*

şükela:  tümü | bugün
  • motosiklet kullanmayi yeni ogrenenler icin kimi yabanci kaynaklarin turkceye cevirilmis oldugu bir kaynak icin: http://motorrehberi.blogspot.com/ a bakilabilir.. motordelisi ve benzeri motosiklet forumlari da okuyarak her zaman icin daha iyi bilenlerin deneyimlerinden faydalanmak mantikli tabii..
  • motosiklet kullanmaya heves etmiş insanların uyması gereken kurallar:

    - bisikletin üzerinde dengede kalmayı ve araba kullanmayı öğrenmeden motosikletin üstüne oturmayın.
    - motosiklet teorisini yalayıp yutun.
    - motosiklet kullanmayı gerçekten bilen birisinden*** uygulamalı dersler alın.
    - motosiklet üzerindeyken magalak yapmayın.
    - trafikte diğer araçların sürücülerinin motosikletleri görmedikleri varsayımıyla hareket edin.
    - alkollüyken araba kullanmak yasak, motosiklet kullanmak daha bi' yasak. ("bütün hayvanlar eşittir ama domuzlar daha eşittir*" gibi anlaşılmasın. ulaşım araçlarını****** kullanırken alkol yok!)
    - tanınmış markaların****koruyucu ürünlerini**** tercih edin.
    - motosiklet kaskı dirseğe değil, kafaya takın.
    - motosiklete iki kişi binilecekse, ikinci kişiye ayağını koyması gereken yerleri gösterin, viraja girildiğinde motosikletin yatmasından korkmaması gerektiği anlatın.
    - mecbur kalmadıkça gece yolculuğu yapmayın, karlı havada kesinlikle motosiklet <b>kullanmayın</b>.
  • - kask, eldiven, cizme elzemdir, olmazsa olmaz. diger korumalar opsiyoneldir.
    - alkollu kullanmayin fakat bilin ki alkollu kullaniminda arabayla aldiginizdan daha az risk alirsiniz. nedeni de motosiklet diger araclar gibi "kontrol edilen" "yonetilen" bir arac degildir, beraber bir olunup yol alinan bir aractir.
    - gece yolculugu cok keyiflidir, ozellikle hafif bir soguk varsa.
    - araba suruculeriyle motosiklet ustunde laf dalasina kesinlikle girmeyin, cok sinirlenmisseniz 100metre ilerde saga cekip oyle kapisin veya pas gecin, gaz acip uzayin, unutmayin ki trafikte manevra ve hiz olarak 4tekerlekli her nesneden ustunsunuz... bu farkindaliginiz ve sabriniz yoksa motosiklete binmeyin... motosiklet ustunde yumurta gibisiniz, kaporta yok, kaporta sizsiniz. en ufak dokunus sizin hayatiniza mal olabilir, sonra ismi kaza olur...
    - motosiklet ustunde itlik yapmak cok zevklidir, fakat bu itligin butun motosiklet camiasina zarar verecegini aklinizin kosesinde tutun.
    - bobreklerinizi ve dizlerinizi iyi koruyun, kisa vadede hicbi sey olmaz fakat uzun vadede caninizi slkabilirler...
    - lokasyon bulmak icin harita marita kasmayin, bir gps alin, gidona takin.
    - <caps>surat felakettir.</caps>
    - baskalarinin verdigi ogutleri, gercekten tanimiyorsaniz ve iyi bir motorcu olduguna inanmiyorsaniz, cok kaale almayin. dun "abi abi bu nasil abi su nasil abi" diye size tonla soru soran herif 3ay sonra motosiklet guru'su takilir, ona buna akil verir...
  • tecrubeli motorcularin birikimlerinin dokumudur.
    gaza gelip guclu hircin motorlar ile baslamak akillica olmayan bir davranistir. ativerir sirtindan, motosikletin acemiligi otomobile gore daha uzun zamanda gecer. mulayim bir modelle baslayin, sizi sevenleri uzmeyin sonra.
  • motosiklet ile kaç km yaparsanız yapın asla prof olamazsınız, motosiklet olayında çaylaklık bakidir. ne zaman ki "ben bu işi çözdüm hacı" dersiniz işte o zaman gümlersiniz.
    edit: ayrıca (bkz: motosiklet teorisi)
  • baslamayin. yol yakinken ve kafaniz saglamken vazgecin. (kaska ragmen*)

