şükela:  tümü | bugün
  • bir kere ba$ligi yanli$ yaziyor olma ihtimaliniz war ki direk entry'nizin ucacagina delalettir.. ikincisi ise yazdiginiz konu ba$ka ba$likta aynen i$leniyordur siz aramaya u$enmi$sinizdir yine onun ucacagina delalettir.. ba$likta soru sorup icinde cevap vermek.. ba$likta atasozu'nun ilk yarisini yazip entry'de kalan yarisini yazmak.. icine yazacak bi$eyiniz olmadigi halde sadece "nasi olmaz bu", "yok boyle bi$ii?" tarzi entry'ler girmek.. ucarlar hep..
  • en az bi kere çaylaklığa düşürülmüşseniz sapına kadar yaşayacağınız ağırlıktır. (bkz: kendimden biliyorum) özellikle yeni yazar olunmuşsa çok acayp hissedilir. aslında başlık açmak şart değildir. hazır açılmış bi başlığın altına bile bişeyler yazmak zordur. ulan sıçmayalım şimdi kaygısı sıkıştırır. ama yersizdir. bi defa açıldıktan sonra da tutulması zordur. ipinden boşanmış beygir misali yazılır da yazılır.
  • tıp dünyasında helmetofobi olarak geçer.

    kişi, ağırlığını kaldıramayacağı başlık yerine, olabilecek en genel başlığı bulur ve format dahilinde entry girer. böylece kutsal bilgi kaynağına bir nebze olsun katkı sağlayıp ileriki yıllar için olumlu davrandığını düşünür. aslolan anlık reaksiyon, popülarite ve en beğenilenlere girmek değil, ekşi sözlük'ün kendisidir. bu tür; anlık durumlar ve absürtlükler için at yarrağı gibi yeni başlık açmaktan ölesiye tiksinir. fantastik başlık açıp zaten başlıkta anlatmış olduğu olayı daha fazla kelimeyle bir kere daha anlatmanın gerekliliğini sorgular. ilgi odağı olmaya çalışmanın ne sike derman olduğunu hesaplamaya çalışırken, kucağında hesap makinesi ile uyuyakalır.

    açılmış olan başlığın ikinci entrysindeki zorlama mizah ve hali hazırda ilk entryde yapılmış olan esprilerin daha kötüsüne tanık oldukça canı sıkılır. kutsal bilgi kaynağı düsturuna sadık kalacağına yemin etmiştir çünkü. ama dediğim gibi, bu benim de şiddetli nöbetler geçirmeme neden olan bir fobidir, hastalıktır.

    örnek olarak "ıslak keke windows xp kurmak" gibi eşşek çükü kalibresinde bir başlık olsa. bu başlığı destekler nitelikte, bilgisayar terimlerini olabilecek en mantıksız kavramlarla ilişkilendirip başlık olarak açsam. benim yazdıklarım değil ama benden sonrakiler zorlama mizahın şahbazları gibi dizilse hemen altımda. "ıslak keke windows kurma gshsh gshshs" diye gülse insanlar, yarılsa monitörün karşısında. se'li sa'lı entry de bitmiyor lan bu arada. diğer hafta en beğenilenlere girmiş, bir adet işe yaramaz entrymden mütevellit olsa tüm sözlük şöhretim. nasıl da saçma değil mi?

    ne ıslak kek hakkında bilgi var, ne windows hakkında. ki saçmalıklara karşı da değilim. bu ıslak keke windows kurup ram yerine mandalina takmak bir entrymde bahsettiğim bir şey. ama bunu fosforlu kalemlerle çizip insanların gözüne sokmaya çalışmak, tıp dünyasında serdarenzi olarak da adlandırılan popüler olma hastalığı gibi geliyor.

    ama altını çizdiğim gibi, bu benim hastalığım. yeni başlık açamıyorum, maç başlığı açarken bile ellerim buz kesiyor. bu demek değil ki, tüm başlık açanlar hötörö. sadece ilgi çekme çırpınmasından hoşlanmıyorum. hayattaki tüm dertlerim de bitti evet, tek sıkıntım bu. bunu da hallettim mi, köye yerleşeceğim. köy tarhanası yapacağım. nefis.
  • işte bu dayanılmaz ağırlığı yaşamamak için ukte vermeyi tercih ediyorum genelde. hiç gerek yok, durduk yere rezil olmaya di mi ama. uktemi veririm, doldurana da teşekkürlerimi sunarım, altına bir entry de ben girerim, sen sağ ben selamet.
  • artık pek de hissedilemeyen ağırlık.