktir.

    yeni arkadasiniz sizin annenizin yaninda miyavladiginizi bilmiyordur, ona tuhaf gelebilir. yeni arkadasiniz pms’li halinizde neler yapmasini gerektigini bilmiyordur, kaprisli, sürekli aglayan, karamsar bir insan oldugunuzu düsünüp sizden tiksinebilir. yeni arkadasiniz eski “olay”larinizi bilmiyordur, bu yüzden karakteriniz veya hayatinlizla ilgili bazi seyleri cok iyi anlayamayabilir. yeni arkadasiniz ne kadar özelinize girebilcegini bilmiyordur, “fazla mesafeli” ve “fazla merakli” olmanin tam ortasini bulmasi zor olabilir. yeni arkadasiniz kendinizi kötü hissettiginizde sizi yalniz mi birakmasi gerektigini, yoksa sizi sürekli konusturup yoklamasi mi gerektigini saptiramaz. yeni arkadasiniz bir sekilde illa ki ondan önce hayatiniza girmis olan arkadaslarinizla rekabettedir. karsilastirilir, daha kolay vazgecilir ondan bir sorun ciksa ortaya, hatalari daha da gözüne batar insanin. yeni arkadasiniz sizi taniyordur, ama tanimiyordur. sustugunuzda öfkeden mi, yoksa huzurdan mi sustugunuzu bilemez. kirildiginizda gelip sizi güldürmesi mi gerektigini, yoksa size papatya toplayip usulca beklemesi mi gerektigini bilemez. ayni sekilde, kendisi kirildiginda ne kadar huysuzluguna tahammül edebilceginizi kestiremediginden, yorganin altina girip susunca, ne diyeceginizi sasirtir. onu gidiklamaniza izin verip vermeyecegini bilemessiniz.

    yeni arkadasiniz, ona verdiginiz degeri tam olarak saptiramaz. diger arkadaslarinizi görünce, kendini siradan hissedebilir. gecici mi kalici mi olacagini bilemez, buna göre iliskiye cok fazla enerji harcamak istemeyebilir. hayal kirikligina ugramamak ve kendilerini korumak icin, insanlar cok fazla yakinlasmadan kendilerini cekebilirler, yeni arkadas böylece cok hizlica kayiplara karisabilir.

    ama, arkadaslik sifatini hak edebildigine göre, ve hayatiniza cok gec gelmesine ragmen, kalabaligin icinde hala orada kendine bir yer fethedebildigine göre, cok özeldir, baskadir, daha hassastir onunla olan iliskiniz, “onu her gün daha cok seviyorum sanki” dersiniz, sizi sasirtir, sürprizlerle doludur, insanlara karsi olan umursamazligin icinde umursadiginiz olur,

    mavi gri zebranizin ismini koymasini baska kimseden isteyemessiniz, o koymalidir.

    candir.

    (bkz: öznel entryler)
  • yaşamın dinamiğidir. okul yılları geride kaldığında yeni işler, eşler, hayatlarla birlikte ihtiyaç duyulandır, sosyal yaşamımızdaki hareketin hatta kişisel gelişimin en önemli parçalarındandır. çok azı dost olur, kalır yaşamımızda, gerisi devinimden ibarettir.
  • bir anda karşına çıkmışsa eğer, ve hatta belirli bir yaştan sonraysa bu kişi arayıp da bulamadığındır. çevre kavramının artık yavaş yavaş aile kavramını karşılar olduğu bir toplumda sana elini uzatan sıcak bir karşılamadır. bazen sen tam da ona hayatından bahsederken gülerek, üzülerek yaşadıklarının bir bir gözlerinin önünde büyük bir fotograf karesi içerisinde belirmesini sağlayan, hayat trafiğinin sorgulamasını sana usulca yaptıran yeni bir heyecandır. bazen benzerliktir, ya da dibine kadar farklılıktır ama yine de sonucu kestirmek güç.. bazen deneme-bulma-mutlu olma, bazen de yanılma-"bu yaştan sonra bulduğum arkadaş da nasıl olacaktı ki zaten"le başlayan cümleler kurmadır. gene de özlenir, gene de beklenir, soluk aldırır hayatta, mola verdirir, hayat eskisi gibi devam ediyor dedirtir..
  • "dünyayı tanımaya karar veren muhteşem kuyruklu aleks, yaşadığı çiftliğin dışına çıkınca olanlar olur. kamyonların altında kalmaktan son anda kurtulur, tazılar tarafından kovalanır, baykuşun pençeleriyle karşılaşır. neyse ki, uçarak gelen siyah bir kedi, yüksek ağacın tepesinde kalakalan zavallı aleks’i kurtarır…"

    ursula k. le guin'in küçükler için yazdığı dizisi kanatlı kediler masalı'nın üçüncü kitabı, macera devam ediyor...
  • nasıl edinilir nerede bulunurlar bilemiyorum ama bir tanecik bile olsa bana lazım olan arkadaş.
    böyle topluca durdukları bir yer olsa. hemen ön taraflardan, iyi bir insana benzeyen bir tanesini bulsam. gülümsese o da. koluna giriversem başlasak yürümeye.bi cafeye girip saatlerce konuşsak.çok gülsek. ve de o günden sonra beni çok sevse. ben de onu çok çok sevsem. bu kadar kolay olsa.
    (bkz: çok yalnızım be sözlük)
  • her daim lazımdır.

    karşıt önerme: (bkz: ne varsa yine eskide var hacıt)
    ötesi: (bkz: ne varsa yine ekşide var hacıt)
  • candır. on iki yaşındaysan olağan, yirmi yaşındaysan macera, otuz yaşındaysan yoldaştır. gerisini henüz bilmiyorum. ama "on yedi yaşından sonra edinilen arkadaşlıklar yavan olur" diyen perihan mağden'e inat, yeni arkadaşlarım hep ekstra can kattı bana. istop oyunundaki can gibi.
  • yeni bir arkadaş istiyorum bazen, darlamasın böyle beni. vaktim yok dediğimde, gerçekten vaktim olmadığını bilsin, surat etmesin, ona buna alınmasın.
    çok bunaldığımda aradığımda müsaitse açsın telefonunu, iki dedikodu anlatsın, iki saçmalasın. beni yargılamasın ama yanlış bulduğunu söylesin.
    köstek olmasın. eskilerden böyleleri var hala ama hayat yollarımızı kilometrelerce uzağa düşürdü.
    bir tanesi yanımda, yakınımda. ben de her zırlamamda onu darlamak istemiyorum zaten.
    bendeki arkadaş anlayışı farklı bisey, insan değilim galiba.
    tanım: henüz edinilmiş arkadaştır.
  • yıllanmış dost gibi değildir elbet hiçbirisi. ama kimi zaman, bazen, hayatın belli noktalarında onlardan bile daha anlamlı olabilir mevcudiyetleri.

    uçurumun kenarındaydım. beni ordan çekip alan onlardı. zamanlamaları müthişti. hesaplasam olmazdı. ama bunun farkında bile değillerdi. bir nefes gibiydiler, hatta bir görevli.