    7 sene sonra gelen edit'ten önce, 9 sene sonra gelen edit'e bi göz atalım:

    https://www.youtube.com/watch?v=koaezu-taqs

    7 sene sonra gelen edit:

    bi kac sene once, eksi duyuru'da bi yazar, motosiklet marka tavsiyesi gibi bi soru sormustu.

    ben de tuttum, (bkz: yeni başlayanlar için motosiklet/@compadrito) yazdim cevap olarak...

    baska bi yazardan, bayaa saldirgan bi mesaj aldim. alttan almaya calisarak, "biraz mekanik bilginiz varsa,..." filan gibi bi cevap yazdim.

    allahim, o da ne? seninki daha da celallendi. vay efendim, muhendismis te, muhendisligine kimse laf edemezmis te, mekanigi benden mi ogrenecekmis de, filan bi araba laf...

    peki dedim icimden, "madem muhendissiniz, ben de laf salatasiyla gelmeyeyim karsiniza..."

    oturdum, google'da saatlerce aradim. sonunda, avrupa birligi'nin resmi bir belgesine ulastim. 300 kusur sayfa bir arastirma ve motosiklet kazalarinin mekanigini bilimsel olarak inceliyor.

    sozlukte de yazar olan bu muhendis abimize, linkini yolladim bu belgenin... baska da bir sey yazmadim...

    cevap gelmedi...

    bu konuyu, sozlukteki bir cok kisiden daha iyi bildigimi soyleyebilirim...

    once, o belgeyi bulmadan once de biliyor oldugum bir seyi soyleyeyim:

    deselerasyon yani akselerasyonun ziddi olan bir kavram vardir. akselerasyon hizlanma demek olduguna gore, deselerasyon da, yavaslama demek.

    beynin ani deselerasyon yaralanmasi diye bir olgu vardir. kask takiyor olmaniz, hic bir sey ifade etmez. cunku kask, kafanizin asfalta, ya da baska bir araca, kaldirima, refuje v.s. carpmasi sirasinda, kafatasinizin kirilmasini onler. ama nereye kadar onler? yavas hizlarda, hafif carpmalarda...

    hizli giden beyni, aniden durdurursaniz, beyin, kafatasinizin icinde, kafatasiniza carpar ve ezilir. beyninizi korumak icin yaratilmis olan kafatasiniz, beyninizi, adeta yumusak bir peyniri ezer gibi ezer. bu yaralanmanin kurtulusu yoktur.

    bu isin mekanikle ilgili diger bir guzelligi de, kirbac yaralanmalaridir. havada saklattiginiz kirbacin izledigi yolu bi gozunuzun onune getirin. boynunuz o hareketi yapar ve cit diye kirilir. o anda kaybedersiniz hayatinizi, daha yere bile dusmeden...

    gelelim, o avrupa birligi yayini olan resmi ve bilimsel arastirma urunu yayindan ogrendigime: motosikletin, otomobile gore kaza gecirme ihtimali, 16 kat daha fazla. yuzdeye vuracak olursak, %1500 daha fazla yani.

    otomobilde, kemer var, kaporta var, direksiyon var, bazilarinda airbag var.

    motosiklette, hem kaporta yok, kaporta sizin kafaniz, hem de kemer yok...

    kisacasi, motosiklet, akilli adam isi degil. belki bu yazdiklarimi okuyan biri, motosiklete binme hevesinden vazgecer de bir kisinin hayatini kurtaririm.

    lutfen guzel kardesim, annenizi babanizi seviyosaniz, motosiklete binmeyin!

    ***

    diger bir edit: bu yazimi gonderdigim baska bir suser ile, aramizda soyle bir yazisma gecti:

    o suserden bana gelen cevap:

    babamda hep "arabada 4 tekerlek var,etrafı kapalı, kliması,hava yastığı her şeyi var, motosiklete bineceğine arabaya bin" diyor,sizin yazdıklarınızı da okuyunca daha yolun yarısındayken binmeyi bırakmak lazım. sigara konusuna değinmek bile istemiyorum zaten. cevabınız için teşekkür ederim.

    compadrito
    ekşi sözlük yazarı 39 dk. önce:

    cunku babalar, pek belli etmeseler de, ogullarini cok severler. ogullarinin kilina bile zarar gelsin istemezler. halbuki motosiklet, degil kila zarar getirmeyi, dogrudan olume sebep oluyor.

    benim bi arkadasim var. kendine bir harley davidson aldi, aynisindan bir tane de abisine aldi. bana da bunu soyledi. bi sey diyemedim yuzune karsi ama icimden sevinmedim bile. sadece uzuldum ve endiselendim. ustelik o motosiklet hiz icin filan degil kocaman, kalin tekerli motosiklet.

    nitekim, o arkadasimin abisi, kaza yapti. kendisine bir sey olmadi, arka koltuktaki arkadasi hayatini kaybetti.

    bir insan, boyle bir olaydan sonra psikolojisini nasil toparlayabilir ki?

    hayatinin kurtulduguna sevinemez bile.

    sizin bu mesajinizdan sonra aklima ne geldi biliyo musunuz?

    ben o avrupa birligi'nin hazirlatmis oldugu 300 sayfalik bilimsel arastirmada, motosikletlerin kaza yapma ihtimalinin, otomobillere gore 16 kat daha fazla oldugunu okumustum. ama nerede??? avrupa'da!!!

    yani medeni ve insanlarin trafik kurallarina uydugu, trafikte birbirlerine saygi gosterdikleri bir yerde.

    sonra da bize barbar turk dediklerinde kiziyor, sinirleniyoruz. bir kamyoncu, bir minibuscu, bir taksici, bir otobus soforu, motosiklet surucusune ne kadar saygi gosteriyor? onun hayatina ne kadar deger veriyor hic dusundunuz mu? hic gozlediniz mi?

    hani, mini etek giydiyse, tecavuzu veya tacizi hak etmistir anlayisinin bir uzantisi olarak, motosiklete biniyosa, belasini ariyordur zaten, dur sunu bir korkutayim, ha ha ha ha! anlayisi hakim.

    son derece merhametsiz, sadistce ve barbarca bir dusunce. tabii sonu olumle bitiyor.

    turkiye'de oyle bir istatistik yapilsa, (devletin koskoca istatistik enstitusu var di mi? nufus saymaktan baska bir ise daha yarasa di mi?) o istatistikte, adim gibi eminim, turkiye'de motosikletlerin kaza yapma ihtimali, arabalardan 16 kat fazla degildir, cok daha fazladir.

    arabada 4 tekerlek var = cok dengeli bir arac yani motosikletle kiyaslandiginda cok dengeli. o da sakaya gelmez, hemen takla atar.

    etrafi kapali = kaporta var. kaporta olarak sizin bedeniniz dusunulmuyor.

    klimasi var = bu konuyu geciniz, bahsettigimiz olum kalim meselesinde, luks kaliyor klima

    hava yastigi var = evet, hayat kurtarir. susurluktaki mercedes-kamyon kazasinda kurtardigi gibi...

    asil onemlisi, emniyet kemeri var!!! en ufak bir carpismada, motosikletin uzerinden metrelerce havaya ve ileri dogru firlarsiniz.
    emniyet kemeri benim hayatimi kurtardi. kazadan sonra polisler, o otomobilden nasil olup da sag ve yarasiz olarak ciktigimiza akil sir erdiremediler.

    eger sizi motosiklete binmekten vazgecirebilirsem, cok mutlu olacagim...

    hayatinizin ileriki donemlerinde de, motosiklet kazalarinda insanlarin sinek gibi öldügünü gordügünüzde beni hatirlarsiniz...

    sigara ise sadece oldurmekle kalmiyor, kisa suren hayatinizin son doneminde, aldiginiz her bir nefesi, iskenceye, bogulma hissine donusturuyor, bazen iki sene, bazen on sene, bu iskenceyle yasiyorsunuz. zaten akciger kanseri olanlar, sonunda, kendi kanlarinda boguluyorlar. yani akcigerleri kaniyor ve o kan bogulmalarina sebep oluyor...

    o suser: 29 dk. önce:

    evet vazgeçeceğim hocam,zaten kendime ait motosikletim olmadığı için de pek aramıyorum. 1 hafta öncesine kadar yaşadığımız ilçede, 12 saat içinde 3 adet motosiklet kazası oldu hemde aynı yerde. sizinde dediğiniz gibi medeni olarak kabul gören toplumlarda bile motosikletlerin kaza oranı arabalardan 16 kat fazla ise, türkiye'nin halini düşünmeyelim bile. arkadaşınız abisi ve kaybı içinde üzüldüm, umarım böyle olaylar giderek azalır. içiniz rahat olsun, bundan sonra motosiklet kullanmak yok :)

    ///

    ekleme:

    ın 2006, motorcycles accounted for approximately one percent of traffic on uk roads, but accounted for 19% of fatal and serious casualties (dft, 2007) indicating that they are over-represented in the national casualty statistics. although the rate of motorcyclists killed and seriously injured per distance travelled has had a general declining trend over recent years, casualty statistics reveal that the rate is around 30 times higher for motorcyclists than car occupants (dft, 2007). at present, approximately 1 in 5 of serious and fatal road casualties in the uk are motorcyclists (dft, 2007). ın order to address this, the uk government published a motorcycle strategy document (dft, 2005a) which set out the targets for future research and the strategy to encourage safer motorcycling.

    http://www.maids-study.eu/…ots_maids_comparison.pdf

    bu avrupa birliği belgesi diyor ki, ingiltere yollarında 2006 yılında meydana gelen trafik kazalarının %1'i motosiklet kazasıydı. ama trafik kazalarındaki ölümlerin ve ağır yaralanmaların %19'u motosiklet kazasına bağlıydı.
  • eğer henüz motosikleti almamışsanız muhtemelen ilk probleminiz hangi motosikleti almanız gerektiği konusunda düşeceğiniz bilinmezliktir. bu konuda etrafınıza danıştığınızda iki tür tavsiye ile karşılaşırsınız:

    1) yeterince kanatlanmadan uçmaya kalkma felsefesini benimsemiş olan grup size 250 cc'yi geçmeyen bir başlangıç motoru önerecektir.
    2) "onu diyenlerin parası çok herhalde abi. alıcan 150 cc motoru iki ay sonra sıkılacaksın. satarken zarar edeceksin vs. vs. al sakin bi 600'lük bi de eğitim çaktın mı üstüne mis gibi uzun yıllar binersin." şeklinde bir yaklaşımı benimsemiş grup ise racing olmamak kaydıyla muhtemelen touring olan bir motorla başlamanızı tavsiye edecektir.

    her iki grubun da kendine göre haklı olduğu noktalar mevcut. eğer ekonomik bir sıkıntı içerisinde değilseniz ikinci grubu dikkate almayınız. tüm dünyaca benimsenmiş olan ve işin doğrusu olan düşük cc'li bir motorla başlayıp yeterli tecrübe ve alışkanlık sağlandıktan sonra keyfe göre cc'yi artırmaktır. ülkemizde bir türlü yasalaşmasa da bir çok ülkede motosiklet ehliyeti ilk 2 sene cc kısıtlaması ile kullanılır. yasalaştığı takdirde bu sınır ülkemizde 250 cc olacak. düşük cc li motorla başlamak tehlikeleri azalttığı gibi olası kaza durumlarında sizi milyarlarca masrafa sokmaktan da kurtaracaktır. unutmayınızki düşmemiş motorcu yoktur. henüz düşmemiş motorcu vardır. ayrıca ekonomik açıdan da benzinin ülkemizde oldukça pahalı olması nedeniyle ekonomik bir motosiklet sizi sıkıntıya sokmadan uzun saatler ve km'lerde kullanılabilir.

    ikinci grubun haklı olduğu nokta ise az çok iki teker tecrübesi olan bir adamın 150 cc'lik bir motorla 2000 km'yi doldurduktan sonra tabiri caizse biti kanlanır. ne kadar temiz olursa olsun satarken edeceğiniz zarar ekonomik rahatlığınız yoksa sizi üzebilir. ayrıca bir çok kişinin kafasında sevdalısı olduğu bir model vardır ve genellikle bu modeller 600cc'den aşağı değildir. hiç beğenmediğiniz ve binerken zevk almadığınız bir 150cc'lik motosiklet sizi motordan soğutabilir. keyfinizi kaçırabilir. bu nedenle sevdalısı olduğu motosikleti alıp, uzman eğitimlerden geçtikten sonra iradeli bir şekilde kullanan bir insan pek ala bu işin altından kalkabilir. ayrıca düşük cc'li motorların dengesi yüksek cc'li motorlara göre daha düşüktür. özellikle düşük hızlarda ağır motorlar daha dengeli dururlar. bu da yeni başlayan birisi için daha tercih edilebilir bir durumdur. ancak ne olursa olsun akıldan çıkarılmaması gereken, ne kadar sevdalısı da olsanız 600'lük bir racing ile motor kullanmaya başlamanın aşağı yukarı intiharla eşdeğer olduğudur. eğer yüksek cc'li bir motor tercih edilecekse dengesi yüksek, son hızı düşük, sakin bir motor olmasına dikkat edilmelidir.

    kişisel olarak benim tavsiyem ise birinci grubu daha çok dikkate alarak, eğer uzman eğitimi alabiliyorsanız -ki şiddetle tavsiye edilir- bu eğitimlerden sonra kullanacağınız motora karar vermek sizin için daha uygun olacaktır. 150cc'lerden başlayarak ilerledikçe artan motor hacmi ve değişen motosiklet türleri kullanacağınız için bu aşamada en rahat ettiğiniz ve size en uygun olduğuna inandığınız, kullanırken en çok keyif aldığınız motoru tercih ederek iyi bir başlangıç yapmış olacaksınız.

    motosiklet alım işini halletikten sonra (ehliyet kısmını söylemeye gerek bile duymuyorum) kullanmaya başlamadan önce mutlaka halletmeniz gereken korunma probleminiz mevcuttur. kask, korumalı ceket, eldiven ve dizlikten oluşan minumum koruma olmaksızın motosiklete asla ve asla binmeyin. ya şuraya gidicem hemen iki dakkada gelirim düşüncesi ile yola çıkarsanız şu bilgiyi hiç duymamış olduğunuz kesindir: motosiklet kazalarının çok büyük çoğunluğu çıkış noktasından 3 km'lik bir alan içinde meydana gelmektedir. kısacası en çok tehlikede olduğunuz yolculuklar aslında kısa mesafe yolculukları. tıpkı koruma kullanmayı gereksiz görmek gibi sürücü psikolojisi bu tarz yolculuklarda normalden daha agresif sürmeye ve daha çok risk almaya müsaittir. ama siz siz olun, minumum korumanız olmaksızın motorun üzerinde oturmayın bile. bu korumalara ayrıca çizme, bellik, dizlik yerine full pantolon gibi daha eklenebilecek bir çok tercih mevcut. ancak ne olursa olsun bu malzemelerin kaliteli olmasına özen gösterin. günümüz koşulları için aşağı yukarı 1000 ytl'lik bir bütçe minumum ihtiyacınız olacak bütçedir. piyasadaki bir çok kask korumaktan uzak, yasa kovucu olarak nitelendirilebilecek düzeyde kalitesizdir. sizi kaza anında korumayacağı gibi konforla bir sürüşe de imkan tanımaz. unutmayın kask sizi kaza anında hayati derecede korurken, normal sürüş şartlarında da böcekten, rüzgardan, tozdan vs. korur. kaskla motosiklet kullanmaya alışık birisi bir süre sonra istese de kasksız motor kullanamaz. rüzgardan gözleri yaşarır, toz kaçar vs. eldiven düşme durumunda yere tutunmanızı sağlar. yerde sürüklenirken ister istemez elleriniz ile tutunmaya çalışırsınız ve çıplak ellerin asfaltta parça parça nasıl kalacağını eminim tahmin edebiliyorsunuzdur. korumalı ceket özellikle çok yüksek olmayan hızlarda düşmeniz durumunda hiç bir şey olmamış gibi kalkıp motosikletinize tekrar binmenizi sağlar. dizlik diz gibi hasar alması durumunda iyileşmesi en zor bölümlerden biri olan kısmınızı korur. bu daha uzatılabilir. tekrar tekrar hatırlatmakta fayda var, minumum korumanız olmadan, motosiklete asla ve asla binmeyin.

    artık bir motosikletiniz ve koruma giysileriniz mevcut. eğim aldınız ya da almadınız, trafiğe çıkmaya hazırsınız varsayalım. trafikte asla aklınızdan çıkarmamanız gereken bir kaç altın kural mevcut:

    * motosiklet görünmezidir. motosiklet kazalarına karışan araç sürücülerinin bir çoğu motosikleti görmediğini iddia eder. bu nedenle olabildiğince görünür olun. hacim olarak bir dezavantaj mevcut. bunu çeşitli reflektörlerle, gece gündüz hiç kapanmayan farlarınızla ve kullanmaktan çekinmemeniz gereken kornanızla bir nebze olsun azaltabilirsiniz. tüm bunları yaparken dahi motosiklet kullanırken sürücülerin sizi hep görmediğini varsayın. alacağınız riskleri azaltmanıza yardımcı olacaktır.

    * yolun ortasından gitmeyin. yolun ortası arabalarının tekerliklerinin az değdiği bölümlerdir. yağ, su akıtması durumunda bu sıvıların akacağı bölümdür. dolayısıyla yolda arabaların teker izlerinden gidin. bu ayrıca öndeki araç ani fren yaptığında size kaçma manevrası için fırsat da verecektir. konusu açılmışken motosikletin her zaman arabalardan daha zor durduğunu aklınızdan çıkarmayın. takip mesafenizi her zaman buna göre ayarlayın.

    * ışıklarda ani çıkış yapmayın. sizi kesen yoldan gelen araçlar, sarı ışığın yanması durumunda gaza yüklenip kırmızıya yakalanmadan geçmeye çalışabilirler. motosikletler çabuk hızlanan ve ani kalkış yapabilen araçlar oldukları için böyle kesen yoldan gelen araç diğer araçların henüz haraketlenememiş olmasına aldanıp hızlanmasını sürdürürse istenmeyen bir kaza yaşanabilir. mümkünse ışık kalkışlarında bir aracı korumanız olarak kullanın. kesen yolun geliş yönüne yakın duran araçların sağında bulunmak daha güvenlidir.

    * sinyalizasyon kullanmaktan çekinmeyin. kolay ve sık şerit değiştirebilmesi nedeniyle bir çok motosiklet sürücüsünün düştüğü bir hata da sinyalizasyon kullanmamalarıdır. oysa sinyalizasyon trafikteki niyetinizi diğer araçlara bildirerek olası bir çok kazanın yaşanmasını engelleyebilir.

    * alkollü, kafası dağınık, morali bozuk, sinirli vs. şekilde motosiklete binmeyin. atlayın taksiye ya da belediye otobüsüne. böyle durumlarda motosiklet keyif aracı olmaktan çıkar, sizin için hayati bir tehlike haline gelir. motosiklet kullanıcısını bir parçası haline getirerek yol alır. siz iyi durumda değilseniz, motosikletiniz de iyi durumda değildir demektir. iyi duruma gelene kadar bekleyin. özellikle alkollü motosiklete binmek, çok ama çok tehlikelidir. uzak durun.

    son olarak motosiklet ile ilgili yazılmış kitapları okuyun. ileri sürüş teknikleri öğrenin. internette araştırma yaparak mevcut bir çok foruma üye olarak bilgi sahibi olabilir, deneyimlerinizi paylaşabilir ve diğer motosiklet sürücülerinin deneyimlerinden faydalanabilirsiniz. bir motosiklet grubuna üye olmak sizi sosyalleştirir, bilgi sahibi olmanızı, güzel vakit geçirmenizi sağlar, motosiklet alım satımlarında işinizi kolaylaştırır ve motosiklet keyfini artırır. bu fırsatlardan yararlanın. motosikletinizin bakımlarını ihmal etmeyin, fırsatınız varsa onu kendiniz yıkayın. eğer yolcu* ile kullanacaksanız yolcunuzun da tam koruma ile donanmış olduğundan emin olun. iki kişi ile sürüş dinamiklerinin, motosikletinizin dengesinin değişeceğini unutmayın. kendinize olan güvenininiz tam olmadan asla arkanıza yolcu almayın.

    doğrularda ısrar etmek kaydıyla her fırsatta motora binin. motosiklet özgürlüktür, keyiftir, adrenalindir, ekonomiktir, tutkuludur, ihtişamlıdır, göz alıcıdır, benzersizdir. ataları attan inmeyen bir millet için en ideal ulaşım aracıdır.

    motosiklet hayattır...
  • eğer samuraylar çağımızda varolsaydı motorsiklet kullanırlardı.

    (bkz: samuray)
  • -yagmurlu havalarda kırmızı ışık yansa bile durabileceginizden emin degilseniz yolun boş oldugunu kontrol edin ve devam edin asla iki frene aynı anda asılmayın. motorunuz üzerinde dengenizi kaybedip kaza yapabilirsiniz. hadi diyelim kaza yaptınız, ilk olarak kendinizi yoldan atmaya çalışın. bırakın gitsin motor. canınızdan kıymetli değil.